< < Londra İkinci Kez Vuruldu


Londra İkinci Kez Vuruldu

Anti-emperyalist İslami örgüt El Kaide Londra’yı ikinci kez vurdu. El Kaide, İngiltere’yi 11 Eylül sonrasında ABD ile yaptığı işbirliğinden dolayı defalarca uyarmıştı.

Ancak İngiliz hükümeti Washington'a verdiği desteği sona erdirmemekte ısrar ediyor. Hatta İngiliz hükümetinin savaşın başlamasını sağlamak için istihbarat raporlarını bilinçli olarak yönlendirdiği ve bunları ortaya çıkaran İngiliz yurttaşlarının İngiliz derin devleti tarafından ortadan kaldırıldığına dair bilgilerde var.

ABD-İngiliz ittifakı kadar İngiliz ordusunun Irak'ta uyguladıkları insan hakları ihlalleri de İngiltere'ye karşı El Kaide'nin kızgınlığını artıran unsurlardan birisi olabilir.İngiliz ordusu direnişin daha az olduğu güney Irak'ta şii bölgesinde konuşlanmış olsa da sert insan hakları ihlallerinde bulunuyor.Şu ana kadar insan hakları ihlallerinden dolayı yargılanan İngiliz asker sayısı ise sadece üç. Bütün bunlar, Batı emperyalizmine karşı mücadele eden bir örgüt kimliğine sahip olduğu ileri sürülen İslam mücahidi El Kaide'yi İngiltere'ye karşı ikinci kez bombalı saldırılar düzenlemeye sevk etti.

Bu ikinci saldırı da El Kaide militanları insaflı davranarak insan öldürmekten kaçındılar ve küçük patlamalarla İngiliz hükümetini uyarmakla yetindiler. Blair, Irak savaşının başından buyana sürdürdüğü sert tutumu sürdürmek konusunda ikinci bombalama eylemlerinden sonra da kararlı göründü ve bombalamalarla İngiltere'nin Irak'ın işgalinde oynadığı rol arasında bir ilişki olmadığını ileri sürdü.

Oysaİngiliz devletini güvenlik servisleri tarafından hazırlanan raporlar Blair'in tutumunu yalanlıyor. Raporları kendi emelleri doğrultusunda saptırma konusunda gelişmiş bir yeteneğe sahip olan Blair hükümeti çarpıtmalara devam ediyor. Öte yandan vurulan başkentin belediye başkanı ve muhalif kimliğinden dolayı Kızıl diye tanıtan saygın bir politikacı olan Kızıl Ken olaylardan sadece İngiliz hükümetinin Irak politikasını değil, Batı uygarlığının Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki Orta Doğu politikalarını sorumlu tuttu. Kızıl Ken yaptığı açıklamada"eğer Orta Doğu petrolünü yönlendirmek ve sahiplenmek yerine sadece satın almak ile yetinse idik bu gelişmeler olmazdı" dedi.

Blair ise El Kaide'nin dialog arayışlarına ve İngiliz ordusunun Irak'tan çekilmesi talebineolumlu cevap vermek yerine temel insan haklarını kısıtlayan ve AB normlarına uymayan bir dizi baskıcı önlem alarak cevap vermeye hazırlanıyor. İngiltere'deki bir çok ilerici demokrat çevrenin şiddetle karşı çıkmasına rağmen İngiliz hükümeti yeni sert önlemlerde kararlı görülüyor. İngiliz polisi şüpheli gördüğü bir Brezilya'nın kafasına beş kurşun sıkarak öldürdü ve bu politikasının bir polis değil, "ulusal politika" olduğunu söyleyerek, bundan sonra da sürdürüleceğini açıkladı. Halen Londra sokaklarında dolaşan 2000 "kelle avcısı" kurşun sıkacak baş arıyorlar.

Demokrat çevrelerin karşı çıkışları "Müslümanları İzleme Komitesi" adlı bir komitenin kurulmasını engellemedi. Akıllara SS ve SA'ları getiren birimin İngiltere'de bombalamalardan sonra ortaya çıkan ruh haline de çok uygun olduğu görülüyor. İngiliz faşistleri İngiliz vatandaşı Müslümanlara karşı insan avı başlatmış durumdalar. Bir yandan camiler basılırken öte yandan Müslümanlar polisin gözü önünde dövülerek öldürülüyor. İngiliz basını bu haberleri yayınlamıyor. Londra politikalarını değiştirmediği, Irak'tan asker çekmediği ve El Kaide ile yapıcı bir dialog ve Irak'tan çekilme konusunda hızlı adımlar atmadığı sürece İngiltere'de saldırıların sona ermeyeceği anlaşılıyor.

Bu yazıyı okuyanlar üslubun bu köşenin yazarının genel tarzına uygun düşmediğini hemen anlamışlardır. Bu doğru bir tespittir. Bu yazımda "BBC üslubunu" kullanmayı denedim.Hani kendi ülkesinde yapılan terör eylemlerini yapanlara terörist diye nitelendirip başka ülkelerde faaliyet gösteren teröristlere militan diyen İngiliz yayın kuruluşu. Sonuç böyle oluyormuş.

Son ekleyen 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Editörü

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR