Fransa'nın Lübnan Politikası: Siz Bizi Temsil Ediyorsunuz Biz De Sizi

Yazan  05 Ekim 2020

"Çünkü siz bizi temsil ediyorsunuz, biz de sizi"1

Kendisine neden Lübnan’da bulunduğunu soran gazeteciye bu cümleler ile cevap veren Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, iki ülke arasındaki ilişkileri çok açık ve net bir şekilde tasvir etmiş oluyordu.

Kökeni XII. yüzyılda cereyan eden Haçlı Seferleri’ne kadar uzanan, Osmanlı İmparatorluğu döneminde de devam eden ve Lübnan’ın 1946 yılında elde etmiş olduğu bağımsızlıktan sonra da aktif bir şekilde seyreden Fransa-Lübnan ilişkileri, Fransa’nın Ortadoğu’da uygulamış olduğu politikalar ile alakalı önemli ipuçları içermektedir. Emmanuel Macron tarafından dile getirilmiş olan bu cümlenin anlamını kavrayabilmek için Fransa’nın tarih boyunca Lübnan’a karşı izlemiş olduğu siyaseti dört ana eksende incelemek gerekmektedir; kültürel, dini, iktisadi ve siyasi. Bu dört ana eksen çerçevesinde Fransa Ortadoğu’ya ve Ortadoğu’nun en önemli bölgelerinden biri olan Lübnan’a karşı siyasetini şekillendirmiştir.

Konuya kültürel açıdan bakıldığında bölgenin sosyo-kültürel mozaiğinde önemli bir katman teşkil eden Maruni Hristiyanlar ile Fransa arasında VII. Haçlı seferinden itibaren irtibat kurulduğu görülmektedir.2 Konuya öncelikle Marunileri tanımak ile başlayalım. Kökenleri geç IV. yüzyıl ile erken V. yüzyılda Suriye’de yaşamış olan keşiş Aziz Marun’a dayanan Maruniler, Katolik ritine intisap etmekle birlikte Haçlı seferlerinden itibaren Papalığa olan bağlılıklarını ilan etmişlerdir.3 Günümüz Lübnan siyasi hayatında yazılı olmayıp bir temayül halinde yer almakta olan 1943 yılında tasarlanan Milli Antlaşma’nın hükümlerine göre ülkenin Cumhurbaşkanı Maruni Hristiyan, Başbakan Sünni Müslüman, Meclis Başkanı ise Şii Müslüman olmalıdır.4 Lübnan siyasetinin temelini teşkil eden bu dağılım, Marunilerin Lübnan siyasi hayatındaki önemine dair önemli bir göstergedir. Fransa ile Maruniler arasındaki ilişkiye dönecek olursak, Marunilerin korunma altına alınarak Fransa’nın bölgede söz sahibi bir aktör haline gelmesi politikası ilk kez kendisini VII. Haçlı seferi sırasında göstermiştir.5 24 Mayıs 1250 tarihinde dönemin Fransa kralı IX. Louis tarafından Marunilere verilmiş olan söz dönemin Fransa’sının Maruni siyasetini bir özeti niteliğindedir. «Marunilerin de Fransız milletinin bir parçası olduğuna kaniyiz. Nasıl ki Fransızlar devletimiz tarafından bahşedilen korumaya mazhar oluyorsa aynı şekilde Maruniler de Fransızların sahip olmuş olduğu korumadan istifade edeceklerdir».6 Ortadoğu’da değişen güç dengeleri neticesinde dönemin yeni yükselen kuvveti Osmanlı Devleti idi fakat Fransa’nın Maruniler aracılığı ile bölgede söz sahibi olma politikasında herhangi bir değişiklik yoktu.7 Avrupa’da Habsurglar ile Fransa arasında cereyan eden rekabet çerçevesinde, Habsurg İmparatorluğu’na karşı güçlü bir Osmanlı Devleti sloganı ile kendisini gösteren siyaset neticesinde dönemin Fransız Kralı I. François ile Kanuni arasında bir ittifak kurulmuştu.8 Fransa’nın bu ittifaktan beklemiş olduğu siyasi çıkarlar ise üç ana başlık çerçevesinde şekillenmişti.9 Bunlardan birincisi, Habsurg İmparatorluğu’nun Avrupa’daki güç dengesini kendi lehine çevirme riskini bertaraf etmek için Osmanlı’nın desteklenmesi ve Habsurglara karşı bir denge unsuru teşkil etmesi. İkincisi, Akdeniz ticareti bağlamında Fransa’yı bölgenin ana unsuru haline getirmekti. Üçüncüsü ise, bölgedeki Katolik unsurlar ile bağlantı kurmak suretiyle onların hamiliğini üstlenmekti.10

Temelleri IX. Louis tarafından atılan, I. François ile devam eden Katolik unsurların desteklenmesi politikası, Fransız tarihinin kilometre taşlarından biri olan ve tarihe «Devlet Benim» sözleri ile geçen11 XIV. Louis nam-ı diğer «Güneş Kral» döneminde de devam etmiştir.12 Osmanlı ve Fransa arasında gelişen ilişkilerin neticesinde XVII. yüzyıldan itibaren Lübnan kıyılarında Fransız daimi elçilikleri açılmaya başlanmıştır.13 İktidara gelişinin ilk yıllarında Akdeniz kıyılarında aktif bir politika izlemeyi kendisine şiar edinen XIV. Louis, Lübnan ilinde yaşayan Maruni patriklerine ve başrahiplerine siyasi hamilik vermeye çalışmış fakat bu istek Osmanlı İmparatorluğu tarafından kabul edilmemiştir.14 1799 yılında Napolyon tarafından yapılan Suriye seferini başarıya ulaştıracak olan stratejilerden bir tanesi de, Maruniler, Dürziler ve Celile bölgesinde yaşayan olan Araplardan müteşekkil bir grup tarafından çıkarılacak olan isyanın Osmanlı İmparatorluğu’nun Bölge’deki kuvvetini zayıflatacağı yönünde idi. Bununla birlikte, ne Maruniler ne de Dürzüler bu planın içerisinde yer almışlardır.15 XIX. yüzyılın siyasi dinamiği içerisinde çok önemli bir yer teşkil eden ve Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan dini ve mezhepsel ekalliyetlerin himaye edilme konusu kendisini XIX. yüzyıl Lübnan’ında da göstermekteydi.16 XIX. yüzyılda Lübnan’da farklı dini ve mezhep grupları arasında cereyan eden rekabet dönemin güçlü devletlerini farklı mezhepsel ve dini grupları desteklemek suretiyle bölgede çıkarlarını korumaya itiyordu.17 1799 yılında Napolyon tarafından yapılan sefer Dürziler tarafından Marunilerin lehinde bir gelişme olarak algılanmış ve iki grup arasında XIX. yüzyılda cereyan edecek olan rekabet yeni bir boyut kazanmıştı.18 XIX. yüzyıla damga vuran ve Osmanlı İmparatorluğu toprakları üzerindeki hakimiyet mücadelesini sembolize eden meşhur Doğu sorununun bir perdesi de Lübnan’da sahneye konmaktaydı. Bu bağlamda, Fransızlar Marunilerden yana tavır alırken, İngilizler ise Dürzilerin yanında kendilerini konumlandırmışlardı.19 Fransa tarafından Marunilere atfedilen siyasi önem kendisini aynı zamanda dönemin Beyrut Büyükelçisi Prosper Bourée’nin siyasi vizyonunda da göstermektedir. İngiltere’nin bölgede artan rolünü zayıflatmak amacıyla, Bourée bölgedeki Katolik unsurlardan müteşekkil bir krallığın kurulmasını dile getirmiştir.20 Bu yapılan teklif dönemin Fransız Kralı Louis Philippe tarafından reddedilmiş olsa da, Philippe Fransa’nın Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Hristiyanların koruyucusu rolünden taviz veremeyeceğini de dile getirmiştir.21

