Papa’nın Ukrayna Savaşı konusunda Rusya’yı açıkça saldırganlıkla itham etmemek ve Rusya’ya karşı Ukrayna’ya açık destek vermemek şeklinde Batı’nın  (ABD ve AB) politikaları ile örtüşmeyen tavrı Vatikan ile Ukrayna arasındaki ilişkileri geriyor.

                        Çeviren: Dr. Ali Emre Sucu

Zırhlı ve mekanize birliklerin ani saldırısı, yarılan cephe, iletişimin ve koordinasyonun çökmesiyle birlikte savaş ruhunu kaybedip ikiye bölünen bir ordu.

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) savcılığının Putin’i tutuklama kararının Ukrayna’daki savaş suçlarının ötesinde anlamı bulunmaktadır.

Putin, bir yıl önce Avrasyacı söylemlerle Ukrayna’ya saldırırken birkaç günde Kiev’deki Atlantikçi Zelensky’yi devirerek istediği yönetimi kuracağından emindi. İki tarafın askeri kapasitesi karşılaştırıldığında Rusların kısa zamanda bunu başaracağına inananlar hiç de az değildi. Ancak söz konusu Ukrayna olunca birçok değişkeni hesaba katmak gerek.

Rusça literatürde “Rusifikatsiya” olarak geçen Ruslaştırma politikası Rus İmparatorluğunun temel dayanağıydı. Bu politikalar kapsamında Asya ile Avrupa kıtasına uzanan 21.799.825 km2’lik topraklarında idari, ekonomik, yasal ve kültürel alanlarda Ruslaştırma ülküsü edinilmişti.

Kafkasya jeopolitiği, ihtilafların bağdaştırılmasını son derece zorlaştırmaktadır. Bir bakıma Balkanlar gibi.

Rusya’yla Ukrayna arasındaki savaş, dördüncü ayını doldurmak üzere.  Bu savaşa, iki noktadan yaklaşmak gerek: 1- Bu savaş, bir yönüyle,Rusya – Ukrayna savaşıdır ve Rusya, Ukrayna gibi bağımsız bir devletin toprak bütünlüğüne aykırı hareket etmektedir.

Rusya'nın Ukrayna sınırına askeri yığınak yapması, 22 Şubatta Donetsk ve Luhansk'ın bağımsızlıklarını tanıdığını ilan etmesinden sonra başlayan saldırılar sürmektedir.

Kuzeyde an be an izlediğimiz adı konmamış bir savaş ve bir bağımsızlık mücadelesi yaşanıyor. Rusya yapar mı? Yapmaz mı? Derken yapacağını yaptı. Ukrayna’nın başkenti Kiev’e doğru askeri konvoylar ilerliyor.

21. yüzyıl ekonomi , politika ve stratejilerinin anatomik bütünlüğü hakkında tam açık ve net fikre sahip olmayan okuyucular için son 100 yıllık tarihi akışı ana hatlarıyla kısada olsa özetlemek yerinde olacaktır.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 12-02-2024

Kahire Ziyareti Sisi’nin Ocağına Düşmek mi?

Türkiye 2022 yılından beri Mısır ile bozulan ilişkilerini düzeltme çabası içinde. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır gezisinin hala bu kapsamda düşünülmesi ve bugüne kadar gibi sonuçlar alındığının değerlendirilmesi gerekir.

Error: No articles to display