TÜRK MİLLETİ’NİN BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ “AMASYA GENELGESİ”NİN YÜZÜNCÜ YIL DÖNÜMÜ

Yazan  21 Haziran 2019

Milli Mücadele,Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basması ile başlamıştır.

Emperyalist işgalci devletlerin bu şanlı direnişi durdurmaları ise mümkün olmamıştır. Samsun’dan Amasya’ya geçişi süresindeki bir ay içinde Türk Milleti için tarihe yön veren yeni giriştiği eylemin amaç ve niteliğini ortaya koymuştur.Bu süreçte, bütün ordu birlikleriyle ilişki ve bağlantı sağlayan, halkı uyaran, örgütlenme düşüncesini yayan Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’a çağrısına uymamakla, merkezi yönetime göre asi durumuna düşmüştür. Bu çalışma ile girişim ve yürütümlerini kişisel olmaktan çıkarıp, bütün milletin birlik ve dayanışmasını sağlayacak ve yansıtacak bir kurulunu oluşmasını gerekli görmüştür. 12-26 Haziran 1919 tarihlerinde Amasya’da kaldığı 14 günde Türk devrimlerinin temelini atmıştır. ATATÜRK,Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa’nın 8 Haziran 1919’da geri dön çağrısını zaman kazanmak amacıyla, 11 Haziran’da “neden geri çağrılıyorum” diyerek reddetmiştir.

Havza'daki çalışmalarını tamamladıktan sonra kendisine ve ülkenin düşman işgalinden kurtulacağına inanmış arkadaşları ile örgütleri birleştirmek, bunları bir merkezden yönetmek ve genelge ile halka duyurmak için 12 Haziran saat 17.00’de Amasya’ya gelmiştir. Belediye balkonundan halka; “Aziz Amasyalılar; daha ne bekliyorsunuz? Padişah ve Hükümet, İtilaf Devletleri’nin elinde esirdir. Memleket elden gitmek üzeredir. Bu kötü vaziyete çare bulmak için sizlerle işbirliği yapmaya geldim. Düşmanın saldırılarına karşı çarıklarımızı çekecek, dağlara çekilecek, vatanımızı en son kayasına kadar müdafaa edeceğiz” sözleri ile halkı mücadeleye davet etmiştir. 13 Haziran Cuma günü Amasya’nın ünlü din adamlarından Abdurrahman Kamil Efendi, Sultan Beyazıt Camii’nde toplanan büyük kalabalığa; “Ey ahali, Milletin istiklali tehlikeye düşmüştür. Artık, bu hükümetten iyilik beklemek abestir. Bu felaketten kurtulmak için icap ederse, vatanın son ferdine kadar ölmeyi göze almak lazımdır. Yegane kurtuluş çaresi halkın, hakimiyeti doğrudan doğruya ele alması ve iradesini kullanmasıdır. Hep beraber Mustafa Kemal Paşa’nın etrafında toplanarak vatanı kurtaracağız. Allah gazamızı mübarek eylesin” sözleriyle mücadeleye destek vermiştir. Amasya Müftüsü Hacı Tevfik Efendi de, kurulan Müdafaa-i Hukuk Teşkilatı’nın başına geçmiş ve devrime giden yolda çok önemli bir adım atılmıştır. Amasyalılar, Mustafa Kemal Paşa etrafında el birliği edip çalışacaklarını,  halkı temsil eden 22 kişinin imzaladığı bir telgrafla İstanbul’a bildirmişlerdir.

Amasya Genelgesi; Milli Mücadele Hareketi’nin çalışma gerekçelerini, planı, programı, metodu, yöntemleri ve ne şekilde yapılacağına ilişkin hükümleri ayrıntılı olarak ortaya koymak maksadıyla hazırlanmıştır. 21/22 Haziran gecesi Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları Hüseyin Rauf Orbay, Refet Bele, Ali Fuat Cebesoy, Samsun Mutasarrıfı Hamit Bey, Albay Kazım ve Yarbay Arif Bey’ler, yaveri Cevat Abbas Bey, görevli memurlar Hüsrev ve Muzaffer Bey Milli bağımsızlık hareketini yaymak, Erzurum ve Sivas’ta kongreler toplamak amacıyla Amasya (Tamimi) Genelgesi'ni imzalamışlardır. Genelge,2. Ordu Müfettişi Mersinli Cemal Paşa ve 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir'e sunulmuş ve görüşlerinin telgrafla alınması ile 21/22 Haziran 1919’da Anadolu’daki tüm mülki ve askeri makamlara telgrafla Abdurrahman Rahmi Efendi tarafından bildirilmiştir.

Mustafa Kemal Paşa öncülüğünde yürütülen işgal edilmiş olan bir memleketin kendi topraklarını savunmak için işgal kuvvetlerine karşı yürüttüğü mücadelenin çelikleşmiş bir ifadesi olarak hazırlanan Amasya Genelgesi’nin içeriği;“Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikededir. İstanbul Hükümeti, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir. Bu hal, milletimizi âdeta yok olmuş göstermektedir. Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Milletin içinde bulunduğu bu duruma göre harekete geçmek ve haklarını yüksek sesle cihana işittirmek için her türlü tesir ve denetimden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir. Anadolu'nun her bakımdan emniyetli yeri olan Sivas'ta bir kongre toplanacaktır.  Bunun için her ilden milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olduğu kadar çabuk yetişmek üzere yola çıkarılması gerekmektedir. Bu temsilciler, Müdafaa-i Hukuk, Redd-i İlhak cemiyetleri ve belediyeler tarafından seçilecektir. Her ihtimale karşı, bu meselenin bir milli sır halinde tutulması ve temsilcilerin, lüzum görülen yerlerde, seyahatlerini kendilerini tanıtmadan yapmaları lazımdır. Doğu illeri için, 10 Temmuz'da Erzurum'da bir kongre toplanacaktır. Bu tarihe kadar diğer illerin temsilcileri de Sivas'a gelebilirlerse; Erzurum Kongresi'nin üyeleri, Sivas genel kongresine katılmak üzere hareket edecektir” şeklindedir. Milli Mücadele’nin çok önemli kilometre taşlarından biri olan tarihimize Amasya Genelgesi olarak geçen ve tüm dünyaya ilan edilen bir ihtilal ve devrim bildirgesidir.

Amasya Genelgesi’nde,Mustafa Kemal Paşa’nın gerçek niyeti ilk kez yazılı bir protokolde yer almış ve çözüm yolu ortaya konmuştur. Bu çözüm yolu ne İngiliz ve Amerikan mandasını kabul etmektir, ne bölgesel kurtuluş, ne de saraya ve sultana teslimiyettir. “Milleti yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır.” ifadesi ile işgal edilen ve düşman elinde bulunan toprakların tekrar kazanılması için direniş belirtilmiştir.“Milli hakimiyete dayanan kayıtsız şartsız yeni bir Türk devleti kurma” Milli irade kavramının ilk defa ortaya atılması ve ileride TBMM’nin açılması ile milli egemenlik esasına dayanan idare şeklinin ve devamında kabul edilecek olan Cumhuriyetin ilk habercisi olması açısından da ayrı bir öneme sahiptir.

