< İşlevsel Araştırma Merkezleri

Aile büyüklerimizden "Elizabet, denize bat" sözünü çok duymuştum. Bir dedemin babası, Gelibolu'ya gitmiş, dönüş yok.

Uluslar içerisinde kırıklar yaratarak emperyalist emellerine ulaşmaya çalışan yabancı istihbarat örgütlerinin en kullanışlı bulduğu aygıtlardan biri de dini fanatiklik olsa gerektir.

Sömürgecilik döneminden miras bırakılan anlaşmazlıklara dayanan çatışmalar bir müddet sonra kanıksanır, gündemden düşer. Afrika'da, Asya'da savaşlar yıllarca sürüp gidebilir.

9 Eylül 2022, İzmir’in 3 yıl 4 ay 24 gün emperyalist işgal karanlığından kurtuluşunun ve “Yeniden Vatan” yapıldığının 100. Yıldönümü kutlu olsun. 26 Ağustos 1922’de Türk Ordusu tarafından Afyon Kocatepe’de başlatılan “Büyük Taarruz”, 9 Eylül’de “İzmir’in Kurtuluşu” ile sonuçlanmış, “Büyük Zafer” kazanılması ile “Milli Mücadele” sona ermiştir. 9 Eylül, Türk milletinin kurtuluşu ve bağımsızlığını elde edişinin simgesi ve çok önemli bir tarihi gün olmuştur.

“Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi” ile 1918-1922’de emperyalist işgale uğrayıp elimizden çıkan topraklar, bugün yaşadığımız “Vatan” toprakları yapılmıştır.

Rusya’nın Ukrayna'yı işgale başladığı 24 Şubat’tan bu yana altı aydan fazla bir zaman geride kaldı. Savaşın başlamasından önce Rusya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa ülkeleri arasında söylemin tonunun giderek arttığı bir uzun bir gerginlik dönemine tanıklık ettik.

Haber sıradan, fakat anlamı büyük: İran, Ermenistan'ın Kapan şehrine başkonsolos atadı. Kapan, Ermenistan'ın güneydoğusunda Azerbaycan sınırına 1 kilometre mesafede, nüfusu 35 bin civarındadır.

Ülkedeki gidiş aklın ve bilimin gösterdiği yoldan çıkalı çok oldu. Geniş halk kitlelerine din kisvesi altında batıl telkin edilirken, “değerlerimiz” diye diye, aç gözlülükle beyt-ül mala nasıl el uzatıldığına, devlet bütçesinin nasıl sorumsuzca ve hesap vermeksizin çarçur edildiğine esefle tanık oluyoruz.

1998 yılında imzalanan Adana Mutabakatı veya daha iyi bilinen adıyla Seyhan Karakol Anlaşmasına kadar Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkiler başlıca üç nedenle sürekli olarak yüksek gerilim hatları üzerindeydi.

Yılda 30-33 milyon ton ham petrol, 10-12 milyon ton petrol ürünleri, ortalama 50 milyar m3 doğalgaz ve 30-35 milyon ton kömür ithal eden ve bu kaynaklar için 50 – 55 milyar dolar döviz ödeyen bir ülke 1990 yılında %52, 2002’de %68, 2017’de %76 ve 2020’de %70 oranında dışa bağımlı hale gelmişse ve de bu kaynakları kullanmak mecburiyetinde ise enerji bağımlılığından kurtulması bu politikalarla oldukça zor olduğu görülmektedir.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 12-02-2024

Kahire Ziyareti Sisi’nin Ocağına Düşmek mi?

Türkiye 2022 yılından beri Mısır ile bozulan ilişkilerini düzeltme çabası içinde. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır gezisinin hala bu kapsamda düşünülmesi ve bugüne kadar gibi sonuçlar alındığının değerlendirilmesi gerekir.

Error: No articles to display