Washington’da Irak-Türkiye ve ABD arasında PKK konusunda bir toplantı yapıldı. Irak ve ABD, Kerkük’te PKK değil, “Kürdistan Demokratik Çözüm Partisi”nin binasının olduğu cevabını verdiler. Sızan haberlerden toplantıdan somut bir sonuç çıkmadı anlaşıl
3 Ekim’de AB ile Müzakereler başlaycak ilanını yapan ve ucu açık görüşmeleri Ankara’da Kızılay Meydanında Türk milletine düzenlediği festivalle zafer diye satmaya çalışan AKP hükümeti ve basındaki AB lobisi büyük bir panik içinde.
ABD devlet politikasının bir numaralı önceliği görünürde terör ile mücadele. Amerikan ordusu ve Amerikan istihbaratı başta olmak üzere bu devletin bütün stratejik kurumlarının en önemli kaynakları terörle mücadeleye yönlendirilmiş durumda 11 Eylül’de
%25’lik AKP iktidarı başı dönmüş bir şekilde iş ve dış politikada Türkiye’nin zararlarını telafi etmekte zorlanacağı adımlar atıyor. İktidara gelmelerinin bedellerinden birisi olan KKTC’yi yok etme süreci hızla işliyor.
Resmi kaynaklara ve yaygın basına bakarsak Türk-Yunan ilişkileri “özel” bir dönemden geçiyor. İki ülkenin başbakanları arasında çok iyi bir dostluk mevcut ve bu iyi ilişkiler iki ülkenin ilişkilerinin hızla gelişmesine yardımcı oluyor.
ABD’nin Irak’taki savaşı nasıl biteceği bilinmeden devam ediyor. Amerikan halkının Bush ve Irak savaşının arkasındaki desteği sürekli azalırken, Amerikan basını her gün biraz daha fazla savaşı sorgulamaya başladı.
Azerbaycan’da Kasım 2005’de yapılacak olan seçimler yaklaşırken gerilim yükseliyor. Gerilimin ardındaki nedenlerden birisi de Bush’un Tebriz’de 10 Mayıs’da yaptığı konuşmada yaptığı çağrı.
Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD gezisi Türkiye’nin gündemini belirliyor. Gerçekten de Türk-Amerikan ilişkileri son on üç seneden buyana geçtiği istikrarsızlık döneminin zirvesine tırmanmış durumda.
ASAM Başkanı olarak, Ermeni Araştırmaları Ensititüsü’nü kurduktan sonra yaptığımız ilk tespitlerden birisi bu konudaki en büyük boşluklardan birisinin konu ile ilgili uzmanları bir araya getiren kurumsal bir kongre olmadığı hususu idi.
Yunan devletinin Helenist politikalar çerçevesinde Türkiye’ye yönelik yıkıcı faaliyetleri devam ediyor. İsmail Cem’in Dış İşleri Bakanlığı sırasında
Anti-emperyalist İslami örgüt El Kaide Londra’yı ikinci kez vurdu. El Kaide, İngiltere’yi 11 Eylül sonrasında ABD ile yaptığı işbirliğinden dolayı defalarca uyarmıştı.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 28-09-2022

Enerji Ulusal Güvenlik Konusu Olunca Öneriler İyi, Ama Yetersiz

Dünyada bir enerji dar boğazı var. Bu özellikle doğal gaz ve petrol gibi temel enerji girdilerini üretmeyen, ithal eden, kolaylıkla ikame edemeyen ve yurt içi tüketimi uzlaşma ile kısamayan ülkeler için gırtlağa takılan kılçık gibi, battıkça acıtıyor. Tüketimi kısıtlayıcı önlemler alamayan veya alın...