Kazakistan’ın Milli Ülküsü: Bağımsızlığı Ebedileştirmek

Yazan  16 Aralık 2020

Birçok ulusun kaderini belirleyen dönemler ve kırılma noktaları olur. Bu dönüm noktaları ulusların ilerleyen dönemlerdeki siyasi, ekonomik ve toplumsal alanlarda varlığını devam ettirerek gelişmeleri için önem arz eder.

SSCB’ninTürkistan coğrafyası üzerinde uygulamış olduğu özellikle asimilasyon politikaları, bu bölgede yaşayan kadim milletlerin zor dönemlerden geçmesine sebep olmuştur. Bu tip gelişmeler, bardağı taşıran son damla olarak bu coğrafyada yaşayan milletlerin bağımsızlık düşüncesinin şekillendiği birtakım ayaklanma ve eylemleri de beraberinde getirir. Kazakistan’da ortaya çıkan bağımsızlık düşüncesinin, SSCB’nin son lideri olarak bilinen Mikhail Gorbaçov’un yürütmüş olduğu “Glastnost” (açıklık ve yumuşama) ve “Perestroyka” (yeniden yapılanma)politikalarına paralel olarak geliştiği kaydedilir. Sovyetler Birliği’nin Türk ve Müslüman olmayan diğer cumhuriyetlerine bir süreden beri daha yumuşak politika izlemekte olan Moskova merkezli Sovyet yönetimi, Kazakistan’da bunun tam tersini yaptı ve Dinmuhammed Kunayev’den boşalan makama, Kazak olmayan bir Rus yöneticiyi (Gennadiy Kolbin)’i atadı.

Atanan yöneticiden rahatsız olan ve bağımsızlıkla yanıp tutuşan Kazakistan’daki genç nesiller SSCB yönetiminin sert güç kullanma politikalarına karşı başkaldırmıştır. Bağımsızlık ülküsünün verdiği kuvvetle, 16-18 Aralık 1986 yılında, Jeltoksan Ayaklanması olarak bilinen ve Kazakistan’da ilk olarak gençler tarafından başlatılan olaylar meydana gelir. Dönemin Kazakistan başkenti Almatı şehrinde meydana gelen gösterilerde bağımsızlık sloganları yükselir.

Bu bağımsızlık ateşinin temeli hiç şüphesiz 200 yıl önceye dayanır, asırlardır süre gelen bu bağımsızlık yolunda Sırım Batur, Sultan Arıngazi, yaklaşık 150 yıl önce ise Sultan Kenasarı Han ve 70-80 sene öncesinde ise Alaş Orda hareketinin sembol isimlerinden Alihan Bökeyhan, Magcan Cumabay, Ahmet Baytursunoğlu, Mustafa Çokay gibi Milli Mücadele Şehitleri örnek alınarak harekete geçilmiştir.

Kazakistan tarihinde Jeltoksan olarak bilinen bu ayaklanma, adını meydana geldiği ay olan ve Kazakça’da Aralık anlamına gelen Jeltoksan’dan alır.

Bin yıllarca Turan coğrafyasında bağımsız olarak yaşamış Türk kökenli ulusların SSCB egemenliğine karşı en etkili ayaklanması olarak kabul edilen Jeltoksan olayları, SSCB’nin aldığı sıkı önlemler nedeniyle dünya kamuoyunda pek ses getirmese de SSCB ülkeleri arasında yeni dönemin başlangıcı olarak kritik kırılma noktası olmuştur. Dolayısıyla Jeltoksan, Kazakistan’ın SSCB etkisinden kurtularak bağımsız bir devlet olarak ortaya çıkmasında bir ilk silkiniş olarak kaydedilir. 16 Aralık 1986 tarihinde ortaya çıkan Jeltoksan olayı Kazakların milli uyanışının en somut örneklerinden birisidir. Bu Kazak milli uyanışı sadece Kazakistan’ın değil, aynı zamanda diğer SSCB çatısı altındaki Türk soydaş halk ve ulusların bağımsızlık sürecini de hızlandırmıştır. Tarihte adı geçen 16 Aralık olaylarının en önemli sonucu, Moskova merkezli SSCB yönetiminin politikalarının uygulanması amacıyla Kazakistan Cumhuriyeti’nin iktidarının başına tayin edilen Golbin’in daha sonra 1989 yılında görevden alınması ve yerine Kazak halkının dönemin en genç bakanı olan Nursultan Nazarbayev’in getirilmesi olur. 1991 yılından itibaren Nazarbayev’in liderliğinde Kazakistan Cumhuriyeti’nin Merkezi Asya bölgesinin en önemli gücü olarak ortaya çıkışı bir tesadüf değildir. Kazak milli uyanışının başarısının altında bağımsız milli bir devlet olma yolunda totaliter Moskova merkezli SSCB yönetimine karşı verilmiş muazzam bir mücadele yatmaktadır.

Kaynak: www.egemen.kz;  M. Çeli̇k ve R. Çeli̇k , "Soğuk Savaş’ın Bilinmeyen İsyanı: Jeltoksan Ayaklanması", Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, c. 15, sayı. 2, ss. 735-750, Eki. 2018; Cumhuriyet, 19 Aralık 1986, 20 Aralık 1986, 22 Aralık 1986, 23 Aralık 1986, 16 Mart 1991, 26 Eylül 1991, 27 Eylül 1991, 16 Aralık 1991;Fahri Armaoğlu, “Nazarbayev’in Ziyareti”, Tercüman, 27 Eylül 1991.

Suinbay Suyundikov

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Rusya-Türkistan Araştırmaları Uzmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Deniz Berktay   - 13-10-2021

Fener Patrikhanesi ve Asimilasyon

Dünyanın pek çok yerinde, dinle siyaset, iç içe geçmiş durumda. Hıristiyanlığın Ortodoksluk mezhebi de, siyasetin yoğun müdahalesine maruz kalmakta.