Deniz Berktay

Deniz Berktay

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Rus-Slav Araştırmaları Uzmanı

 

Rusya ile Ukrayna arasında gerilimin artması, ABD’nin bundan yararlanarak bölgede ağırlığını arttırma çabaları, 10 Nisan’da Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’nin Türkiye’yi ziyaret etmesi ve bunun hemen iki gün sonrasında

Rusya’yla Ukrayna arasında her an savaş başlayacağına ilişkin yorumlar, son bir aydır giderek artıyor. Aslına bakarsak, bir hafta öncesine kadar bu konu, Ukrayna basınında fazla yer kaplamıyordu.

Litvanya Parlamentosu, 10 Eylül cuma günkü oturumunda, radikal bir adım atarak, Belarus muhalefetinin liderlerinden (9 Ağustos’taki cumhurbaşkanlığı sçeimlerinde muhalefetin büyük kısmının etrafında birleştiği aday olan) Svetlana Tihanovskaya’yı “Belarus’un seçilmiş cumhurbaşkanı” olarak tanırken, muhaliflerin oluşturduğu Koordinasyon Konseyi’ni de, Belarus’un meşru hükümeti olarak tanıdı ve uluslararası toplumu, aynı yönde hareket etmeye çağırdı.

Lukaşenko’nun kazandığına işaret etmesine karşılık, muhalif grupların başlattıkları gösteriler, devam ediyor. Batılı ülkeler, muhalif gruplara giderek daha açıktan destek vermeye başladı ve mesele, açık şekilde bir Rusya-Batı çatışmasına dönüşüyor.

Bearus’ta pazar günü düzenlenen seçimlerin sonrasında ülke, tarihinde hiç olmadığı kadar karıştı.

İnternet ve sosyal medya, büyük çoğunluğumuzun hayatının ayrılmaz bir parçası oldu. Sanal dünyayla gerçek hayatın birbirine karıştığı bu ortamlar, maalesef, bilgi kirliliğinin de önemli bir kaynağı haline geldi.

“ Avusturya Macaristan Veliahtı’nın, Sırp milliyetçilerinin son derece etkin olduğu Saraybosna’ya tam 28 Haziran’da gönderilmesi,büyük bir ihtimalle bir çatışmaya vesile yaratma amacını taşımaktadır. „

Ukrayna’da 21 Nisan 2019’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunu, daha önce hiçbir siyasi deneyimi olmayan komedyen Volodimir Zelenski’nin yüzde 73 civarında oy alarak kazanması, uluslararası basında geniş yer buldu.

Yukarıdaki başlık, aslında bana değil, Ukrayna’da cumhurbaşkanına yakın bir gazeteye ait. Geride bıraktığımız pazar günü (31 Mart), yani, Türkiye’de yerel seçimlerin yapıldığı gün, Ukrayna’da da, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turu gerçekleşti ve şimdiki Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’nun oyu yüzde 15,9’larda kalırken, bu zamana kadar aktif siyasetle hiç ilişkisi olmamış olan ünlü komedyen Volodimir Zelenski, tahminlerin epey üzerine çıkarak, oyların yüzde 30,24’ünü aldı (yani, neredeyse, her üç seçmenden biri, oyunu ona verdi). Seçimlerin bir diğer adayı olan eski başbakanlardan (Ukrayna’nın “demir leydisi” olarak adlandırılan) Yuliya Timoşenko ise, yüzde 13 civarında oy alabildi. Dolayısıyla siyasete yeni atılan komedyen Zelenski, tek başına, cumhurbaşkanı ile ana muhalefet liderinin oylarının toplamından daha fazla oy aldı. Bu tablo karşısında da, Cumhurbaşkanı Poroşenko’ya destek vermiş olan bazı yayın organları, “Seçim mi, 1 Nisan şakası mı” diye başlık attılar.

Ortodoks dünyasının iki önemli merkezi olan Fener Patrikhanesi ile Moskova Patrikhanesi’nin “Ukrayna’ya kim egemen olacak” tartışması nedeniyle birbirleriyle köprüleri attığını ve bu yıl bu nedenle Ortodoks dünyasının tarihindeki belki de en büyük kopuşun yaşandığını daha önce çeşitli makalelerimde yazmıştım.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR