Erdoğan-Esad Görüşmesi Mümkün mü

Yazan  22 Aralık 2022

Esad İkna Olur mu

Suriye iç savaşı öncesinde; Türkiye-Suriye ilişkileri en üst seviyeye çıkarılmış, Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan ve Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad kucaklaşmışlar, Esad ailesi Türkiye’de tatilde ağırlanmış, hatta Gaziantep ve Halep’te karşılıklı bakanlar ortak toplantısı bile yapılmıştı.

İç savaş sürecinde ise; Erdoğan ve Esad arasındaki ilişkiler tamamen kopmuş ve adeta birbirlerine bıçak bileyen liderler haline gelmişlerdir. Dostum Esad söylemi yerini katil Esad’a bırakmış, diplomatik teamüllerin ötesinde en ağır laflar sarf edilmişti.

Söz konusu süreçte ayrıca; başta terör örgütü PKK/YPG ile mücadelede Esad ile görüşülmesinin gereği ve önemi birçok çevreler tarafından defaten vurgulanmasına rağmen bunu ifade eden/söyleyen kesimlere adeta ateş püskürülmüş neredeyse hain ilan edilmişlerdir.

Şimdi gelinen noktada ise Erdoğan; Esad ile de görüşülebileceğini, ülkeler arasında asla küskünlüklerin olamayacağını ifade ederek Esad’la görüşülmesi gerektiğinin mesajını vermektedir[[i]]. Tabii ki öncelikle Esad, görüşmeye ikna olacak mı / ikna edilebilecek mi ya da görüşmeyi kabul edecek mi şimdilik bunlar bilinmiyor.

Putin Devrede

Esad’ın, Erdoğan’ın görüşme arzusuna karşılık ilk tepkisinin olumlu olmadığı yönünde bilgiler basında dillendirilse de[[ii]], son olarak Erdoğan’ın Türkmenistan ziyareti dönüşü yaptığı açıklamalarından; Erdoğan’ın Esad ile bir araya gelmek istediğini Rusya Devlet Başkanı V.Putin’e bizzat teklif ettiğini öğreniyoruz[[iii]]. Yani Rusya’nın, Türkiye-Suriye liderlerinin görüşmesi için artık resmen devrede olduğu söylenebilir.

Aktörler Çoğaldı ve Kökleşti

Esad’ın Erdoğan ile görüşmek için o kadar istekli çıkıp çıkmayacağı bilinmez ama bilinen şu ki; Suriye sahasında artık sadece Erdoğan ve Esad’ın olmadığı çok sayıda aktörün var olduğu ve kökleştiğidir. Yani düğümün artık kolay çözülemeyeceği noktasına gelindiğidir. Diğer bir ifadeyle, yıllardır söylenmesine rağmen Erdoğan-Esad görüşmesi son derece geç kalınmış bir hamledir.

Suriye’de en önemli aktörlerin başında Türkiye ile birlikte; ABD, Rusya, İngiltere ve İran gelmektedir. Ayrıca İsrail’i de saymalıyız, çünkü o da en etkili konumdaki aktörlerden biridir ve hatta görünmeyen oyuncu rolündedir. Kaldı ki sahada bir şekilde var olan Fransa, Almanya, İtalya ve bazı Arap ülkeleri gibi aktörleri de unutmayalım.

Esad’a Suikast Riski

Sahanın bir diğer gerçeği ise Suriye coğrafyasının İran için, İsrail ile vazgeçilmez mücadele alanı olmasıdır. Burası bir nevi İran ve İsrail’in birlikte dengelendiği bir coğrafya halini almıştır. Bu dengenin bozulmasını her iki taraf varoluşsal bir tehlike olarak görmektedir. Özellikle İran bu sahada inisiyatifi kaybetmek istemeyecektir.

Dolayısıyla İran’ın, Türkiye-Suriye görüşmesinden son derece rahatsız olacağı muhakkaktır. Esad’a suikast dahil düzenleyebilirler. Esad’ın yerine, İran’ın vazgeçilmezliğini önceleyen Esad ailesinden başta kardeşi Mahir Esad olmak üzere aday bulmak zor olmayacaktır.

Türkiye Suriye arasında, Rusya üzerinden diplomatik bir başlangıç yapılsa dahi, Esad’ın Türkiye ile yakınlaşmasının bedelini İran’a rağmen yapma gücü sınırlıdır. Ama bir diğer tarafıyla karşılıklı bazı geri adımlarla sürecin ileriye taşınması da mümkündür. Yine de şunu untmayalım. İran Esad’ın ensesinde bekleyen bir giyotin gibidir.

Öte yandan İran-Rusya ilişkileri Ukrayna savaşının yarattığı ortam üzerinden daha da ileriye taşınmıştır. Artık İran, Rusya’nın da göz ardı edemeyeceği bir konumdadır. Elbette İran’da yaşanan iç karışıklığın Suriye denklemini değiştirebilecek cinsten bazı gelişmeleri barındırıdığını da ihtiyatla bir tarafa not etmeliyiz.