XIX. yüzyıl Lübnan’ının önemli bir siyasi dinamiği haline gelen Dürzi-Maruni çatışması kendisini 1860 yılında da göstermiştir. Fransa, Dürziler ve Maruniler arasındaki çatışmada Marunilerden yana tavır almış ve bölgeye asker göndermiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun bölgeye özerklik vermesi yönünde de adımlar atan Fransa, bölgenin 1915 yılına kadar sürecek olan özerkliğini almasına ön ayak olmuştur.22

Maruniler ve Dürziler arasındaki çatışmanın ardından ortaya çıkan ve Mutasarrıflık rejimi olarak adlandırılan yeni siyasi yapı çerçevesinde; Maruniler, Grek Ortodokslar, Grek Katolikler, Dürziler, Şiiler ve Sünniler Danışma Meclisinde temsilci bulunduracak olup23, Mutasarrıf ise Osmanlı vatandaşı bir Hristiyan olacak şekilde Lübnan’ın dışından atanacaktır.24 1860 yılından itibaren Fransa’nın Lübnan’da kültürel anlamda etkisini arttırdığı görülmektedir. Bu bağlamda, 1875 yılında Beyrut’ta kurulmuş olan ve tıp alanında eğitim vermeye başlayan Saint Joseph Üniversitesi Lübnan eğitim hayatında önemli bir yer teşkil etmektedir. Dönemin Fransa Başbakanı Jules Ferry Ortadoğu’da cereyan eden Protestan-Katolik rekabetinde, Saint Joseph Üniversitesi’nin Katoliklik adına önemli bir kazanç olduğunu dile getirmiştir.25 XIX. yüzyıl uluslararası ilişkileri kapsamında yaşanan siyasi rekabet çerçevesinde, Fransa kendisine gerek Marunilerin koruyuculuğunu üstlenerek gerekse eğitim alanında atmış olduğu adımlarla Ortadoğu’da Fransız siyasetinin egemen olabileceği bir alan yaratıyordu. Bu bağlamda, jeopolitik olarak İngiltere ve Fransa için Lübnan’ın XIX. yüzyılda ifade etmiş olduğu önem ise şu şekilde açıklanabilir. Hindistan’a hakim olunması Napolyon tarafından yapılan Mısır seferinin en önemli sebeplerinden bir tanesi idi.26 Yine Hindistan hakimiyeti kapsamında XIX. yüzyılda Fransa ve İngiltere arasında önemli bir rekabet konusu olan Hindistan hakimiyeti için Suriye’nin kontrolü hayati bir önem taşıyordu. Hakimiyeti için mücadele edilen Cebel-i Lübnan Eyaleti Suriye’ye açılan bir kapı niteliğindeydi.27

Konuya iktisadi açıdan bakıldığında da, XIX. yüzyılda Lübnan’ın Fransız ekonomisine önemli katkılar sağladığı görülmektedir. Sanayi Devrimi ile uluslararası siyaset arenasında başat konuma gelmiş olan Avrupa devletleri için hammadde arayışı XIX. yüzyılda hayati bir öneme sahipti. Bu bağlamda, Lübnan’daki ipek sanayisi Fransa için iktisadi önem arz ediyordu.28 1850’li yıllarda Fransa’da baş göstermiş olan ipek kıtlığı, Lübnan pazarını Fransa için cazip bir hale getirmişti.29 XIX. yüzyılda Osmanlı İmparatorluk topraklarında iktisadi rekabete konu alan en önemli sektörlerden bir tanesi de demiryoluydu. Bu bağlamda, Fransız yatırımcıların demiryolu alanında Lübnan’da önemli yatırımlara yöneldikleri görülmektedir. Fransa’nın Osmanlı İmparatorluğu nezdinde sahip olmuş olduğu prestije binaen, Société Géologique de France tarafından Osmanlı İmparatorluğu’na gönderilen Fransız bilim insanları yazmış oldukları raporlarında Osmanlı İmparatorluğu’nun zengin ve bereketli topraklara sahip olduğunu dile getiriyorlardı.30 Bu bereketli topraklar arasında yer alan Suriye La Semaine Financière isimli Fransız haftalık yayın organı tarafından «çok parlak bir ekonomik geleceğe sahip bir bölge» olarak nitelendirilmişti.31 Fransa’nın Suriye’de yürütmüş olduğu ekonomik faaliyetlerde ön plana çıkan isim Comte de Perthuis idi. Dönemin Beyrut’unun önemli bir ticari merkez haline gelmesinde kritik bir rol oynayan Perthuis, 1857 yılında Beyrut’u Halep’e bağlayacak olan demiryolunun inşaatı için gerekli imtiyazı almıştı. Bu imtiyaza ek olarak, Perthuis kurmuş olduğu diğer iki şirketiyle de Beyrut’ta bir liman ve yine Beyrut’u Halep ve Şam’a bağlayan bir demiryolu inşa etmişti.32

