“Afganlararası” doğrudan görüşmelerin 12 Eylül 2020’de başlaması vesilesiyle barışın sağlanmasına dair ortaya çıkan iyimser beklentiler aradan geçen yaklaşık altı ayda yerini umutsuzluğa bırakmış görünmektedir.

Son günlerde tüm uluslararası camianın gözü, önümüzdeki haftalarda Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde, garantör ülkelerinde katılımıyla gerçekleşmesi beklenen Kıbrıs konusunda yürütülen 5 + 1 (BM) müzakere toplantısına çevrildi.

“Allah vergisi” der gibi güzel duyuluyor değil mi? Öyle şey olur mu demeyin. Büyük projeler büyük maliyetlere katlanmayı gerektirir. Tabii bir anda ortaya atılan projelerin niteliği, faydası ve amaçları tartışılabilir.

Enerji, bir ülkenin güvenliğini ve dış politikasını etkileyen ve uzun vadeli kararların alınmasını gerektiren en stratejik sektördür. Bir ülkenin enerji kaynaklarına ulaşabilme yeteneği, çevre politikalarını da belirlemektedir.

Gara'da yıllardır rehin tutulan 13 vatandaşımızın şehit edilmesi, ülkemizi yeniden yasa boğmuştur. Her fırsatta dile getirildiği gibi asker, polis, güvenlik görevlisi dahil onbinlerce şehidimizin görünüşteki katili PKK terör örgütüdür.

Türkiye ve Yunanistan 5 yıl aradan sonra istikşafi görüşmelere “yeniden” başladı.  Her ne kadar yarım kalan görüşmelere vurgu yapılıyorsa da 25 Ocak 2020’de gerçekleştirilen keşif (exploratory/araştırma) görüşmelerini, önceki 60 görüşmeden ayırmak gerekiyor.

Doğu Akdeniz havzasına istikrarlı barış ve güvenlik açısından baktığımız zaman, 1954 – 1960 ve 1964 – 1974 dönemlerinde “kaynar kazan” veya “barut fıçısı” olarak nitelendirilen Kıbrıs adasının, 1974 yaz aylarından sonra 46 yıldır sakin bir ada görünümüne büründüğünü görmekteyiz. 

İstanbul'da kar dün gece dona çevirdi. Bugün şehir kışa esir. Ama böyle kışların baharı hem güzel, hem de bereketli olur. Tabii baharla birlikte her şeyin düzelmesini beklemek hata. Ama umut umuttur.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR