Rusya'nın Suriye'nin kuzeyinde terör örgütü SDG bölgelerindeki birliklerini güçlendirmedeki hedefleri nelerdir?

Yazan  15 Haziran 2022

Gazeteci Nevvar El-Ruhavi, Rus güçlerinin zırhlı personel taşıyıcılar ve Pantsir-S1 tipinde hava savunma sistemini terör örgütü SDG'nin kontrolü altında yer alan Tel Temir nahiyesine gönderdiğini belirtti.

Ra's Al-Ayn'da Khabour yerel sitesi muhabiri olan El-Ruhavi, Tabaka havaalanından rejime ait askeri takviyelerin aynı bölgede Ain İssa çevresine ulaşmasıyla eş zamanlı olarak, Rusya'nın Haseke'nin kuzeyi bölgelerinde hava devriyelerini artırdığını, Rakka kuzeyinde M4 uluslararası otoyolun yakınında El-Şarkarak bölgesinde ki askeri noktada yoğunlaştığını sözlerine ekledi.

Gazeteci yazar Firas Allavi, Rus güçlerinin Moskova açısından Suriye'de en stratejik yerlerde yeniden konuşlandığını, Türkiye'nin terör örgütü SDG'ye yönelik operasyonlarıyla eş zamanlı olmasına rağmen herhangi bir Türk askeri operasyonunu engellemeyi amaçlamadığını belirtti. Allavi, beklenen Türk askeri harekatının hedefinin, Rusya'nın kontrolü altındaki bölgeler olmayacağını, ancak terör örgütü SDG'nin kontrolü altında ABD etkisi altındaki bölgeleri hedef alacağını ve yaklaşmakta olan bu harekat alanı olarak Ain İssa'nın aday olduğunu düşünüyor.

Allavi, bu Rus takviyelerinin esas olarak Suriye'nin kuzeydoğu bölgesinde Amerikan güçlerine yönelik olduğuna dikkat çekerek,  Moskova'nın iki ülkenin Suriye'deki güçleri arasında herhangi bir sürtüşmeye hazır olduğunu ifade ettiğini belirtti. Aynı zamanda, bölgede ki iki ülke güçlerinin herhangi bir çatışmaya hazır olmadıklarını, ancak Moskova'nın bu şekilde varlığının Suriye'den çekilmediğini ve Ukrayna'da ki savaşı için oradaki güçlerine ihtiyacı olduğunu teyit ettiğine dikkat çekti. Bu büyüklükteki Rus varlığının, Trump yönetimi sırasında bazı bölgelerden Amerikan güçlerinin çekilmesinde olduğu gibi, çekilmeye karar vermeleri durumunda bölgede Amerikan güçlerinin bırakabileceği boşluğu doldurmayı da amaçladığına dikkat çekti.

Araştırmacı Abdülvehhab Asi, Rusya'nın Suriye'de ki  güç farkını azaltacak  herhangi bir Türk askeri hamlesini reddettiğine inanıyor. Ancak aynı zamanda kendisi için şu anda öncelikli sayılan Ukrayna'daki çıkarlarını gerçekleştirmek karşılığında Türkiye'ye taviz vermek zorunda kalması durumunda, bu senaryoyu kabul kabul etmeye hazır olabileceğini belirtti. "Jusoor" araştırmalar merkezinde araştırmacı Abdülvehhab Asi, Rusya'nın Türk tehditleriyle eş zamanlı olarak Suriye'nin kuzey doğusunda ki takviyelerinin, Ukrayna dosyasında Ankara'dan beklenen en büyük kazanımı elde etmek için Türk operasyonu karşısında bölgedeki gücünü artırma çerçevesinde geldiğini açıkladı. Rusya'nın aynı zamanda, terör örgütü Özerk yönetim ile müzakereler yoluyla, ister güvenlik ve askeri konuşlandırmaları yoluyla olsun, rejimin bölgedeki varlığını yeniden kurma yeteneğini güçlendirmek, diğer aktörler yani Türkiye ve ABD pahasına, Fırat'ın doğusunda ki askeri varlığını güçlendirmek için terör örgütü SDG'ye baskı yapmada askeri harekat tehdidini kullandığını sözlerine ekledi. 

Kaynak: syria.tv

Turgut Adsız

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 15-08-2022

“Eset” den Esat’a Savrulmanın Siyasi ve İktisadi Karşılığı

1998 yılında imzalanan Adana Mutabakatı veya daha iyi bilinen adıyla Seyhan Karakol Anlaşmasına kadar Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkiler başlıca üç nedenle sürekli olarak yüksek gerilim hatları üzerindeydi.