24 Şubat tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait 50 araçlık bir askeri konvoy, siviller için güvenli bir bölge oluşturmak amacıyla sabah saatlerinde İdlib'e girdi. Suriye Milli Ordusu askerleri de Türk askerlerine eşlik etti.

İdlib'te, son bir ayda Türk askerlerine yönelik üç büyük saldırı yapıldı. Toplamda 54 şehidimiz var, yaralı sayısı daha fazla.

Uluslararası Göç Örgütü (IOM) 2020 raporu yayınlandı. Raporda göçün artık ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeylerde insan hakları, kalkınma ve jeopolitikle bağlantılı üst düzey bir siyasi konu olduğu dile getiriliyor.

Erdoğan, ısrarla Suriye ordusunun Suriye toprağı İdlib'in sınırlarının dışına çıkması gerektiğini ve gerekirse zorla çıkarılacağını söylüyor. Hatta Şubat sonuna kadar süre tanındı. Yarın son gün.

Göç konusu halen gündemdeki yerini korumaktadır. Gerek ekonomik, gerek savaşlar ve iç savaşlar neticesinde oluşan ve devamlı olarak yön değiştirerek süregelen bu göç hareketlerinin Kavimler Göçünün 300 yıl sürdüğü dikkate alındığında yakın zamanda bitmesi beklenmemelidir.

Ortadoğu’da otoriter dikdatör rejimlere karşı başlayan ve Arap Baharı olarak adlandırılan süreç Suriye coğrafyasına  demokratik bir Suriye’yi değil, vekalet savaşlarının yaşandığı, Suriyelilerin sığınmacı konuma düştüğü bir bataklığı hediye etmiştir.

Geçtiğimiz Ocak ayında “Türkiye’nin Milliyetçi Rotası: ABD-Türkiye Stratejik İşbirliği ve ABD Ordusuna yönelik sonuçları” başlıklı ABD’nin 14 Mayıs 1948’de kurulan ilk Think-Tank kuruluşlarından olan Rand Corporation tarafından, Pentagon için hazırlanan 276 sayfalık “Türkiye Raporu” oldukça önemli ve ciddiye alınabilecek değerlendirmeler içeriyor. 

İdlib’de Rusya destekli Esad güçlerinin ilerleyişi sürüyor. Bir yandan da Rus savaş uçaklarının Türkiye’nin kontrolündeki El Bab bölgesinde ÖSO unsurlarını bombaladığı iddiası var.

2019 yılında birçok gündem maddesi olmakla birlikte dünya kamuoyunu en fazla yaşanan çevre felaketleri ve ABD-Çin arasında yaşanan siyasi, ticari ve ekonomik gerilimler meşgul etmiş bulunmaktadır.

İdlib’de 12 Ocak 2020 gece yarısından itibaren taraflar arasında bir kez daha ateşkes ilan edildi.[i]

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 15-08-2022

“Eset” den Esat’a Savrulmanın Siyasi ve İktisadi Karşılığı

1998 yılında imzalanan Adana Mutabakatı veya daha iyi bilinen adıyla Seyhan Karakol Anlaşmasına kadar Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkiler başlıca üç nedenle sürekli olarak yüksek gerilim hatları üzerindeydi.