< < "Özerklik" ilanı ve İmralı görüşmelerinin bazı detayları


"Özerklik" ilanı ve İmralı görüşmelerinin bazı detayları

Yazan  25 Temmuz 2011
Vatanımızı böldürmemek için gençlerimiz şehit olurken, aynı anda “demokratik özerklik” ilan ediliyordu.

13 askerimizin şehit edildiği gün (14 Temmuz 2011) Demokratik Toplum Kongresi(DTK) Genel Başkan Yardımcısı ve Bağımsız Van Milletvekili Aysel Tuğluk, "Uluslararası insan hakları belgelerinin tanımladığı haklar ışığında ortak vatan anlayışı temelinde toprak bütünlüğüne ve demokratik ulus perspektifi temelinde Türkiye halklarının ulusal bütünlüğüne bağlı kalarak, Kürt halkı olarak demokratik özerkliğimizi ilan ediyoruz"[1] açıklamasını yaptı, Tuğluk daha sonra yaptığı açıklamada yaptığı konuşmanın içeriğini değil de zamanlamasının yanlış olduğunu belirtti. Aynı blok içerisinde bulunan Leyla Zana, Şerafettin Elçi, Altan Tan ve Ertuğrul Kürkçü tek taraflı olarak alınan bu özerklik kararına tepki gösterdiler. Ülkemizin dört bir tarafında 13 şehidimizin toprağa verildiği anlarda ise "Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez" sloganları atılıyordu. Vatanımızı böldürmemek için gençlerimiz şehit olurken, aynı anda vatanın bölünmesinin ilk aşaması olan "demokratik özerklik" ilan ediliyordu.

Tuğluk'un açıklamalarında dikkati çeken önemli husus "Uluslararası insan hakları belgelerinin tanımladığı... "ve "Uluslararası camiaya çağrımızdır, uluslararası hukukta da yeri olan bu hak esas alınarak Kürt halkının ilan etiği demokratik özerkliği tanımaya çağırıyoruz" ifadelerinde yer alan "uluslar arası belgelere, camiaya, hukuka" vurgu yapılmasıdır. Bu ifadeler, yapılacak yeni anayasada "özerklik" yer almazsa, konunun taşınacağı platform ve yol haritası ile ilgili ip uçları da vermektedir. Aslında Silvan kırsalında yaşanan çatışmadan hemen sonra BDP'liler tarafından NATO ve BM'den bir araştırma komisyonu istenmesi de bu konuda atılmış adımlardan biridir.

Açılım süreci, taraflı çalışmalar,

TESEV tarafından "demokratikleşme" kapsamında gazeteci Cengiz Çandar'a hazırlatılan "Dağdan iniş-PKK nasıl silah bırakır" başlıklı rapor kamuoyu ile paylaşıldı. Raporun altı çizilmesi gereken hususları şöyledir:

- Rapora ilişkin olumsuz görüşleri nedeniyle MHP ile görüşülmediği ve 2007 sonrasında Kürt sorununu demokratik açılım ile çözmek girişimlerinin planlamasına başlanmadan önce askeri otoriteye "Askeri olarak PKK'ya son verebilecek misiniz? sorusunun iletildiği ve bu soruya kesin bir olumlu karşılık alınmaması üzerine "Açılım" hazırlıklarına girişildiği" [2] ifade edilmektedir.

- Raporda, PKK'nın silah bırakması için "teslimiyet" ve "tasfiye" paradigmasının dışlanması gerektiği, önerilen yeni paradigma da ise: "PKK olgusunu "terörizm", PKK'nın kendisini "terör örgütü" ve mensuplarını "teröristler" olarak tanımlamak yerine, durumun bir "Kürt isyanı" olarak tanımlamasının gerektiği, Türkiye Hükümeti'nin PKK'yı bir Kürt isyanı olarak değerlendirmesinin çözüm için ilk ve en önemli adım"[3] olacağı belirtilmektedir.

Raporun yukarıda arz edilen hususları incelendiğinde Türkiye genelinde %5 oyu bulunan BDP'nin düşünceleri ve desteğinde hazırlanan raporun ülke genelinde %13 oyu bulunan MHP'nin düşüncelerinin alınmaması (rapora ilişkin olumsuz görüşleri nedeniyle) tarafsızlığının sorgulanmasına yol açmaktadır. Diğer önemli bir konuda TSK'nin PKK'ya son veremeyeceği varsayımından yola çıkarak askerlerden görüş alınmamasıdır. Dolaylı yoldan TSK'nin terörle mücadele de başarısız olduğu ve olacağı önyargısı ile yola çıkılmıştır. TSK terörün çözümünde tek başına silahlı mücadelenin yeterli olamayacağını defalarca açıklamış, mücadelenin siyasi kararlılık, uygun yasal düzenlemeler, sosyal, ekonomik ve kültürel boyutları ile "top yekun" yürütülmesi gerektiğini belirtmiştir. Raporun hazırlanmasında TSK'ne saldırının geldiği boyutun bir göstergesi olması nedeniyle dikkate değerdir.

Raporda yer alan en önemli husus teröriste "terörist" denmemesi ve durumun bir terörizm değil de "Kürt isyanı" olarak adlandırılması gerektiği ifadeleridir ki bu durum gelinen son noktayı göstermektedir. "İsyan" ifadesinin kabulü konuyu uluslar arası platforma taşıma ve sorunu dış müdahaleye açma girişimin anahtarıdır. Aysel Tuğluk'un açıklamaları ile beraber değerlendirildiğinde sahnelenmek istenen oyun daha anlaşılır hale gelmektedir.

Öcalan'la görüşmeler

İmralı 2007 yılından itibaren giderek artan bir görüşme trafiğine sahne olmaktadır. Görüşmelerin yapıldığı artık inkâr edilmemektedir. Kamuoyunda bile "olağan" hale getirilmiştir. Açılım sürecinin tarafı haline getirilen İmralı aynı zaman da süreci belirleyen, yönlendiren kişi haline getirilmiştir. Şu ana kadar birçok protokol yapıldığı Öcalan tarafından belirtilmiştir. Öcalan "Protokoller karşılıklı imza şeklinde değil de çözüme ilişkin üzerinde mutabakata varılan bir metin şeklindedir. Protokoller ön açıcı, çözüm geliştirici ve çözüme ilişkin devletle üzerinde uzlaşmaya vardığımız ve bağlı kalacağımız çözüm metinleridir, çözüm protokolleridir. Protokoller önümüzdeki süreçte atılması gereken somut ve pratik adımlara ilişkindir. Protokollere imza atma söz konusu değildir. Daha o aşamaya gelmiş değiliz. Halen heyetle protokoller üzerinde görüşmeler ve çalışmalar devam ediyor, üzerinde çalışılıyor"[4] ifadesi ile bazı konularda uzlaşmaya varıldığını ve uzlaşmaya varılan konulara bağlı kalınacağını (karşılıklı söz verildiği) belirtmiştir. Ayrıca Öcalan "Barış ve Anayasa Konseyinin" kurulması konusunda[5] devletle anlaşmaya vardıklarını, "yemin krizinin" aşılması konusunda da KCK tutuklularının hatta tüm tutukluların serbest bırakılması, %10 barajının düşürülmesi, Terörle Mücadele Kanunun değiştirilmesi gibi hususların hayata geçirilmesi halinde krizin çözülebileceğini belirtmiştir. Yapılan görüşmelerin içeriğinden anlaşılacağı üzere Öcalan, Türkiye için hayati öneme haiz konularda söz sahibi olmayı sürdürmektedir. Yapılan tüm görüşmeler terörün bitirilmesi içindir. Oysa sürece tamamen hakim olduğunu iddia eden Öcalan "Her koşulda gerilla öz savunmasını yapacaktır. Gerilla ölmemek için askerle karşılaştığında kendini savunacaktır. Bunun için aktif veya pasif savunma yoktur. Gerilla yirmi dört saat öz savunmasını yapacaktır. Kendisine yapılan saldırılara da misliyle karşılık verecektir. Gerilla bu konuda beni yanlış anlamasın. Ben çatışmasızlığa ilişkin bir şey söyleyemem. Söylemem de doğru olmaz zaten. Ben burada KCK adına karar alamam."ifadeleri ile "açılım sürecinin" esas amacı olan terörü bitirmek konusundaki yetersizliğini de ortaya koymaktadır.

Sonuç yerine

Yapılan özerklik ilanında dikkat edilmesi gereken husus, ilan metninde "uluslararası belgelere, camiaya, hukuka" vurgu yapılması ile Silvan kırsalındaki çatışmada şehit edilen 13 askerimizle ilgili olarak BDP'lilerin BM ve NATO'dan istediği araştırma komisyonu talepleridir. TESEV'in hazırlattığı raporda da terörizm yerine "Kürt isyanı" tanımının kabul edilmesinin çözüm için önemli bir adım olacağı iddiası ile birleşince sorunun uluslar arası ortama taşınma gayreti açıkça görülmektedir. Öcalan ile yapılan görüşmelerde ülkemiz için hayati öneme haiz tüm konular konuşulurken ve karşılıklı mutabakatlar sağlanırken, Öcalan'ın Kandile hakim olamadığı yaşanan olaylardan (Tokat kırsalında güvenlik güçlerine pusu, Hakkari 16 sivilin öldüğü mayın eylemi, Taksim'deki intihar eylemi, Ilgaz'da seçim konvoyuna pusu, Dolapdere eylemi vb.) anlaşılmaktadır. Öcalan kendisi ile yapılan görüşmelerde "ben çatışmasızlığa ilişkin bir şey söyleyemem" diyerek yetersizliğini ortaya koymaktadır. Bu bilgiler ışığında Ankara'nın yeni bir değerlendirme yapması gerekmektedir



[1]Milliyet, 14 Temmuz 2011, http://siyaset.milliyet.com.tr/dtk- demokratik -ozerklik -ilan- etti/siyaset/ siyasetdetay /14.07.2011/1414430/ default.htm

[2] Milliyet, 25 Haziran 2011, http://siyaset.milliyet.com.tr/iste-devlet-ocalan-gorusmelerinin-tarihi/siyaset/siyaset detay /25.06.2011/1406576/default.htm

[3] Milliyet, 25 Haziran 2011, http://siyaset.milliyet.com.tr/iste-devlet-ocalan-gorusmelerinin-tarihi/siyaset/siyaset detay /25.06.2011/1406576/default.htm

[4] Rojaciwan, 08.07.2011,http://www.rojaciwan.com/haber-67364.html

[5] Rojaciwan, 08.07.2011,http://www.rojaciwan.com/haber-67364.html

Kenan Ertürk

Eğitim Durumu;

  1. Yüksek Lisans : İstanbul Üniversitesi, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler, 09.1988 - 08.2000,
  2. Lisans : KHO, Elektrik Elektronik Mühendisliği, 1980-1984
  3. Lise:Mustafa Kemal Lisesi ANKARA, 1976-1980

 

İş Tecrübeleri;

 

1. 01.09.2010, 21 Yüzyıl Türkiye Enstitüsü, DYÇA, Mrk. Bşk. Ankara,

07.2005-07.2008, Genel Kurmay Başkanlığı, Etüt Plan Proje Müdürü, Ankara,

2. 07.2001-07.2005, Güvenlik Subayı, 3 ncü Or. K.lığı Erzincan,

3. 07.1996-07.2001, Güvenlik Uzmanı, 2 nci Or. K.lığı, Malatya,

4. 07.1992-07.1996, Birlik Komutanlığı, Diyarbakır,

5. 07.1990-07.1992, Birlik Komutanlığı,Kıbrıs,

6. 07.1985-07.1990, Birlik Komutanlığı, İstanbul

 

Gerçekleştirdiği Projeler

1. Etnik Yapının Siyasi Hayata Etkileri master tezi, Türkiye'de ilk defa sosyolojik veriler sayısal hale getirilerek, ARTWIEW, IMAGENE programları kullanılarak, Uydu haritaları üzerinde birebir ölçekli gösterilmiştir. Bu araştırma uygulanarak 1999 Genel Seçimlerinde Malatya bölgesi %0.03 yanılmayla tahmin edilmiştir.

2. EXCEL programında,(Çayyolu, Yenimahalle, Ankara, Türkiye) nüfus ve sosyal veri girişleri ile karşılaştırmalı tablolar yapılarak, İTALYA ve İSPANYA'da Eğitim kurumlarında arz edilmiştir.

3. EXCEL programında, aylık gelir - gider tabloları (detaylı) yapılarak aylık ve yıllık karşılaştırmalı bilanço (basit) yapılmıştır.

Yabancı Dil: İngilizce, Konuşma:6, Yazma:8

Sertifika Bilgileri;

  1. Stratejik İstihbarat Analizi,  Genel Kurmay Başkanlığı - 05.11.2004,
  2. Güvenlik - (Özel Güvenlik Sertifikası)K.K.K. - 13.04.1998 
    Kalite - Denetim - (Toplam Kalite Eğitimi Sertifikası), MSB - 21.12.2006, RİSK YÖNETİMİ,
  3. Temel Kurs, Kara Kuvvetleri Komutanlığı - 26.07.1985, Birlik ve sınıf eğitimi temel bilgileri, Personel sevk ve idare konuları (10 ay ),
  4. Oryantasyon, Kara Kuvvetleri Komutanlığı - 09.08.1985, Sınıf oryantasyonu ile ilgili temel bilgiler,
  5. Sürekli Gelişim Faaaliyeti Eğitici Eğt., M.S.B. - 16.05.2006, Kriz Yönetimi, Risk Yönetimi, Bilgi Yönetimi, Zaman Yönetimi, İnsan Kaynakları, Personel yönetimi,
  6. Güvenlik Kursu; Genel Kurmay Başkanlığı - 13.11.199, 3 Ay süreli Güvenlik Kursu,
  7. Bilgi Destek, Genel Kurmay Başkanlığı - 24.01.1997 , 3 Ay Süreli Beden Dili, Propaganda,
  8. Stratejik İstihbarat Kursu, Genel Kurmay Başkanlığı - 29.11.2002,
  9. Birlik İdaresi Kursu, Kara Kuvvetleri Komutanlığı - 20.04.1990,
  10. Bilgisayar Kursu, Genel Kurmay Başkanlığı - 18.12.1998,
  11. Analiz Kursu, Genel Kurmay Başkanlığı - 05.11.2004,
  12. AR-GE Yönetimi, MSB - 22.06.2006,
  13. Geliştirme Danışmanı Sertifikasyonu (SAP - Geliştirme Danışmanı Sertifikasyonu)MSB - 21.12.2006

      21Yüzyıl Türkiye Enstitüsü WEB (www.21yyte.org) yazıları

1.      Açılım sürecine” yurt dışından oyuncu transferi, 08.08.2011 - Kenan ERTÜRK - Makale / Analiz

2.      "Özerklik" ilanı ve İmralı görüşmelerinin bazı detayları, 25.07.2011 - Kenan ERTÜRK - Makale / Analiz

3.      Terörle Dans, 05.05.2011 - Kenan ERTÜRK - Makale / Analiz

4.      Başbakan’ın Irak “Açılımı”, 29.03.2011 - Kenan ERTÜRK - Makale / Analiz

5.      PKK’nın talimatı ile “Sivil İtaatsizlik”, 25.03.2011 - Kenan ERTÜRK - Makale / Analiz

6.      Devlete Şantajın Yeni Adı: “İleri Demokrasi”, 11.03.2011 - Kenan ERTÜRK - Makale / Analiz

7.      Sorunun Adını Doğru Koyamamak, 01.03.2011 - Kenan ERTÜRK - Makale / Analiz

8.      Öcalan'ın Mısır "açılımı", 18.02.2011 - Kenan ERTÜRK - Makale / Analiz

9.      Demokratik Özerklik mi? Yeniden Sevr mi ?, 27.01.2011 - Kenan ERTÜRK - Makale / Analiz

10.  Terör ve Sorumlu "Sorunlu" Medya İlişkisi, 13.01.2011 - Kenan ERTÜRK - Makale / Analiz

11.  Kürtçe Savunma Talebi mi? Ayrışmanın Argümanı mı?,10.12.2010 - Kenan ERTÜRK - Makale / Analiz

12.  Ankara’nın Irak’taki Hükümet Krizindeki Politikası: “Üç Yanlış, Bir Doğruyu Götürür mü ?”, 02.12.2010 - Kenan ERTÜRK - Makale / Analiz

13.  AB’nin “Kürt Konferansı” Merakı,  20.11.2010 - Kenan ERTÜRK - Makale / Analiz

14.  Analar Ağlamasın, Vatan Sağ Olsun, 12.11.2010 - Kenan ERTÜRK - Makale / Analiz

15.  KCK Operasyonları Sürerken PKK ile Müzakere, 03.11.2010 - Kenan ERTÜRK - Makale / Analiz

16.  Açılımda Trafik Hızlanırken Sorular ve Uyarılar, 01.10.2010 - Kenan ERTÜRK - Makale / Analiz

17.  AB'nin ROJ TV ve PKK'ya Yönelik "Yeni" Yaklaşımı, 06.09.2010 - Kenan ERTÜRK - Makale / Analiz                                                                                                                        

Yazıları:

1.  21 Yüzyıl Dergisi

a.       ABD’nin Irak’tan Çekilmesi ve Bölgenin Yeni Güç Muvazenesi, Ekim 2010

b.      PKK Terör Örgütünün Bitirilmesi Bakımından Bölge Olanaklarının Değerlendirilmesi, Kasım 2010

c.       Kırsalda Terör, Kentte Demokratik Hak, Aralık 2010

d.      Annem de Türk’tü…, Ocak 2011

e.       Terörle Mücadeleyi Kısıtlayan Yasalar, Mart 2011

f.       Geleceğin Sureti: Talabani ve Barzani’den Sonra Hayat (var mı?), Nisan 2011

2.      Diğer Dergi/Kitap Yazıları:

a.         Bölücü Kürt Siyasi Hareketinin Özerklik İlanı ve Azan PKK Terörü Karşısında Çare; Yeni Anayasa mı, Yoksa Başka Önlemler mi?  (Kenan ERTÜRK, Şahin MENGÜ, Celalettin YAVUZ, Şahin YENİŞEHİRLİOĞLU), Ekoenerji, Ağustos 2011

b.         Tarihsel Süreçte Musul Sorunu (Kuzey Irak) ve Geleceğe Yönelik Öngörüler, Dr. Nevin YAZICI-Kenan ERTÜRK, Türk Yurdu, Ekim 2011,

c.         ABD Sonrası Irak, (Kenan ERTÜRK, Nüzhet KANDEMİR, Prof. Dr. Hasan KÖNİ, Prof. Dr.Özcan YENİÇERİ, Prof. Dr.Tayyar ARI,Prof. Dr.Talip ÖZDEŞ, Prof. Dr.Sadi ÇAYCI, Prof. Dr.Kürşat TURAN, Doç.Dr. Mehmet ŞAHİN, Doç.Dr. Serhat ERKMEN, Hicran KAZANCI, Dr.Sinan OĞAN, Bahadır Selim DİLEK, Riyaz SARIKAHYA, Yankı, Kasım 2010