Amasya Genelgesi'nin yayınlanması İstanbul'da bulunan işgal güçlerinin tepkisini çekmiştir. Bu nedenle İngilizler, Mustafa Kemal'i geri getirmek için İstanbul Hükümeti üzerindeki baskıları iyice artmıştır. 6 Haziran’da Karadeniz Orduları Başkomutanı General Milne, Mustafa Kemal Paşa ve mahiyetinin derhal İstanbul’a geri dönmesini istemiştir. 8 Haziran’da Harbiye Nezareti Şevket Turgut Paşa ve 11 Haziran’da Genelkurmay Başkanı Cevat Paşa, Mustafa Kemal İstanbul'a geri dönmesini istemişler ancak, o dönmeyi kabul etmemiştir. DahiliyeNezareti ve Milli Mücadele’ye sıcak bakmayan Ali Kemal, Bakanlar Kurulu’ndan 23 Haziran’da Mustafa Kemal Paşa’nın azledilerek hiçbir resmi sıfatı olmadığı için görevden uzaklaştırma yetkisini almıştır. Ali Kemal Bey, 24 Haziran’da tüm illere bir genelge yayınlayarak, “Mustafa Kemal'in iyi bir asker olduğunu, genel siyasal durumu yanlış değerlendirdiğini ve Ordu Müfettişliği’ni başaramadığı için İngilizlerin isteği üzerine görevinden alındığından hükümet işlerine karıştırmayınız. Kendisini yakalamaya ve tutuklamaya muktedirsiniz, derhal tutuklayıp gönderiniz.” emrini göndermiştir.

23 Haziran’da 3. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa, 15.Kolordu Komutanı Kazım KARABEKİR’e gönderdiği şifrede; “Milli çalışmalara devam edilmesini, hükümetin milli çalışmalara karşı koyması halinde derhal karşı harekete girişilmesini, milli amacın kaçınılmaz gereğidir. Anadolu’da doğacak olan milli kudretten başka hiçbir ümit ve kuvvetin bu devlet ve milleti kurtaramayacaktır.”sözleri ile kararlılığını belirtmiştir. 25/26 Haziran’da gecesi, sabah karanlığında ve kimseye haber vermeden Amasya’dan Sivas’a hareket etmiştir. Mustafa Kemal Paşa, azledildiğini 25 Haziran’da Sivas’ta bulunan İbrahim Tali Bey’in şifreli telgrafından öğrenmiştir.28 Haziran’da Harbiye Nezareti’ne gönderdiği telgrafta; “ Bu tehlikeli ve mesuliyeti cidden ağır düşüncelerin millet ve memleketin gelecekteki kurtuluşu için ne büyük zararlar doğurabileceğini tekrar arza mecburum” sözleri ile ulusal hareketin aksamadan sürdürülmesi için girişimlerine devam etmiştir.

Amasya Genelgesi’nin amacı; Türk kurtuluş hareketini kişisel bir hareket olmaktan çıkarıp, hareketi halka mal etmek,milletin birlik ve dayanışmasını sağlayan milli bir hareket haline getirmektir. Bu hareketin liderliğine demokratik seçimle gelmektir. Anadolu ve Rumeli'de kurulmuş olan milli cemiyetleri tek amaç doğrultusunda birleştirmek, Erzurum ve Sivas kongrelerini toplamaktır. Milli Mücadele adına atılmış ilk önemli adım olması Genelge’nin önemini ortaya koymuştur. Türk ulusuna egemenliği eline alması için bir çağrı niteliği taşımıştır.Milli iradeye ve halk egemenliğine dayanan yeni bir meclis, hükümet ve yeni bir devlet kurmak istediğini gösteren önemli bir belge olmuştur. Milletin yönetilen değil yöneten konumuna geçeceğinin ilk müjdecisidir. Osmanlı devletine başkentlik yapmış olan İstanbul’un Anadolu'ya egemen olamayacağı aksine Anadolu’ya bağlı bir vilayet olduğu gerçeği ortaya çıkmıştır.

