Suriye'de iç savaşın son cephesi olan İdlib vilayetinin büyük bölümünde kontrolü elinde bulunduran radikal İslamcı Heyet Tahrir Şam (HTŞ) örgütü, Devlet Başkanı Beşar Esad'a bağlı güçlerin ilerlemesi karşısında Türkiye'yi daha müdahil bir politika izlemeye çağırdı.El Kaide bağlantılı HTŞ'nin bünyesinde faaliyet gösteren ve kendisini "Kurtuluş Hükümeti" olarak isimlendiren heyetin lideri Fevaz Hilal,Astana ve Soçi barış süreçleri dâhilinde Türkiye'nin oluşturduğu 12 gözlem noktasının acilen güçlendirilmesi gerektiğini, aksi takdirde rejim güçlerinin Türkiye sınırına kadar ilerleme kaydedeceğini söyledi. Reuters haber ajansına konuşan Hilal, Mayıs ayı başında iki Türk askerinin Suriye ordusunun açtığı ateşte yaralandığını hatırlatarak, "Türk mevzilerinin oluşturulmasına halka koruma sağlayacağı umuduyla izin verilmişti. Ancak gerçekler, bu mevzilerin kendilerini de koruyamadığını söylüyor. Türk tarafının oluşturduğu bu mevzileri ve girdikleri alanları korumasını, ayrıca bulundukları bölgelere Rus ve Suriye jetlerinin uçuşunu ve bombardımanları engellemelerini umuyoruz" diye konuştu. "Bu mevziler ve etrafındaki alan bombalanıyor ve Türk askeri yaralanıyorsa bu bazı soru işaretleri yaratıyor" diyen Hilal, "Ankara'nın bölgedeki rolünü ve bu gözlem noktalarıyla ne istediğini netleştirmesi gerektiğini" belirtti.

İran lideri Ruhani, ülkenin nükleer programına ilişkin referanduma gitme ihtimalini gündeme getirdi. Pazar günü İran basınına yansıyan haberlere göre, Ruhani söz konusu öneriyi Cumartesi akşamı ülkenin önde gelen medya kuruluşlarının editörleriyle bir araya geldiği buluşmada yaptı. Ruhani, daha önce üst düzey nükleer müzakereci olarak görev yaptığı 2004 yılında, ruhani lider Ayetullah Ali Hamaney'e aynı öneride bulunduğunu aktardı. Hamaney'in o dönemde fikri desteklediğini belirten Ruhani, buna rağmen bir referandum düzenlenmediğini ancak bunun "her zaman çözüm olabileceğini" söyledi. Hamaney geçen hafta, Ruhani ve Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'i, nükleer anlaşmaya ilişkin emirlerini yerine getirmekte başarısız olmakla suçlamıştı. Hamaney, "bunca belirsizliğin ve yapısal zayıflığın" İran'a zarar verebileceğini söylemişti. Olası bir referandum, İran hükümeti uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırmayı seçtiği takdirde, bu karara siyasi bir taban sağlayacak. 2015 yılında varılan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) kapsamında, İran'ın bu faaliyetlerinin sınırlandırılmasında mutabık kalınmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, 2018 yılında anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmiş ve İran'a yönelik yaptırımları yeniden yürürlüğe sokmuştu. Trump, anlaşmanın İran'ın nükleer silah geliştirme kabiliyetini frenlemede başarısız olduğunu savunmuştu.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu 750 milyar dolarlık savunma politikası tasarısını açıkladı. Savunma Bakanlığı’na mevcut bütçesinin 34 milyar dolar üzerinde miktar içeren tasarıda, Türkiye’nin S-400 alması halinde F-35 programından çıkarılmasını öngören bir madde de yer alıyor. “2020 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası” (NDAA) tasarısı, ABD’nin daha fazla sayıda Lockheed Martin yapımı F-35 savaş uçağı almasına izin veriyor ve Türkiye’nin Rusya’dan S-400 savunma sistemi satın alması halinde F-35 programına ortaklığını sona erdirmeyi içeriyor. Komisyonda görüşülen ve 2’ye karşı 25 oyla kabul edilen tasarıda, “Savunma ve Dışişleri Bakanları, Türkiye’nin Rusya Federasyonu’ndan S-400 hava ve füze savunma sistemi alımını kabul etmediğini doğrulamadıkça ve bunu ileride de yapmayacağı yönünde güvenilir güvenceler sunmadıkça, Türkiye topraklarına F-35 uçakları ya da ilgili ekipman ve fikri mülkiyetin transferi için fon ayrılmasının yasaklandığı” belirtiliyor. Tasarı ayrıca, ABD-Meksika sınırında yapılması planlanan inşaat projeleri, askeri konutlar ve orduda cinsel saldırıların önlenmesi gibi konularda yapılacak çalışmalara kaynak ayrılmasını amaçlıyor.Mart ayında ABD Başkanı Donald Trump savunma bütçesi için beklenenin üzerinde bir rakam olan 750 milyar dolar talep etmişti. Senato komisyonunda onaylanan tasarı da bu miktarı karşılıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı Suriye hükümetinin İdlib vilayetinde silahlı muhaliflere yönelik operasyonlarda kimyasal silah kullanıyor olabileceğine dair işaretler bulunduğunu bildirdi. Açıklamada, Pazar günü düzenlendiği iddia edilen klor gazı saldırısı dahil olmak üzere kimyasal silah kullanımının kanıtlanması durumunda ABD ve müttefiklerinin "hızlı ve uygun" bir yanıt vereceği uyarısı yapıldı. Bakanlık Sözcüsü Morgan Ortagus, "Maalesef Esad rejiminin, 19 Mayıs sabahı Suriye'nin kuzeybatısındaki klor gazı saldırısı iddiaları da dahil olmak üzere kimyasal silah kullanımına tekrar başvurduğuna dair işaretler görüyoruz. Bu vakayla ilgili bilgi toplamayı sürdürüyoruz. Ancak Esad rejiminin kimyasal silah kullandığının tespit edilmesi halinde ABD ve müttefiklerimizin hızlı ve uygun bir karşılık vereceği uyarısını yineliyoruz" diye konuştu.Türkiye ile Rusya arasında geçen yıl Eylül ayında imzalanan mutabakatla İdlib vilayetinde oluşturulan çatışmasızlık bölgelerine atıfta bulunan Ortagus, "iddia edilen kimyasal saldırının, Esad güçlerinin çatışmasızlığı ihlal eden vahşi kampanyasının bir parçası olduğunu" söyledi. Mutabakatın bölgede milyonlarca sivili koruduğuna işaret eden sözcü, Esad rejiminin saldırılarını durdurması çağrısı yaparak "İlk olarak Başkan Trump'ın Eylül 2018'de uyardığı gibi, İdlib'deki çatışmasızlık bölgelerine yönelik bir saldırı, gerilimi pervasızca tırmandıracak, bölgeyi istikrarsızlaştıracak bir hareket olacaktır" dedi.ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Esad rejiminin kimyasal silah kullandığı iddiasına dayanarak Nisan 2017 ve Nisan 2018'de olmak üzere Suriye'ye iki kez bombardıman düzenlemişti. 

Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Gassan Salame, başkent Trablus'taki çatışmaların "uzun ve kanlı bir savaşın sadece başlangıcı" olduğunu söyledi. BM Güvenlik Konseyi'ni çatışmalarla ilgili bilgilendiren Salame, başka ülkelerden gelen silah akışının kesilmesi için derhal adımlar atılması çağrısında bulundu.Fransız haber ajansı AFP, Libya Ulusal Birlik Hükümeti'nin hafta sonu Facebook sayfasında Türkiye'den onlarca yeni zırhlı araç teslim alındığına ilişkin bazı fotoğraflar paylaştığını aktarmıştı.BBC Türkçe'nin telefonla ulaştığı Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy ise, "Bakanlığımız bu iddialarla ilgili bilgi sahibi değildir" dedi

Rum Savunma Bakanı Savvas Angelidis ile Fransa Savunma Bakanı Florence Parly arasında hafta içerisinde imzalanan deniz üssü ve savunma işbirliği anlaşmasının maddeleri de Rum medyasına sızdırıldı. 6 ay içinde hayata geçirilmesi planlanan askeri anlaşmanın ilk etabı için Fransız uzmanlar deniz üssünün inşa edileceği Vasiliko bölgesinde çalışmalara başlayacak. Fransa ile Rum kesimi arasında imzalanan 9 maddelik askeri anlaşmada şu hususlar dikkat çekiyor:

Türkiye’de hapishanelerde radikalleşmenin önlenmesine yönelik etkin bir sistem kurmak üzere Avrupa Birliği’nin fonladığı proje 17 Mayıs'ta Ankara’da başlatıldı. Avrupa Birliği ve uluslararası örgütler hapishanelerin önlem alınmadığı taktirde köktencilik, radikalleşme ve şiddet içeren aşırıcılığın yaygınlaşması için yüksek riskli bir zemin sunduğuna dair endişelerini sık sık dile getiriyorlar. İyi yönetilen cezaevlerinde ise, radikalleşme sinyalleri erken aşamada tespit ediliyor ve aşırı uçlardaki suçluların cezaevi ortamında kendilerine ideolojik bir alan oluşturmasının önü alınmış oluyor. AB’nin 2 milyon Euro katkı verdiği proje çerçevesinde, Türkiye’deki hapishanelerde radikalleşme vakalarının tespit edilmesi, azaltılması ve önlenmesi için stratejik, yönetimsel ve uygulamaya dönük mekanizmalar tasarlanacak. Suçluların daha da radikalleşme olasılığı ve potansiyel tehditlere yönelik erken uyarı mekanizmaları belirlenecek ve radikalleşmeyi önlemeye dönük etkin programlar geliştirilecek. Ayrıca hapishane çalışanlarına yönelik olarak da teröristlere ve tehlikeli suçlulara nasıl yaklaşmaları gerektiği konusunda eğitimler verilecek.

