Ergun Mengi

Ergun Mengi

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

Türk dili lisanların en eskillerinden birisidir. Kaşgarlı Mahmud tarafından 1077 yılında yayımlanan Dîvâni Lugati’t-Türk, Türk dilinin lehçelerine ve dilbilgisi kurallarına ait bilgilerin yanı sıra Türk kültürüne dair önemli bilgileri de içerir. Avrupa’daki Roma Egemenliğindeki resmi dil olan Latinceye ilk karşı çıkan Fransızca olmuştur. 

Kurtuluş Savaşı Nerede Bitti, Mudanya Mütarekesi

Dr. E. Amiral Ergun MENGİ

 

Kurtuluş ve Kuruluşu iyi bilmeden bugünü yönetmemiz ve anlamamız mümkün değildir. Büyük Taarruz 26 Ağustosta başladı ve toplam 14 günde düşmanı 9 Eylül 1922'de İzmir’de denize döküldükten sonra, Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Kocaeli, İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne ve diğer yöreler tek kurşun atılmadan kurtarıldı.

Türk ordusu, 09 Eylül sonrası dinlenmeden kuzeye Bursa ve Çanakkale istikametine yönelmiştir. 16 Eylül’de Bandırma’ya girdi. Boğazları ve İstanbul’u elde tutmak isteyen Birleşik Krallık Başbakanı Lloyd George, General Harington’a Boğazları savunması emrini vermiştir. İngilizler Boğazlar bölgesinin tarafsız bölge olduğunu iddia ederek Türk ordusunun bölgeye girmesini savaş sebebi sayacaklarını ve karşılık vereceklerini ilan ettiler. Harrington, Mustafa Kemal ile telgraf başında yazışıyor ve Mustafa Kemal Paşa “hangi tarafsız bölge” sorusuna “Sevr Antlaşması” diye cevap gelince, Mustafa Kemal Paşa “Siz hala Sevr Antlaşması var mı sanıyorsunuz, biz onu çoktan çöplüğe attık” diye cevap verir[1]. Mustafa Kemal Paşa böyle bir tarafsız bölgeyi tanımadığını ifade ederek.  Türk Süvari Birliklerini, sözde tarafsız bölgedeki Ezine’ye gönderir[2].

15 Eylül 1922'de Daily Mail'de yayınlanan bir röportajda, Mustafa Kemal şunları söyledi: "Taleplerimiz Kurtuluş savaşımızda kazandığımız bu zaferden sonra değişmemiştir. Biz Küçük Asya’yı (Anadolu’yu),  Meriç nehrine kadar Trakya'yı ve başkentimiz İstanbul’a sahip olacağız. Aksi halde ordumla İstanbul üzerine yürümek zorunda kalacağım ki bu sadece birkaç günlük bir harekâttır. Ben, bu toprakları, yapılacak görüşmelerle elde etmeyi tercih ederim. Ancak, takdir edersiniz ki, bunun için sonsuza kadar bekleyemem.

Bu girişim üzerine, Fransız ve İtalyanlar askerlerini Gelibolu tarafına çekmiş İngilizler, Türk ordusuna karşı tek başlarına kalmışlardı. Tarihe Çanak (Chanak) Krizi olarak giren, Türkiye ve Birleşik Krallık arasında Gelibolu’dan sonra ikinci bir harbi başlatacak krizi başladı. General Harrington, ilerleyen Türk birliklerine Başbakanın emrine rağmen ateş açtırmadı ve görüşmelerin başlamasını sağladı. Görüşme teklifinin yapıldığı o gün, dünyanın Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetini kabul ettiği ve Mondros mütarekesini, Sevr Antlaşmasını tarihin derinliklerine gömdüğü gündür.

Gazi Mustafa Kemal Paşa, mütareke görüşmelerine savaşta yenik düşmüş işgalci Yunanların katılmasını istemedi, mütareke sadece geri kalan işgalcilerle yapılacaktı.

Yunan delegesi açıktaki İngiliz gemisinde bekledi. Onları bu maceraya sürükleyen İngilizler nasıl olsa onlara bir pay koparırdı. Geçmişte hep böyle olmuştu çünkü. Hiçbir zaferlerini tek başlarına kazanmadıkları gibi, yenilgilerinde dahi hep toprak kazanmışlardı. Ama bu defa öyle olmayacaktı. 03 Ekim 1922 günü toplanan Mudanya Mütarekesi ana maddelerde anlaşamayınca dağılmıştır.