Gerek ekonomik yatırımlar, gerek Marunilerin hamiliğinin üstlenilmeye çalışılması kapsamında Fransa XIX. yüzyıl boyunca Lübnan üzerinde dolaylı yoldan hakimiyetini kurmaya çalışmıştı. Buna mukabil, XX. yüzyıl başında bu dolaylı hakimiyet kendisini doğrudan hakimiyete bırakacaktı. 1916 yılında Fransa ve İngiltere arasında imzalanmış olan gizli Sykes Picot Antlaşması Ortadoğu topraklarının İngiltere ve Fransa arasında paylaşılmasını planlıyordu.33 Birinci Cihan Harbi’nin bitimine müteakip ise Paris’te yapılan barış görüşmelerinde, Suriye ve Lübnan’ın Fransa’nın manda yönetimine bırakılması kararlaştırılmıştı.34 Bu opsiyonun dışında, barış görüşmelerine katılan delegasyonlar tarafından ortaya atılan çözümler, Lübnan’ın geleceğinde Fransa’yı söz sahibi yapmaya yönelikti. Suriye Merkez Komitesi Başkanı Şükrü Ganem tarafından önerilen birinci opsiyon Suriye ve Lübnan’ın tek bir devlet olarak Fransa’nın himayesi altında kurulmasını ön görürken, dönemin Maruni Patriği Elisa Hayek ise Marunilerin söz sahibi olacağı geniş sınırlara sahip ve yine Fransa’nın himayesi altında kurulacak olan bir Lübnan fikrini öne sürüyordu.35 İkinci Dünya Savaşı’nı takip eden yıllarda dünyada esmekte olan dekolonizasyon yani müstemlekelerin bağımsızlıklarına kavuşması hadisesi kendisini Lübnan’da da göstermeye başlamıştı.36 Bununla birlikte, Fransa ve Lübnan arasındaki ilişkiler tüm hızıyla devam ediyordu. Dönemin Fransız Cumhurbaşkanı Charles De Gaulle, Ortadoğu’da İngiltere’nin ve Amerika’nın etki alanı kazanmasını engellemek için Arap Dünyası ile yakın ilişkiler kurmaya çalışmış ve Arap-İsrail çatışmasında Fransa’yı Arap Dünyası ve İsrail arasında nötr bir pozisyonda konumlandırmıştı.37 Lübnan ve Fransa arasındaki ilişkiler Lübnan İç Savaşı sırasında da devam etmiştir, İç savaş boyunca Lübnan’da yaşayan farklı dini ve etnik gruplar arasında arabuluculuk yapmaya çalışan Fransa, barış görüşmelerinin etkin bir aktörü olma siyaseti gütmüştü.38 İç savaşın devam etmiş olduğu 1983 yılında Lübnan’ı ziyaret eden dönemin Fransız Cumhurbaşkanı François Mitterand, Fransa’nın Lübnan’da sahip olmuş olduğu tarihi sorumlulukların bilincinde olduğunu ve o sorumluluklar neticesinde siyasetini şekillendireceğini dile getirmişti.39 Jacques Chirac döneminde de Fransa’nın Lübnan’a karşı izlemiş olduğu etkin ve aktif siyaset kendisini devam ettirmiş, 1996 yılında İsrail tarafından Lübnan’ın güneyine yönelik yapılan operasyonun son bulması amacıyla Fransa devreye girmişti.40 2004 yılında Suriye ordusunun Lübnan’dan çekilmesine yönelik Birleşmiş Milletler nezdinde alınan karar da, dönemin Cumhurbaşkanı Jacques tarafından atılmış olan adımların eseridir.41 Yine Jacques Chirac, 2006 yılında İsrail ordusunun Lübnan’dan çekilmesi için ve Lübnan ile İsrail arasında bir ateşkes imzalanması için Birleşmiş Milletler’de aktif bir politika benimsemişti.42

