“Afganlararası” doğrudan görüşmelerin 12 Eylül 2020’de başlaması vesilesiyle barışın sağlanmasına dair ortaya çıkan iyimser beklentiler aradan geçen yaklaşık altı ayda yerini umutsuzluğa bırakmış görünmektedir.

Son günlerde tüm uluslararası camianın gözü, önümüzdeki haftalarda Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde, garantör ülkelerinde katılımıyla gerçekleşmesi beklenen Kıbrıs konusunda yürütülen 5 + 1 (BM) müzakere toplantısına çevrildi.

Gara'da yıllardır rehin tutulan 13 vatandaşımızın şehit edilmesi, ülkemizi yeniden yasa boğmuştur. Her fırsatta dile getirildiği gibi asker, polis, güvenlik görevlisi dahil onbinlerce şehidimizin görünüşteki katili PKK terör örgütüdür.

Türkiye ve Yunanistan 5 yıl aradan sonra istikşafi görüşmelere “yeniden” başladı.  Her ne kadar yarım kalan görüşmelere vurgu yapılıyorsa da 25 Ocak 2020’de gerçekleştirilen keşif (exploratory/araştırma) görüşmelerini, önceki 60 görüşmeden ayırmak gerekiyor.

Doğu Akdeniz havzasına istikrarlı barış ve güvenlik açısından baktığımız zaman, 1954 – 1960 ve 1964 – 1974 dönemlerinde “kaynar kazan” veya “barut fıçısı” olarak nitelendirilen Kıbrıs adasının, 1974 yaz aylarından sonra 46 yıldır sakin bir ada görünümüne büründüğünü görmekteyiz. 

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), BM bünyesinde bir ihtisas örgütüdür. Çin ve Brezilya temsilcilerinin teklifiyle toplanan delegelerin çalışmaları sonucu 7 Nisan 1948'de kurulmuştur. Epidemik, pandemik gibi hastalıklarla mücadele etmek kuruluş amaçlarındandır.

13 Nisan 2011 de Doha’da, “Libya Temas Grubu” olarak toplanıp perişan bir ülkenin derdine deva olacaklarını sandığımda “Adını Libya Temas Grubu Koydular” başlıklı bir yazı yazmıştım. 

Komşu ülkeler arasında uzlaşılamayacak sorunların oluşturulması, anlaşmazlık konularının el altından kızıştırılması, kazan kazan konularının kavga, çatışma nedeni haline getirilmesi eski sömürgecilerin yeni bağımsız devletlere miras bıraktığı tuzaklardandır.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR