Fosil kaynakların kullanımı sonucu ortaya çıkan küresel ısınmanın önlenmesi ve bu kaynakların sınırlı oluşu bakımından endüstriyel olarak nükleer fisyon enerjisi ön plana çıkmaktadır.

BP 2018 Haziran ayı raporunda 2017 yılı sonu verilerine göre dünyada üretilen petrol miktarı 4.387,1 milyar ton, üretilen doğalgaz miktarı 3.680,4 trilyon m3’tür. LNG miktarı da 393,4 milyar molarak gerçekleşmiştir.

Türkiye’nin elektrik enerjisi kurulu gücü 2017 yılına göre %3,93 artarak 85.200,0 MW’ tan 88.550,8 MW’a yükselmiştir. Kurulu gücün %52,3’ünü fosil, %31,9’unu hidrolik, %15,8’ini yenilenebilir kaynaklar oluşturmaktadır.

Dünya primer enerji tüketiminin %54’ünü, elektriğin %60’ını, petrolün %47’sini, doğalgazın %48’ini, kömürün %68’ini ve nükleer enerjinin %71’ini ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Almanya, Fransa, Japonya gibi dünya siyasetinde, teknolojisinde ve askeri hayatında rol oynayan ülkeler tüketiyorlarsa bu ülkeler bu kaynaklara sahip olabilmek ya da onları kullanabilmek için ne yapmalıdırlar?

AKP döneminde hızla gelişen Türkiye-İsrail ilişkileri hem Mavi Marmara hem de İsviçre’nin Davos kentindeki Erdoğan’ın ‘One Minute’ çıkışıyla birlikte diplomatik düzeyde en düşük seviyeye inmiş ancak ekonomik düzeyde her hangi bir sarsılma yaşanmamıştır.

2002 yılında AKP hükümetinin kurulmasının ardından Türkiye ve Rusya siyasi ve ekonomik ilişkilerinin gelişmeye başladığı bir gerçektir.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Yağız Aksakaloğlu   - 18-04-2019

FETULLAHÇI KURGULARI ANLAMAK: The Following Dizisi Örneği

  Ulusal güvenliğimiz açısından şimdiye dek karşılaşmadığımız kadar tehlikeli seviyede bir kült örgüt[1] olarak Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) terör, casusluk[2] ile kadın pazarlama,[3] uyuşturucu satma,[4] soru çalma,[5] gasp, şantaj, kundakçılık ve hırsızlık gib...