Suriye meselesi, Libya müdahalesinin ardından Sarkozy dönemi dış politikasının sınanacağı ikinci örnek olaydır.
İnkar yasasıyla ilgili olarak Fransa'ya ve benzeri yasaları kabul eden diğer üye ülkelere AB'den tepki gösterilmesini beklemek fazlasıyla iyi niyetli bir yaklaşım olacaktır.
Demokrasi ve özgürlük gibi norm ve değerler, AB için tutarlılık göstergesi olma işlevini kaybetmeye mi başlamaktadır?
Müzakerelerin tıkanması nedeniyle, taraflar ilişkilerini eski ortak çıkar konularından yeni bir ortak alana taşıma peşindedir. Pozitif gündem işte bu arayışın ulaştığı son noktadır.
Artık Fransa'da, soykırım iddiasını inkar edenlerin yargılanacağı, Ermeni lobisi üyelerinin ve Ermeni derneklerinin dava açabileceği, davaların da emsal olabileceği zamanlar yaklaşmaktadır.
İyi işlemeyen yönetimler, iflas eden ekonomi, Euro’nun geleceği, eğitim sorunları, artan kiralar, borçlar, işsizlik ve üstüne üstlük artan Müslüman nüfus AB ülkelerini birliğin geleceği ile ilgili sorgulamaya iten nedenlerin başında gelmektedir.
Aşırı ideolojiler kriz zamanlarında hep güç kazanmışlardır.
Bir yandan avro diğer yandan Schengen’de yaşanacak başarısızlıklar, 60 yıl önce Schuman ile Monnet’nin hayalini kurduğu Avrupa’yı çok farklı bir geleceğe savuracaktır.
21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları
BREXIT İNGİLTERE’NİN YENİDEN DOĞUŞU MU?

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Yavuz Selim Yıldız   - 20-02-2020

AMERİKALILAR DA SURİYELİLERİN TÜRKİYE’DE KALMASINI İSTİYOR

Ortadoğu’da otoriter dikdatör rejimlere karşı başlayan ve Arap Baharı olarak adlandırılan süreç Suriye coğrafyasına  demokratik bir Suriye’yi değil, vekalet savaşlarının yaşandığı, Suriyelilerin sığınmacı konuma düştüğü bir bataklığı hediye etmiştir.