Erdoğan-Esad görüşmesi için Rusya’nın tercihi Türkiye gibi görünüyor olsa da, Rusya’nın tercih kartı her iki tarafın idare edilmesi şeklinde bir yaklaşımı olacağı ve süreci oyalamaya bırakılabileceği veya Rusya’nın İran’ı stratejik bir kazanca yönelterek Erdoğan-Esad görüşmesine alan açabileceği düşünülmektedir.

İran’ın Suriye yönetimi üzerindeki etkinliği dikkate alındığında, yukarıda da vurgulandığı üzere Erdoğan-Esad görüşmesine etki edebilecek baş aktörlerden biri olmakla birlikte, Rusya’nın İran’a rağmen takınabileceği bir tutum, Türkiye-Suriye normalleşmesi üzerinde daha belirleyici olacaktır.

Suriye iç savaşı sürecinde aslında Türkiye bir taraf olmuştur. Bu çerçeveden bakıldığında, Esad’ın Erdoğan ile görüşmeye ne kadar arzulu ve istekli olduğu/olacağı bilinmezlikleri barındırmaktadır.

Türkiye’nin demografik yapısını sarsan sığınmacıların geriye dönüşlerinin yolu, elbette Esad ile görüşmekten, iki ülke ilişkilerinin bir an önce onarılmasından geçmektedir. Suriye ile normalleşme sürecinin yönetimi noktasında; İran’ın tutum ve reaksiyonuna karşı önleyici tedbir olarak Esad’ın güvenliğine dair ve/veya geleceğine dair Türkiye tarafından olumlu bir tutum izlenmesi, bazı güvencelerin pazarlık konusu olabileceği düşünülmektedir.

Şunu da unutmayalım, sığınmacıların bir an önce geriye gönderilmesi meselesi bu çerçevedeki Suriye ile diyalog meselesi sürüncemede kalmaya devam etmesi durumunda, sığınmacılara yönelik vatandaşlar arasında huzursuzluk ve tepkisel durum gittikçe pekişeceğinden, şüphesiz bu durum; ülkemizde istikrarı, güvenliği ve sosyo-kültürel yapıyı bozucu yönde gelişmelere yol açacağıdır.

Karşılıklı Pazarlıklar / Beklentiler İki Tarafı da Yoracak

Öte yandan, Esad’ın olası isteklerinin en azından bu aşamada Erdoğan tarafından kabul edilebilecek cinsten olması da pek mümkün görünmemektedir. Bu durum iki ülke arasında normalleşmenin uzun bir döneme yayılabileceği anlamına gelecektir. Eğer görüşme mümkün olursa Esad’ın bilinen olası istekleri arasında;

  • Suriye Milli Ordusu’nun lağvedilmesi ve bunların Suriye’ye asla dönmemeleri
  • Türkiye’nin harekât düzenlediği bölgelerden çıkması
  • İdlib sahasının radikal İslami terör örgütlerinden arındırılmasına fırsat verilmesi/sağlanması gibi bazı ana temel konuların gündeme gelmesi sürpriz olmayacaktır.

Kuşkusuz Türkiye’nin ise önceliği; Suriyeli sığınmacıların bir an önce geriye dönüşleri ve terör örgütü PKK/YPG’nin tasfiyesi olmalıdır. PKK/YPG meselesi; Rusya ve Esad için, Türkiye ile birlikte koordineli olarak iş birliği halinde halledilmesi gereken en çetrefilli konular olacaktır.

Suriye sahasında aynı zamanda; ABD’nin Suriye denkleminden çıkarılması ya da çıkarılamaması meselesi, ya çözümü kolaylaştıracak ya da zorlaştıracak ya da imkansızlaştıracak en önemli faktörlerden birisi olarak Türkiye-Rusya-Suriye(Esad) denkleminin karşısına bir engel olarak çıkacaktır.

Ünal ATABAY 

E. Kurmay Albay 

22 Aralık 2022 / KOCAELİ

 

 

[[i]] Erdoğan’dan Esad Sorusuna Yanıt: Siyasette Küslük Olmaz, www.sözcü.com.tr, 23 Kasım 2022

[[ii]] Reuters’a Konuşan Kaynaklar: Esad Erdoğan’la Görüşmek İstemiyor, www.bbc.com, 02 Aralık 2022

[[iii]] Kremlin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye Konusunda Üçlü Zirve Fikrine Olumlu Bakıyor, www.ntv.com.tr, 16 Aralık 2022

Ünal Atabay

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Terörizm ve Terörizmle Mücadele Araştırmaları Merkezi Başkanı

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Ergun Mengi   - 07-04-2024

Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı Başlangıcında, Osmanlı İmparatorluğunun Siyasi ve Askeri Anatomisi

2. Mahmut, Balkan isyanları, Rus baskısı ve Kavalalı Mehmet Ali Paşa’yla uğraşırken yeniçeriler, her fırsatta ayaklanmaktaydı. 15-18 Kasım 1808’de Babıali’yi basan yeniçerilerle mücadele eden Sadrazam Alemdar Mustafa Paşa mahzendeki barutları ateşleyerek içeri giren 600 yeniçeriyle beraber kendini h...