Raporlar:

Türkiye Cumhuriyeti'nin Bölünmesinin Aracı Olarak “Demokratik Özerklik”, 21 Yüzyıl Türkiye Enstitüsü, İkbal VURUCU - Kenan ERTÜRK, Temmuz 2011

TV ve Radyo Programları:

1. 26.09. 2011, Türkiye'nin Sesi Radyosu, “ son terör olaylarının değerlendirilmesi”,

2. 01.08.2011,  Kanal T, “Suriye’deki Gelişmeler”,

3. 01.08.2011, Beyaz TV, “Terör”,

4. 04.07.201, Türkiye'nin Sesi Radyosu, “  terör olaylarının değerlendirilmesi”

5. 04.07.2011, ART, “21 Yüzyıl Dünya” Programı,

6. 18.05.2011, Türkiye'nin Sesi Radyosu, “  terör olaylarının değerlendirilmesi”,

7. 25.03.2011, CNNTÜRK, “Sivil İtaatsizlik Eylemleri”,

8. 05.03.2011, Türkiye'nin Sesi Radyosu, “  terör olaylarının değerlendirilmesi”,   

9. 30.12.2010, Beyaz TV, “Demokratik Özerklik, - Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah GÜL'ün Diyarbakır Ziyareti, - MGK Kararları”,  

10. 24.12.2010, TV-8 “Haber Aktif”,  

11. 23.12.2010, CNNTÜRK, “Haber Programı”, 

12. 16.12.2010, CNNTÜRK, “Haber Programı”, 

13. 07.12.2010, ART, “21 Yüzyılda Dünya Programı”,

14. 10 Kasım 2010, Başkent TV, “Atatürk'ün Liderlik Anlayışı ve Dış Politikası”,  

15. 29 Ekim 2010, Başkent TV, “Cumhuriyet ve Değerleri”,

 Toplantılar;

1. 29 Eylül 2010 tarihinde, 21 Yüzyıl Türkiye Enstitüsünde, “ABD Çekilirken Irak ve Bölge” konulu bir beyin fırtınası

2.  21 Yüzyıl Türkiye Enstitüsünde, Şubat 2011, “Analiz Teknikleri”,

Konferanslar; 

1. 10 Kasım 2010, Milli Düşünce Merkezi'nde "PKK Operasyonları Sürerken KCK ile Müzakere'

2. 28 Ekim 2010, 21 Yüzyıl Türkiye Enstitüsü, “Beden  Dili ve İletişim Teknikleri”

3. Mart  2011, Türk Ocakları/Konya, “ Terör”  

4. Ocak 2011,  “Beden Dili ve İletişim Teknikleri”  Ankara, 

5. Şubat 2011, “Beden Dili ve İletişim Teknikleri ”  Kayseri,

6. Mart  2011, “Beden Dili ve İletişim Teknikleri,”  Konya,

7. Nisan 2011, “Beden Dili ve İletişim Teknikleri,”  Eskişehir,

8. Şubat 2011, “Beden Dili ve İletişim Teknikleri,” İstanbul,

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Tugay Uluçevik   - 07-07-2022

Millî Dava’da Yeni Politika, Eski Uygulamalar

Türkiye ve KKTC Millî Kıbrıs Davamızda 1974’den sonra BMGS’nin “iyi niyet görevi” [mission of good offices] çerçevesinde Kıbrıs’ta taraflar arasında eşit düzeydeki [on an equal footing] müzakerelerle “iki toplumlu, iki kesimli federal çözüm” [bicommunal, bizonal federal solution] hedefi doğrultusund...