Sarkozy ve François Hollande dönemlerinde seyreden Fransa ve Lübnan ilişkileri ise Mitterand ve Chirac dönemlerinin dinamizminden uzaktır. Macron dönemine gelindiğinde ise, Fransa’nın Lübnan’a karşı izlemiş olduğu siyasetin daha aktif bir tutum içerisine girdiği çok açık bir şekilde görülmektedir. 2020 yılında Lübnan’ın içerisinde bulunmuş olduğu siyasi krize istinaden Emmanuel Macron, Lübnan’ın bir an önce stabil bir siyasi hayata kavuşması gerektiğini vurgulamış ve hükümetin kurulmasının elzem olduğunu vurgulamıştır.43 Fransa’nın güncel Lübnan politikasını şekillendiren siyasi ajanda ise şu noktaları içermektedir. Lübnan’daki siyasi krizin kitleleri yeni bir göç dalgasına iteceği ve bu göç dalgasının Avrupa üzerinde oluşturacağı olumsuz etkileri bertaraf etmek amacıyla, Fransa Lübnan’da behemehal bir siyasi uzlaşıya gidilmesini savunmaktadır.44 Doğu Akdeniz’de cereyan eden Türk-Fransız rekabeti açısından da, Lübnan Fransa için önemli bir üs teşkil etmektedir.45 İktisadi olarak konuya bakıldığında da Lübnan’a yapmış olduğu 748 Milyon Euroluk ihracat, Lübnan’ın Fransız ekonomisi için önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir.46 Lübnan’ın Dünya Bankası ve IMF’den talep etmiş olduğu yardımların koordine edilmesi ve gerekli sektörlere dağıtımı konusunda da Fransa önemli bir rol oynamaktadır.

Özetleyecek olursak; güçlü olmayan bir Lübnan, Fransa için Ortadoğu’da tarihi, kültürel ve dini bağlarının olduğu bir müttefikin kaybı anlamına gelmektedir. Doğu Akdeniz’de suların bu derece ısındığı bir dönemde Fransa gibi bir ülke bu denli yakınlık kurmuş olduğu bir müttefikinin kendi yanından ayrılmasını arzu etmemektedir.

https://www.lesechos.fr/monde/afrique-moyen-orient/france-liban-les-raisons-dune-relation-speciale-en-5-points-1231977

https://www.lesechos.fr/monde/afrique-moyen-orient/france-liban-les-raisons-dune-relation-speciale-en-5-points-1231977

https://www.britannica.com/topic/Maronite-church (Maruni Kilisesi Başlığı)

https://www.lesclesdumoyenorient.com/Pacte-National-libanais.html

https://www.francetvinfo.fr/replay-radio/histoires-d-info/histoires-d-info-de-saint-louis-a-macron-la-longue-histoire-d-amour-de-la-france-et-des-maronites_2447556.html

https://www.francetvinfo.fr/replay-radio/histoires-d-info/histoires-d-info-de-saint-louis-a-macron-la-longue-histoire-d-amour-de-la-france-et-des-maronites_2447556.html

7 Henry Laurens, «La France et Le Liban: Un Panorama Historique », Revue des deux mondes , 1990, p.158-159.

8 Ibid, p. 158.

9 Ibid, p. 158.

10 Ibid, p. 158.

11 Herbert H Rowen, «L’Etat C’est á Moi: Louis XIV and the State », French Historical Studies , vol.2, no.1, 1961, p.83.

12 Henry Laurens, «La France et Le Liban: Un Panorama Historique », Revue des deux mondes, 1990, p.159.

13 Ibid, p. 159.

14 Ibid, p. 159.

15 Ibid, p. 160.

16 Thibaut Jaulin, «Démographie et politique au Liban sous le Mandat. Les émigrés, les ratios confessionnels et la fabrique du Pacte national», Histoire&Mesure, no 24, 2009, p.191.

