Türk havacılık tarihinin en önemli olayları arasında İstanbul-Kahire seferi yer almaktadır. Kahire Seferi, Osmanlı Devleti'nin Arap toprakları üzerindeki hâkimiyetinin korunması hususunda psikolojik harekât unsurlarından yararlanarak devlet otoritesinin etkinliğini sürdürmek amacıyla yapılmıştır.

İnsan tek başına iken masumdur, günahsızdır. İki kişi bir araya gelince; koordine, işbirliği, egemenlik kavramları öne çıkar ve bazı konularda karşınızdaki tek kişi de olsa muhalefet vardır.

Yeşilköy’ün Türk havacılık tarihinde ayrı bir yeri ve önemi vardır. 20’nci yüzyılın başlarında, Savunma Bakanı Mahmut Şevket Paşa’nın girişimleriyle, orduya balon ve uçak sağlanması, bunlar için gereken tesislerin kurulması çalışmalarına başlanmıştır.

“Adalet olmayınca devlet,

 büyük bir çeteden başka nedir ki..”

Aurelius Augustinus

Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, Nutuk’ta; “1919 yılı Mayıs’ının 19'ncu günü Samsun'a çıktım.” diyerek Milli Mücadele’yi anlatmaya başlamıştır. “Osmanlı ülkeleri bütün bütüne parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türk’ün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Baylar, bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da ulus egemenliğine dayanan tam bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmak. İşte, daha İstanbul’dan çıkmadan önce düşündüğümüz ve Samsun’a Anadolu topraklarına ayak basar basmaz uygulamaya başladığımız karar, bu karar olmuştur”. 19 Mayıs 1919 Samsun’a çıkış; bu kararın, Türk Bağımsızlık Savaşı'nın örgütlenme sürecinin ve Milli Mücadele Hareketi'nin başlangıç günüdür.

Hafta içinde yaptığımız Irak ve Suriye Türkmenleri Kongresi ile iki ülkedeki Türkmen kardeşlerimizin liderlerini, sahadan bilgi alan çeşitli akademisyen ve gazeteci arkadaşlarımızı ağırladık. Neler olup-bittiği ile ilgili bilgilerimizi tazeledik, görüş alışverişinde bulunduk. Türkiye’de Türkmen kimliği ve yaşadığı sorunlar ile ilgili önemli bir bilgi açığı var.

Çanakkale Savaşı, Türk askeri havacılık tarihi için oldukça önemli bir dönüm noktasını oluşturmuştur. Bu dönemde, Türk havacılığı henüz emekleme dönemindedir. Türk Milleti, bu savaşta tayyarenin bir savaş aleti olarak gelecek dönemler için ne kadar önemli olduğunu anlamıştır. Çanakkale Savaşı'nda, daha çok Deniz ve Kara harekâtı sürmüş olmasına rağmen, Hava harekâtının göz ardı edilemeyecek başarısına sahne olmuştur. Hava harekâtı, deniz ve kara savaşları öncesinden başlamıştır.

20'inci yüzyıl irili, ufaklı pek çok savaşın yanında 2 büyük dünya savaşının yer aldığı bir yüzyıl oldu. Tarihin gördüğü en korkunç —ölümleri en fazla arttıran— savaş araçları da bu yüzyılda geliştirildi. Tanklar, Savaş Uçakları, Napalm gibi araçlar ve tabi ki Nükleer Bombalar.

Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Atatürk'ün Ortadoğu politikası hayale ve hamasete değil, yalın gerçeklere ve ulusal çıkarlara dayalıydı. Atatürk, Cumhuriyet döneminde Türkiye'nin yönünü ileriye,çağdaş uygarlığın üstüne çıkmaya çevirmiş olmasına rağmen İslam dünyasıyla da iyi ilişkilerini sürdürmüştür. 

Vatan ve Hürriyet Cemiyetinden günümüze Türk subayın ülkesinin karşılaştığı sorunlar karşısındaki arayışının incelendiği makaleye pdf dokümanı indirerek ulaşabilirsiniz.

Osmanlı’da Yeniçeri ’den sonra kurulan düzenli ordularda 1843’de oniki yıllık mecburi askerlik süresi getirilmiştir. 1846’da mecburi askerliğe seçilenler kura ile belirlenmeye başlanmıştır.İşte bu kura sistemiyle Bedelli anlayışı da askerlik hayatımıza girmiştir. Kurada ismi çıkan kişinin, kendi yerine “bedel-i şahsi” adıyla bir başkasını askere göndermesi mümkün olduğu gibi, 50 altın“bedel-i nakdi” ödemek suretiyle askerlik vazifesini bedeli karşılığı yerine getirmesi de mümkün kılınmıştır. 1914’de kaldırılan bedelli uygulaması 1987 yılında Turgut Özal tarafından başlatılmıştır. 16 Şubat 2019 günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tarafından bedelli askerlik uygulamasının kalıcı hale getirileceği açıklanmıştır. Artık her aileden bir asker konsepti tarihe karışmıştır.

Yazının devamı için PDF Dosyayı İndiriniz

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Aziz Ergen   - 11-07-2020

Avrupa Birliği Ortaklık mı, Tehdit mi ?

Mustafa Kemal Atatürk, özdeğerlerden ödün vermeden kalkınıp güçlenmek ve ileri bir uygarlık düzeyine ulaşmak ile “ Avrupa’yı taklit etmek “ , “Avrupalılaşmak “ ya da “ Avrupalı olmak “ gibi teslimiyetçi davranışlar arasına, net ve ayırıcı bir çizgi çizmiştir. ...