Ergun Mengi

Ergun Mengi

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

İnsan tek başına iken masumdur, günahsızdır. İki kişi bir araya gelince; koordine, işbirliği, egemenlik kavramları öne çıkar ve bazı konularda karşınızdaki tek kişi de olsa muhalefet vardır.

Osmanlı’da Yeniçeri ’den sonra kurulan düzenli ordularda 1843’de oniki yıllık mecburi askerlik süresi getirilmiştir. 1846’da mecburi askerliğe seçilenler kura ile belirlenmeye başlanmıştır.İşte bu kura sistemiyle Bedelli anlayışı da askerlik hayatımıza girmiştir. Kurada ismi çıkan kişinin, kendi yerine “bedel-i şahsi” adıyla bir başkasını askere göndermesi mümkün olduğu gibi, 50 altın“bedel-i nakdi” ödemek suretiyle askerlik vazifesini bedeli karşılığı yerine getirmesi de mümkün kılınmıştır. 1914’de kaldırılan bedelli uygulaması 1987 yılında Turgut Özal tarafından başlatılmıştır. 16 Şubat 2019 günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tarafından bedelli askerlik uygulamasının kalıcı hale getirileceği açıklanmıştır. Artık her aileden bir asker konsepti tarihe karışmıştır.

Yazının devamı için PDF Dosyayı İndiriniz

Dünyaya gelen her insan özeldir, kendi gelişimini sağlayacak tercihlerini özgürce yapacaktır.

Türk Boğazları Orta Çağın başlangıcından itibaren dünya deniz ticaretinde önemli bir yer tutmuştur.

Ülkemizde hak arama yürüyüşleri genellikle başka illerden Ankara’ya doğru yapılır. Ankara’nın derde deva olacağı düşünülür. Yakın tarihimizde bir çok yürüyüş yapılmıştır. Bu yürüyüşleri yapan kişiler seslerini Hükümete duyurabilmek için bir hedef, bir amaç uğruna günlerce yol yürümüştür. 

Bu yazıda, yakın tarihimizdeki önemli yürüyüşleri ve bunları yapan kişileri özet olarak bulacaksınız.    

 

Yazının tamamını pdf olarak indirip okuyabilirsiniz.

Bu yazı; Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Selanik Askeri Rüştiyesi ile başlayan üniformalı yaşamının, Kurtuluş Savaşına kadar olan döneminde, tamamı cepheden cepheye koşmakla geçen 14 yıllık Askeri Hayatının özetidir.

Birinci Dünya Savaşı sonrası başlayan sorunlar, 1950’lerin ortalarından itibaren Türk-Yunan sorunları olarak gündeme oturmuştur.

Dünya ticaretinin karayolundan denizlere kaymasından sonra, denizlerde ve özellikle önemli ulaşım boğaz/kanallarında denizlerin serbestiyeti ilkesi uluslararası ilişkilerde en önemli ilke haline gelmiştir.

Ege Denizi’nde antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmeyen ada, adacık ve kayalıklar üzerinde Türkiye’nin iddia ettiği haklarıhukuken doğrudur.TÜRKİYE;Ege, Akdeniz, Kızıldeniz ve Basra Körfezinde Egemenliği antlaşmalarla devredilmemiş ada, adacık ve kayalıkların egemenliğinin belirlenmesi için yapılması gereken (Lozan Antlaşması Md. 16) uluslararası antlaşma/konferansı 1923 yılından beri BEKLEMEKTEDİR.Bu adaların egemenlik hakları öncelikle saptanmalı ve ondan sonra Ege’de deniz yetki alanlarına ilişkin sorunlar ele alınmalıdır.

Biraz Türkçe lütfen.

Küresel yaklaşım ve girişimler, ülkelerin sadece ekonomilerini değil, bağımsızlıklarını, sınırlarını ve en önemlisi anadillerini de etkilemeye başlamıştır.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Dr. Cengiz Tatar   - 21-06-2019

TÜRK MİLLETİ’NİN BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ “AMASYA GENELGESİ”NİN YÜZÜNCÜ YIL DÖNÜMÜ

Milli Mücadele,Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basması ile başlamıştır.