Rusya’yla Ukrayna arasında her an savaş başlayacağına ilişkin yorumlar, son bir aydır giderek artıyor. Aslına bakarsak, bir hafta öncesine kadar bu konu, Ukrayna basınında fazla yer kaplamıyordu.

Dışişleri Bakanımız, Çin Dışişleri Bakanı'na Türkiye'nin tek Çin ilkesine bağlı kaldığını söylemiştir. Tek Çin ilkesinin anlamını ve kapsamını benzer örnekler üzerinden kurcalayalım: Mesela,

Ukrayna'nın Doğusundaki Donbas bölgesinde Rusya yanlıları ile Ukrayna birlikleri arasında gerilimin artmasıyla dikkatleri yeniden bu bölgeye çevirdi.

Ben Süveyş kanalını ilk defa 2005 yılında gördüm. Gözlerimin geçmek için sıra bekleyen dolu veya boş tankerler kadar,çift taraflı kıyıların çimento gibi gri, bereketsiz ve ruhsuz görünümüne takıldığını hatırlıyorum.

AB 25 Mart 2021 Zirve Bildirisi[1] hakkında Dışişleri Bakanlığımızca yapılmış olan açıklamanın[2] birinci paragrafının ilk cümlesinde “birkaç üye ülkenin dar görüşlü iddialarının etkisinde ve Türkiye-AB ilişkilerine tek yönlü bakış açısıyla kaleme alındığının” doğru bir tespitle vurgulanmasının hemen ardından ikinci cümlede “Türkiye-AB ilişkilerini olumlu gündem temelinde ilerletme konusunda raporla ortaya konulan çabayı ve Zirve Bildirisine yansıtılmaya çalışılan söylemi memnuniyetle karşılıyoruz” denilmiş olmasını hayretle ve endişeyle karşılıyorum.

Biden-Putin arasında "kim daha katil" tartışması ilginç aşamalara evrildi. Rusya'nın Washington'dan büyükelçisini istişare için çağırması, diplomaside, bağların koparılmadan önce gevşetilmesi demektir.

1949'dan beri artarak devam eden Çin zulmü, 2016 senesinden sonra farklı bir boyuta taşındı. Uygur akademisyenler, sanatçılar ve işadamlarının da bulunduğu yaklaşık 3 milyon Uygur Türk'ünün Çin'in yeniden eğitim ismini verdiği toplama kamplarında tutulduğu belirtiliyor.

Çok geriye gitmeye gerek yok. 2005 yılı Türkiye’nin ideolojik tercihleri ile Mısır’ı ve daha sonra İsrail’i yeni yeni ittifakların kucağına itmeye başladığı dönemin başlangıcı sayılabilir.

Ermenistan'ın Moskova yanlısı Genel Kurmay Başkanı Gasparyan, batı yanlısı Paşinyan'a başbakanlığı bırakması talebinde bulundu.

“Afganlararası” doğrudan görüşmelerin 12 Eylül 2020’de başlaması vesilesiyle barışın sağlanmasına dair ortaya çıkan iyimser beklentiler aradan geçen yaklaşık altı ayda yerini umutsuzluğa bırakmış görünmektedir.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof.Dr. Alaeddin Yalçınkaya   - 22-10-2021

Suriye İç Savaşı ve Suriye Türkmenleri

Suriye'nin doğusunda ABD himayesindeki "teröristan" devleti kök salmaya başlarken yine ABD ve Fransa'nın desteği ile adalar istikametinden, namluları Türkiye'ye yönelik silah yığınakları hızla yükselmektedir.