Suriye’de Güvenli Bölgenin Ana Hatları Üzerinde Anlaşma

Yazan  12 Mayıs 2019

Suriyeli Kürt yönetici, Fırat doğusunda güvenli bölge hakkında anlaşmanın ana hatlarının tamamlandığını belirterek derinliği, denetim şekli ve yönetimi konusunda anlaşmazlık bulunduğuna dikkat çekti.

Suriye muhalefeti devrimci güçler koalisyonu siyasi heyeti üyesi ve Suriye-Kürdistan Yekiti Partisi (Suriye’de muhalif Kürt Ulusal Konseyi partilerinden birisi) siyasi büro üyesi Abdullah Keddo, ABD-Türk görüşmelerinin özel komisyonlar yoluyla hala sürdüğünü, ellerindeki mevcut bilgilere göre anlaşmanın ana hatlarının tamamlandığını belirtti. Ancak Türkiye’nin reddettiği SDG’nin durumuna ek olarak güvenli bölgenin derinliği, denetleme şekli ve yönetimi konusunda anlaşmazlık bulunduğunu belirterek sözlerini sürdürdü.

Keddo, ABD’lilerin şu ana kadar Fırat’ın doğusunda kurulması öngörülen güvenli bölge projesine katılma konusunda Avrupa’nın henüz onayını elde edemediğini sözlerine ekledi. Saha ve siyasi kutuplaşmaların ve gelişmelerin özellikle İdlip bölgesinde olup bitenin Avrupa tarafından desteklenen ve yerel siyasi güçler nezdinde kabul gören Türk-ABD uzlaşısının meydana geleceğine işaret ettiğini belirtti. Kürt yönetici Suriye’nin kuzeybatısında İdlip’te çatışmalar konusunda: Rus ve rejim uçaklarının hava saldırıları ile hala sınırlı olmasına rağmen çatışmaların en şiddetli durumunda olduğunu ve on binlerce sivili hedef aldığını belirtti.

Boğucu mali krizden geçen rejimin bir yandan krizini askeri olarak ihraç etmek istediğini diğer yandan ticaret ve taşımaya başlamak için İdlip’ten Lazkiye’ye ve Halep’ten Şam’a uğrayan M5 ve M4 uluslar arası karayollarını açmayı hedeflediğine işaret etti.

Çeviri yapılan kaynak:http://www.basnews.com/index.php/ar/interviews/520027

Turgut Adsız

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 22-08-2019

Kıbrıs'ta Türk kimliğini silme operasyonu

2007 sonrasında başlayan açılım politikalarının Türkiye'yi getirdiği nokta, Ocak 2013'te başlayan sözde çözüm süreci gerçekte büyük bir yıkım süreci olan PKK terör örgütüyle müzakereler olmuştu.