Türk milletinin Anadolu’daki milli kimlik, kültür ve egemenliğine yönelik en büyük dördüncü tehdit, modern bir kavimler göçü şeklinde 2011-2019 arasında ülkemize gelen kayıtlı-kayıtsız 5.3 milyon Suriyeli sığınmacıdan kaynaklanmaktadır.

Küresel güçler kendi çıkarlarına uygun bir dünya düzeni yaratmak ve hazırladıkları senaryoyu hayata geçirebilmek için önce bir tehdit yaratmak sonra da o tehdidi bertaraf etmek üzere yerelden küresel ölçeğe değişen ortaklıklar ve ittifaklar teşkil ettiler.

Türkiye'de, iktidarın kurumsal karar sürecini terk edip tek adamın kararlarına dayanan iç ve dış politikaları içeride iç cepheyi dağıttığı gibi dış politikada da ülkeyi açmazlara sürüklediğini görüyoruz.

Çok kritik, hayati, önemli denilen Trump-Erdoğan zirvesini dağ fare doğurdu diye tanımlamak bile mümkün. Fare bile doğurmadı.

Trump, SDG/YPG'nin elebaşına methiyeler düzüyor, kahramanlaştırıp meşrulaştırıyor, Vaşington'a davet ediyor.

Açılım veya müzakere sürecinde terörle mücadeleye verilen ara, terör örgütü PKK'nın Suriye kuzeyinde yeni güvenli sığınak oluşturmasının, örgütün ağırlık merkezinin orada ABD destekli olarak tahkim edilmesinin önünü açtı.

Mayıs 2019'da Londra da yapılan bir konferansta NATO Genel Sekreteri JensStoltenberg müttefik ülkelerin siber tehditlere nasıl karşı koyacağı konusunda konuştu.

ABD'den 24 saat içerisinde Türkiye'yi hedef alan iki hamle geldi. Hem de 29 Ekim'de, Cumhuriyet Bayramının kutlandığı günde.

Göç konusu ve buna bağlı olarak sığınmacı, mülteci, geçici koruma kavramları, günümüzde kaynak, transit ve hedef ülkelerin kolluk, sınır güvenliği ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra bu konu ile ilgili sivil toplum örgütlerinin de dâhil olduğu birçok kurumun ilgi alanına girmektedir.

Atatürk, Cumhuriyeti neden 29 Ekimde kurulduğunu anlatırken sözü 30 Ekim'e getirir. Atatürk "Mondros 30 Ekim'dir. Cumhuriyet 29 Ekim. İşte bu da bir milletin, mazlum bir milletin ahıdır.

27 Ekim 2019 sabahına tüm dünya ABD Başkanı Trump’ın, Beyaz Saray'da yaptığı basın toplantısında IŞİD lideri Bağdadi’nin İdlib'de düzenlenen operasyonda öldürüldüğünü açıklamasıyla uyandı.[i] Akıllara gelen ilk soru Bağdadi’nin etkisiz hale getirilmesiyle IŞİD’in gelecekte ne olacağı idi.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof.Dr. Alaeddin Yalçınkaya   - 22-10-2021

Suriye İç Savaşı ve Suriye Türkmenleri

Suriye'nin doğusunda ABD himayesindeki "teröristan" devleti kök salmaya başlarken yine ABD ve Fransa'nın desteği ile adalar istikametinden, namluları Türkiye'ye yönelik silah yığınakları hızla yükselmektedir.