Amasya Genelgesinin etki ve sonuçları açısından irdelediğinde; iç ve dış düşmanlara karşı bir isyan, bir ihtilal parolası niteliğini oluşturmuştur. Milli irade kavramı yerleştirilmeye çalışılmıştır. İstanbul Hükümeti’nin, Türk Milletine karşı görev ve sorumluluklarını yerine getirmediği ve bunun için de İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletlerine karşı, Türk milleti ayaklanmaya ve mücadeleye davet edilmiştir. Türk İnkılâp tarihinde, yeni bir Türk Devletinin korumasında katkısı olan çok önemli bir hukuki ve siyasi belge değeri taşımıştır. Kurtarıcı olarak görülen padişah, hilafet, manda ve himaye düşüncesinin yerini millet ve milliyetçilik düşüncesi almıştır. Üstü kapalı olarak Temsil Kurulu oluşturulmasından bahsedilmiştir.Direniş esasları ilk defa Amasya'da yazılı bir ilke haline getirilmiştir.Ulusal Egemenliğe dayalı bir yönetimden ve Ulusal Devlet kavramlarından ilk kez bahsedilmiş olduğundan evrensel bir madde esasını teşkil etmiştir.İstanbul Hükümeti ilk kez yok sayılmıştır.Avrupalı devletlerin sömürgelerindeki mazlum uluslar için de bir örnek oluşturmuştur. Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerini birleştirmek için Sivas'ta bir kongre toplanma kararı alınmıştır.Ordu terhis edilmemesi ve Erzurum'a gelen delegelerin doğrudan Sivas'a gelmeleri istenmiş,Milli Mücadele resmen ilan edilmiştir.“Milli Müfrezeler”, “Gönüllü Müfrezeler” ve Müdafaa-i Hukuk hareketi içerisinde örgütlenen “Kuva-yı Milliye” adı ile “Milli Ordu” düşünce ve kavramı ilk kez Amasya Genelgesi ile gündeme geldiği görülmüştür.

Amasya Genelgesi,ATATÜRK’ün eseri olup sadece Türk Milleti’nin değil, emperyalizme, saraya ve sultana karşı tüm mazlum milletlerin özgürlük ve bağımsızlık bildirisidir. Ulusal Bağımsızlık ancak ulusun katılımıyla ve örgütlü mücadele ile kazanılabilecektir. Nutuk’ta;“18 Haziran 1919 günü Trakya’ya verdiğim direktifte işaret ettiğim bir noktanın uygulama zamanı gelmiş bulunuyordu. Anadolu ve Rumeli ulusal örgütlerini birleştirmek, bunları bir merkezden yönetmek ve adlarını iş görmek üzere, Sivas’ta genel bir ulusal kongre toplamaktı. Bu amaçla emir subayım Cevat Abbas Bey’e 21/22 Haziran 1919 gecesi Amasya’da söyleyip yazdırdığım genelgenin başlıca noktalarıdır.” sözleri ile Nutuk’un 26 sıra numaralı belgesi olarak açıklamıştır. Mustafa Kemal ATATÜRK; Emperyalizme karşı tam bağımsızlık, saraya/sultana karşı milli egemenlik ve cehalete/bağnazlığa karşı uygarlık/çağdaşlık mücadelesini Amasya Genelgesi ile başlatmıştır.

 

KAYNAKÇA:

ATATÜRK’ün Söylev ve Demeçleri, 4 cilt, Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları, Ankara, 1989.

ATATÜRK, Mustafa Kemal. Nutuk-Söylev, Türk Tarihi Kurumları, Ankara, 1989.

AYDOĞAN, Metin. Mustafa Kemal ve Kurtuluş Savaşı, İnkılap 90.yıl, İstanbul, 2017.

ÇEKİÇ, Orhan. İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e, Samsun’dan Erzurum’a, Kaynak Yayınları, Ankara, 2017.

MEYDAN, Sinan. ATATÜRK Etkisi, İflas-İşgal-Direniş-Kurtuluş, İnkılap 92.yıl, İstanbul, 2018.

 

 

 

Dr. Cengiz Tatar

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 04-12-2019

Doğu Akdeniz, Libya, Suriye, Fransa ve NATO

Recep Tayyip Erdoğan Başbakan iken, 28 Şubat 2011'de ''NATO Libya'ya müdahale etmeli midir? Böyle bir saçmalık olur mu yahu?