Bunun üzerine, bir bölük Türk askeri İngiliz cephelerine doğru yürüyüşe geçirilir. Türk Birliği, İngiliz savunma hatlarının önlerine kadar yürümüştür. İngilizler, tüfekleri dipçikleri yukarı, namluları aşağı gelecek şekilde asılmış tören nizamında yürüyen birliğe, Başbakan’ın emrine rağmen ateş edememişlerdir[3]. Verilen mesaj çok nettir. “Ülkemizin egemenliğine ve bağımsızlığına sahip çıkacağız, gerekirse savaşırız ancak ilk ateş eden biz olmayacağız”.

Tekrar toplanan Mudanya Mütarekesi, TBMM Hükümetinin isteklerine uygun olarak 11 Ekim’de imzalanmıştır. Sonucunda, Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Kocaeli, İstanbul ve Trakya tek kurşun atılmadan, tek şehit vermeden egemenliğimiz altına alınmıştır. Yunanlara sadece 15 gün süre verilerek Bursa, Kocaeli ve Meriç nehrine kadar olan Trakya’yı boşaltmaları sağlanmıştır. Bu nedenle Tekirdağ’ın kurtuluşu 13 Kasım, Edirne’nin kurtuluşu 24 Kasım 1922’dir. Bu hezimet sonrası, Yunan hayranı Lloyd George Hükümeti bir gensoruyla düşürülmüştür.

19 Ekim günü, Yunanı İzmir’de denize döktükten 40 gün sonra General Refet Bele Komutanlığında jandarma-asayiş görevlerini yerine getirmek üzere 8.000 kişilik Türk Ordusu İstanbul’a girmiş ve Trakya illerine yerleştirilmiştir.

Mudanya Mütarekesi, TBMM hükümetinin en başarılı diplomatik zaferlerinden birisidir.

 

 

[1] Dr. Mustafa ÇULÇU http://www.atam.gov.tr/dergi/sayi-45/canakkale-krizi-ve-lloyd-georgeun-iktidardan-dusmesi-eylul-ekim-1922

[2] Doğan Avcıoğlu, Milli Kurtuluş Tarihi, 1838-1995, İstanbul Matbaası, İstanbul, 1974, ss.191-192

[3] Uğur Dündar, Atatürk’ün strateji dehasını belgeleyen bu olayı biliyor musunuz?..31 Ekim 2018,  https://www.sozcu.com.tr/2018/yazarlar/ugur-dundar/ataturkun-strateji-dehasini-belgeleyen-bu-olayi-biliyor-musunuz-2710987/

 

İzmir'in dağlarında çiçekler açar,Altın güneş orda sırmalar saçar, Bozulmuş düşmanlar, hep yel gibi kaçar,Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa;Adın yazılacak mücevher taşa” sözleriyle tüylerimizi diken diken eden ve halkımız tarafından çok sevilerek söylenen İzmir Marşı’nın, bestecisi ve güftecisi hakkında yeterli bilgi yoktur.

Dünyanın sonu geliyor mu bilmiyorum ama korkarım ahlakın sonu geldi. Herkes yalan söylüyor, aldatıyor, hem de hiç yalan söylememesi gereken, aldatmaması gereken kişiler bunu yapıyor. Hal böyle olunca alarm zilleri çalıyor.

İnsan tek başına iken masumdur, günahsızdır. İki kişi bir araya gelince; koordine, işbirliği, egemenlik kavramları öne çıkar ve bazı konularda karşınızdaki tek kişi de olsa muhalefet vardır.

Osmanlı’da Yeniçeri ’den sonra kurulan düzenli ordularda 1843’de oniki yıllık mecburi askerlik süresi getirilmiştir.

Dünyaya gelen her insan özeldir, kendi gelişimini sağlayacak tercihlerini özgürce yapacaktır.

Türk Boğazları Orta Çağın başlangıcından itibaren dünya deniz ticaretinde önemli bir yer tutmuştur.

Ülkemizde hak arama yürüyüşleri genellikle başka illerden Ankara’ya doğru yapılır. Ankara’nın derde deva olacağı düşünülür.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 23-11-2020

Sanal bir Zirvenin Reel Sonuçları

Bilindiği gibi G-20[1] toplantıları dünyanın GSYİH ları itibarı ile en büyük ülkelerinin her yıl bir araya gelip, diz dize, biz bize küresel sorunları değerlendirdiği, çözüm önerileri geliştirme çabası içinde girdiği (veya öyle göründüğü) platformlar. ...