Rusya’nın Ukrayna'yı işgale başladığı 24 Şubat’tan bu yana altı aydan fazla bir zaman geride kaldı. Savaşın başlamasından önce Rusya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa ülkeleri arasında söylemin tonunun giderek arttığı bir uzun bir gerginlik dönemine tanıklık ettik.

Haber sıradan, fakat anlamı büyük: İran, Ermenistan'ın Kapan şehrine başkonsolos atadı. Kapan, Ermenistan'ın güneydoğusunda Azerbaycan sınırına 1 kilometre mesafede, nüfusu 35 bin civarındadır.

1998 yılında imzalanan Adana Mutabakatı veya daha iyi bilinen adıyla Seyhan Karakol Anlaşmasına kadar Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkiler başlıca üç nedenle sürekli olarak yüksek gerilim hatları üzerindeydi.

Türkiye ve KKTC Millî Kıbrıs Davamızda 1974’den sonra BMGS’nin “iyi niyet görevi” [mission of good offices] çerçevesinde Kıbrıs’ta taraflar arasında eşit düzeydeki [on an equal footing] müzakerelerle “iki toplumlu, iki kesimli federal çözüm” [bicommunal, bizonal federal solution] hedefi doğrultusunda politika izlemişlerdir.

Rusya-Ukrayna arasında dördüncü ayını tamamlayan savaş, sivil ve asker kayıpların ve yerlerinden edilen insanların yanı sıra dünya ekonomi sistemini etkileyen doğalgaz-petrol fiyatlarındaki aşırı artış meselesi ve Ukrayna’dan çıkarılamayan tahıl konusuyla da yeni bir krizi gündeme taşımıştır.

Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren dış politika konuları, Türkiye’nin bunlarla ilgili uygulamaları, iç politika mülâhazalarına yer verilmeden ve “zafer” veya “hezimet, mağlubiyet” gibi nitelemeler yapılmadan, sadece olgular göz önünde tutularak ve millî menfaatler kriteri esas alınarak tarafsız bir yaklaşımla değerlendirilmelidir.

Akdeniz coğrafyasında bitkiler var olduğundan bu yana orman yangınları da söz konusu. Üstelik bu yangınların Akdeniz bitkilerinin evriminde, gençleşme ve üreme süreçlerinde önemli bir katkısı olduğu bilim insanlarınca gündeme getiriliyor.

Modern terörizmin halkı galeyana getirme, hedeftekileri ortadan kaldırma, toplumsal olaylarla sesini duyurma gibi birçok türleri bilinmektedir.

Türkiye’nin, 1923 Lozan Antlaşması ve Boğazlar Sözleşmesi ile 1947 Paris Antlaşması’na göre “askersizleştirilmiş” (gayrıaskerî) [demilitarized] statüye bağlanan Ege’deki belirli adaların bu statülerine Yunanistan’ın riayet etmesini istemesinin sağlam tarihî, coğrafî, hukukî, siyasî arka zemini ve temeli vardır.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof.Dr. Alaeddin Yalçınkaya   - 22-09-2022

Kraliçenin Vefatı ve Londra'daki Kanlı Taç

Aile büyüklerimizden "Elizabet, denize bat" sözünü çok duymuştum. Bir dedemin babası, Gelibolu'ya gitmiş, dönüş yok.