Güneydoğu Anadolu’da Neler Oluyor?-Büyük Resim

Yazan  22 Kasım 2013

PKK ile müzakerelerin başlamasından buyana terör örgütü bölgede meşruluk kazanma ve siyasal/askeri/ekonomik/sosyal iktidar inşası süreci içinde. Güneydoğu Anadolu’da 12 kentin toplamında 2011 seçimlerinde BDP oyları % 51, AKP oyları % 34.7 idi. Şimdi AKP oyları PKK’nın güçlenmesine koşut olarak aşağıya doğru giderken, PKK oyları artıyor. Muhtemelen önümüzdeki seçimde 12 ildeki BDP oyu % 60’ı aşacak, AKP oyu ise % 25’lere doğru gerileyecek. Bunun nedeni AKP Hükümetinin bölgenin yönetimini PKK’ya devredeceğine dair yaygın bir inancın bölgede halk genelinde hakim olmaya başlamasıdır. Böyle bir inancın halka yerleşmesinin iki temel nedeni vardır. Birincisi AKP Hükümetinin Güneydoğu Anadolu’da Türkiye Cumhuriyeti devletini  adeta askıya alması, ikincisi ise halk bu durumu görürken, PKK’nın bu durumun gelecekte Güneydoğu Anadolu’da PKK yönetiminde bir özerk bölge oluşturulacağı şeklindeki bütün kılcal damarlarına uzanan propogandasıdır.

Son bir yıldır PKK ne kadar halkın içinde ise devlet o kadar geriye binalara çekilmiş durumda. Bundan dolayı, artık Türk Ordusu’nun bölgeden ne zaman çekileceği tartışmalarını duymanız normal olduğu gibi, bir lokantada sizin bölge dışından geldiğiniz anlaşıldığında “Türkiye’den mi geldiniz?” sorusu ile karşılaşmanız mümkündür.

Moral üstünlük tamamen PKK’ya geçmiş durumdadır. PKK “gerilla alanları” ilan etmiş, buraya girmeye çalışan Türk birliklerine ateş etmekte, Genelkurmay Başkanlığı ise “meşru müdafaa kapsamında” ateş ettiklerini açıklamaktadır. Oysa ki gece saat 02.00’da Cudi Dağı’nda görüntü alan subay tugay komutanına sormadan ateş etmemektedir. Asker ve polis üzerinde korkunç bir “barışı provoke etmeyin” baskısı vardır. Öte yandan PKK terörü devam ediyor. Terör örgütü, en seçkin köy korucularını şehit ediyor, evlerini basıyor, bombalıyor.  Terör örgütü kentlerde asayiş dediği gruplar ile terör estiriyor. PKK’ya yakın belediyeler araçlarla dağdaki PKK’lılara yemek taşıyorlar. KCK, kaymakam ve vali atamış durumda. PKK mahkemeleri çalışıyor. Bölgede ekonomi, arazi alım satımı dahil PKK’nın kontrolündedir. Üstelik AKP Hükümeti yeni tavizler vermeye hazırlanıyor. Kuzey Irak’tan gelecek petrol boru hattının gelirlerinin PKK’lı belediyeler ile paylaşılması, eğitimde belediyelerin görev üstlenmesi gibi tavizlerin verilmesi için hazırlanılıyor. PKK üst yönetimini de kapsayacak bir devlete karşı işlenen suçlar konusunda çıkarılacak af ile PKK’lıların serbest bırakılması çalışmaları içinde zaman kollanıyor.

Bu arada Türkiye’de kazandığı zeminin farkında olan PKK, dikkatini Suriye’nin kuzeyinde kontrol altına aldığı bölgelere yönlendirmiş durumda. Bu bölgede bir PKK devletçiğini kurma çalışmaları hızla ilerliyor. Türkiye içinde çatışma olmadığı için PKK, güçlerinin ve kaynaklarının önemli bir kısmını Suriye için harcıyor. PKK zamana oynuyor. Çünkü zaman PKK’nın lehine çalışıyor. Örgüt ve Öcalan bu noktada ayrışmış durumdalar. Öcalan bir an önce dışarı çıkmaya çalışırken, Kandil’in Öcalan’ı bir an önce dışarı almak gibi bir acelesi yok. Bu örtülü ayrışmaya rağmen iki tarafta bağları koparmamak için azami gayret gösteriyorlar. Öcalan, PKK’yı kontrol ettiği intibaını vermeye çalışmaktadır. Örgüt de Öcalan’ın kendisini kontrol ettiği imajını çizmeye çalışmaktadır. 

İşte bu ortamda Barzani, PKK’nın artan gücünü dengelemek ve AKP’ye destek olmak için Diyarbakır’a geliyor. En azından AKP bunun için davet ettiğini düşünüyor. Barzani’nin AKP’nin böyle düşünmesinden rahatsız olduğu söylenemez. O kendi uzun vadeli Büyük Kürdistan stratejisinde bir adım daha attığının bilinci ve rahatlığı içinde Erbil’e dönüyor.      

Prof. Dr. Ümit Özdağ

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Yönetim Kurulu Başkanı

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 28-09-2022

Enerji Ulusal Güvenlik Konusu Olunca Öneriler İyi, Ama Yetersiz

Dünyada bir enerji dar boğazı var. Bu özellikle doğal gaz ve petrol gibi temel enerji girdilerini üretmeyen, ithal eden, kolaylıkla ikame edemeyen ve yurt içi tüketimi uzlaşma ile kısamayan ülkeler için gırtlağa takılan kılçık gibi, battıkça acıtıyor. Tüketimi kısıtlayıcı önlemler alamayan veya alın...