17 Alfred Schlicht, «La France et le Liban dans la première moitié du XIXe siècle. Influences occidentales dans l'histoire orientale», Francia, no 11, 1983, p.495.

18 Ibid, p. 496.

19 Thibaut Jaulin, «Démographie et politique au Liban sous le Mandat. Les émigrés, les ratios confessionnels et la fabrique du Pacte national», Histoire&Mesure, no 24, 2009, p.191.

20 Alfred Schlicht, «La France et le Liban dans la première moitié du XIXe siècle. Influences occidentales dans l'histoire orientale», Francia, no 11, 1983, p.498.

21 Ibid, p. 498.

22 https://www.lefigaro.fr/vox/monde/il-faut-preserver-la-presence-d-ecoles-francaises-au-liban-20200716

23 Thibaut Jaulin, «Démographie et politique au Liban sous le Mandat. Les émigrés, les ratios confessionnels et la fabrique du Pacte national», Histoire&Mesure , no 24, 2009, p.192.

24 https://islamansiklopedisi.org.tr/lubnan (Lübnan Başlığı)

25 Adil Baktiaya,« The Ottoman-french Domination Struggle Over The Syrian-lebanon Territory: The Case Of St. Joseph Medical School.», International Journal Of Turcologia,n °3,vol.6,2008,p.73-74.

26 Henry Laurens,«La France et Le Liban:Un Panorama Historique »,Revue des deux mondes ,1990,p.160.

27 Alfred Schlicht,«La France et le Liban dans la première moitié du XIXe siècle. Influences occidentales dans l'histoire orientale»,Francia, n °11,1983,p.497.

28 Ibid, p. 505.

29 Ibid, p. 505.

30 Michelle Raccagni, ,«The French Economic Interests in the Ottoman Empire»,International Journal of Middle East Studies, vol.11, n°3, (1980), p.341.

31 Ibid, p. 342.

32 John P Spagnolo,«French Influence in Syria Prior to World War I: The Functional Weakness of Imperialism», The Middle East Journal, vol.23, n°1, 1969, p.53.

33 Thibaut Jaulin,«Démographie et politique au Liban sous le Mandat. Les émigrés, les ratios confessionnels et la fabrique du Pacte national»,Histoire&Mesure ,n °24,2009,p.192.

34 Ibid, p. 342.

35 Thibaut Jaulin,«Démographie et politique au Liban sous le Mandat. Les émigrés, les ratios confessionnels et la fabrique du Pacte national»,Histoire&Mesure ,n °24,2009,p.192.

36 Ibid, p.192.

37 Pia Christina,Wood. ,«The diplomacy of peacekeeping:France and the multinational forces to Lebanon,1982,1984»,International Peacekeeping, vol.5, n°2, (1998), p.19-20.

38 https://www.lesechos.fr/monde/afrique-moyen-orient/france-liban-les-raisons-dune-relation-speciale-en-5-points-1231977

39 https://www.lesechos.fr/monde/afrique-moyen-orient/france-liban-les-raisons-dune-relation-speciale-en-5-points-1231977

40 https://www.francetvinfo.fr/monde/proche-orient/liban/explosions-a-beyrouth/l-article-a-lire-pour-comprendre-pourquoi-la-france-joue-un-role-si-important-au-liban_4078885.html

41 https://www.francetvinfo.fr/monde/proche-orient/liban/explosions-a-beyrouth/l-article-a-lire-pour-comprendre-pourquoi-la-france-joue-un-role-si-important-au-liban_4078885.html

42 https://www.cnews.fr/monde/2020-08-05/beyrouth-pourquoi-le-liban-et-la-france-sont-ils-aussi-lies-985479 

43 https://www.lepoint.fr/politique/explosions-a-beyrouth-macron-de-retour-sur-place-mardi-31-08-2020-2389680_20.php#