ABD Başkanı Donald Trump, ülkedeki bilgisayar şirketlerini "yabancı düşmanlardan" korumak için acil durum ilan ettiğini açıkladı. Trump, imzaladığı başkanlık emri ile, Amerikalı firmaların, ulusal güvenlik riski teşkil ettiğine inanılan yabancı telekomünikasyon şirketlerinin teknolojilerini kullanmalarını yasakladı.Firma isminin yer almadığı kararın hedefinin, Çin menşeli Huawei olduğuna inanılıyor.Şirketten yapılan açıklamada, ABD içinde iş yapmalarının engellenmesinin, yalnızca Amerikalı tüketicileri ve firmaları etkileyeceği savunuldu.Son aylarda aralarında İngiltere'nin de olduğu bazı ülkeler, Huawei ürünleri ile ilgili güvenlik endişelerini dile getiriyordu. 

Netanyahu, Arap-İslam ülkeleriyle İran’a karşı 'aynı safta' yer aldıklarını vurgulayarak, 'İran'ın saldırganlığını püskürtme konusunda birlik içindeyiz' dedi. İran’a karşı adını belirtmediği Arap ülkeleriyle aynı safta olduklarını vurgulayan Netanyahu, “Biz ve Arap komşularımızın birçoğu ile Arap olmayan birçok İslam ülkesiyle, İran'ın saldırganlığını püskürtme konusunda birlik içindeyiz. İsrail ile tüm bölge ülkeleri ve dünyada barışın tesis edilmesini isteyen tüm ülkeler, ABD’nin yanında İran’ın saldırganlığına karşı durmalıdır” ifadelerini kullandı. Benyamin Netanyahu, bir kez daha İsrail’in gücünün arttırılması gerektiğini vurgulayarak, ülkesinin başta ABD olmak üzere diğer ülkelerle ittifaklarını güçlendirmesinin öneminin altını çizdi.

Türkiye ve Amerika arasında Ankara’nın Rusya’dan satın aldığı S-400 füze savunma sistemlerinin yol açtığı gerilimin çözülmesi için çabaların sürdüğü bir dönemde Reuters, Türkiye’nin ABD’nin talebi üzerine S-400’lerin teslim tarihinin ertelenmesi seçeneğini değerlendirdiğini öne sürdü. Türk yetkililer Rusya’dan satın alınan S-400’ler konusunda anlaşmadan geri adım atılmayacağının mesajını vermiş, füze savunma sisteminin Temmuz ayında teslim edileceğini belirtmişti. Ancak Reuters haber ajansı, konuyla ilgili bilgi sahibi olduğunu belirttiği bir kaynağa dayanarak, Amerika'nın Türkiye’den Rusya’dan satın alınan S-400 füze savunma sisteminin teslim tarihini ertelemesi talebinde bulunduğunu, Ankara’nın da bu seçeneği değerlendirdiğini yazdı. Habere göre de Amerika Türkiye’den S-400’lerin teslimini 2020’ye ertelemesi talebinde bulundu. Türkiye S-400'lerin F-35'lere olası riskinin araştırılması amacıyla ortak birçalışma grubu önerisinde bulunmuş, Pentagon ise bu öneriyi daha önce geri çevirmişti. 

ABD’nin kıtalararası balistik füzelerin önlenmesi için geliştirilen SM-3 füzesini test ettiği öğrenildi. Füzenin fırlatılışının görüntülendiği video ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından yayınlandı.Füze testinin önceki gün Heybetli Kalkan (FormidableShield 2019) tatbikatı kapsamında gerçekleştirildiği anlaşıldı. Fırlatma işlemi üzerinde güdümlü füzeler bulunan Arly Burk tipi USS Roosevelt füze muhribi tarafından gerçekleştirildi. Açıklamada testlerin başarıyla tamamlandığı kaydedildi. SM-3 önleyici füzeleri ile ilgili geliştirme çalışmaları Ocak 2018’de tamamlanmıştı. SM-3 programının Pentagon’daki direktörü Amy Cohen, söz konusu füzelerin, ABD’ye göre İran ve Rusya’dan geldiği ileri sürülen potansiyel balistik tehditlere Avrupa’dan karşılık vermek amacıyla Polonya ve Romanya’da konuşlandırılacağını açıklamıştı.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof.Dr. Alaeddin Yalçınkaya   - 22-10-2021

Suriye İç Savaşı ve Suriye Türkmenleri

Suriye'nin doğusunda ABD himayesindeki "teröristan" devleti kök salmaya başlarken yine ABD ve Fransa'nın desteği ile adalar istikametinden, namluları Türkiye'ye yönelik silah yığınakları hızla yükselmektedir.