Türkiye'nin Suriye politikasının ABD ile Rusya arasına sıkışıp kaldığını 2015'den yana söyleyip yazıyoruz. Bu durumu mavi boncuk politikası olarak adlandırmıştım.

Aylar-yıllardır bütün yazılarımızda ABD ile girişilecek Fırat'ın doğusuna ilişkin mutabakat ve mekanizmaların Türkiye'yi oyalamaktan başka şeye hizmet etmeyeceği gibi ABD-PKK planlarının hayata geçmesinin önünü açacağını söyledik.

Beşinci Astana liderler zirvesi sonunda Erdoğan-Putin-Ruhani, her üçü de verimli yapıcı toplantı oldu dedi ama konuşmalarında verdikleri ince mesajlarla aslında anlaşamadıklarını deşifre ettiler.

İktidar, özellikle son bir yıldır esti gürledi. Bir gece ansızın gelebiliriz dendi. Tahammülümüz kalmadı 2-3 gün içinde harekatı başlatıyoruz çıkışı yapıldı.

Gelecek bilimci Alvin Toffler, 1990'lı yılların başlarında yayımladığı "Savaş ve Savaş Karşıtı Mücadele" kitabında az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere kurulan "gizlilik" tuzağından bahsederken aslında gizli denilen bilgilerin %90'ının açık kaynaklarda yer aldığını belirtir.

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Cahit Armağan DİLEK, ABD'nin Çekilmesini Koordine İçin Oluşturulan Türk-Amerikan Ortak Görev Gücü'nü Değerlendirdi

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Cahit Armağan DİLEK, AB Komisyon Başkan Yardımcısının "Suriye'nin Kuzeyine İlişkin Görüşmeler Yapılıyor" Açıklamalarını Değerlendirdi

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Cahit Armağan DİLEK, Amerikan Savunma Bakanı Vekilinin Güvenli, Bölge İçin "Koalisyon Kontrolünde Gözlem Gücü Kurulması" Önerisini Değerlendirdi.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 20-10-2020

Abraham Anlaşmalarının Orta Doğu’ya Vaadi

Abraham Anlaşmaları (Abraham Accords) başlangıçta İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) tarafından yapılan bir açıklama olarak Ağustos ayında dünya gündemine düştüğünde çok taraflı bir anlaşmanın müjdecisi olmasına pek ihtimal vermek mümkün değildi.