44 https://theconversation.com/que-peut-la-france-au-moyen-orient-145719

45 https://theconversation.com/que-peut-la-france-au-moyen-orient-145719

46 https://www.francetvinfo.fr/monde/proche-orient/liban/explosions-a-beyrouth/l-article-a-lire-pour-comprendre-pourquoi-la-france-joue-un-role-si-important-au-liban_4078885.html

 

 

KAYNAKÇA

 

1-  Baktiaya,Adil.«The Ottoman-french Domination Struggle Over The Syrian-lebanon Territory: The Case Of St. Joseph Medical School.», International Journal Of Turcologia,n °3,vol.6,2008,p.69-89.

 2-   Thibaut Jaulin.«Démographie et politique au Liban sous le Mandat. Les émigrés, les ratios confessionnels et la fabrique du Pacte national»,Histoire&Mesure ,n °24,2009,p.191.

 3-   Laurens,Henry.«La France et Le Liban:Un Panorama Historique»,Revue des deux mondes ,1990,p.159.

 4-   Raccagni,Michelle.«The French Economic Interests in the Ottoman Empire»,International Journal of Middle East Studies, vol.11, n°3, 1980, p.341.

 5-   Rowen,Herbert H.«L’Etat C’est á Moi:Louis XIV and the State »,French Historical Studies ,vol.2,n °1 1961,p.83.

 6-   Schlicht,Alfred.«La France et le Liban dans la première moitié du XIXe siècle. Influences occidentales dans l'histoire orientale»,Francia, n °11,1983,p.459-507.

 7-   Spagnolo,John P.«French Influence in Syria Prior to World War I: The Functional Weakness of Imperialism», The Middle East Journal, vol.23, n°1, 1969, p.53.

 8-   Wood,Pia Christina.«The diplomacy of peacekeeping:France and the multinational forces to Lebanon,1982,1984»,International Peacekeeping, vol.5, n°2, 1998, p.19-20.

 9-   https://www.britannica.com/topic/Maronite-church (Maruni Kilisesi Başlığı)

 10- https://islamansiklopedisi.org.tr/lubnan  (Lübnan Başlığı)

 11- https://www.lesclesdumoyenorient.com/Pacte-National-libanais.html

 12- https://www.lesechos.fr/monde/afrique-moyen-orient/france-liban-les-raisons-dune-relation-speciale-en-5- points-1231977

 13- https://www.francetvinfo.fr/replay-radio/histoires-d-info/histoires-d-info-de-saint-louis-a-macron-la-longue-histoire-d-amour-de-la-france-et-des-maronites_2447556.html

 14- https://www.lefigaro.fr/vox/monde/il-faut-preserver-la-presence-d-ecoles-francaises-au-liban- 20200716

 15- https://www.francetvinfo.fr/monde/proche-orient/liban/explosions-a-beyrouth/l-article-a-lire-pour-comprendre-pourquoi-la-france-joue-un-role-si-important-au-liban_4078885.html

 16- https://www.cnews.fr/monde/2020-08-05/beyrouth-pourquoi-le-liban-et-la-france-sont-ils-aussi-lies-985479

 17- https://www.lepoint.fr/politique/explosions-a-beyrouth-macron-de-retour-sur-place-mardi-31-08-2020-2389680_20.php#

 18- https://theconversation.com/que-peut-la-france-au-moyen-orient-145719

 19- https://www.francetvinfo.fr/monde/proche-orient/liban/explosions-a-beyrouth/l-article-a-lire-pour-comprendre-pourquoi-la-france-joue-un-role-si-important-au-liban_4078885.html

Cemil Ömer Kızılhan

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Avrupa Araştırmaları Uzmanı

Son ekleyen Cemil Ömer Kızılhan

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 29-11-2020

Türkiye’nin Afrika ve Libya Politikası

Türkiye’nin Afrika politikasını, daha çok Sahra Altı ülkeler ile ilişkiler açısından, Kuzey Afrika’yı ise, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) politikası olarak değerlendirmek bazı açılardan daha isabetli olabilir.