29 Ekim 2021, Cumhuriyet’in 98’nci yıl dönümünde Türk Milleti’nin “Cumhuriyet Bayramı” kutlu olsun. 2023 yılı Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100.yılı Türk milleti için büyük önem arz etmektedir.

1960'lı yıllarda başlayıp, 2000’li yıllarda hız kazanan ve 4. boyutu ifade eden dijital teknolojiler özellikle iletişim alanında tüm dünyada mesafe ve zaman sorununu yok ederek 21. yüzyılın şekillenmesinde inanılmaz roller oynamaktadır. 

23 Ağustos-13 Eylül 2021 “Sakarya Zaferi’nin” 100. Yıldönümü Türk Milletine kutlu olsun. Yunan ordusu, Türk kuvvetlerine son darbeyi vurarak Türk Büyük Millet Meclisini(TBMM) ortadan kaldırarak Milli Mücadele’nin merkezi olan Ankara’yı ele geçirmek ve Türk ordusunun direnme gücünü yok etmek amacıyla 23 Ağustos 1921 sabahı “Sakarya Meydan Muharebesi”Türk ileri mevzilerine taarruz ile başlatmıştır.

9 Eylül 2021, İzmir’in 3 yıl 4 ay 24 gün emperyalist işgal karanlığından kurtuluşunun ve “Yeniden Vatan” yapıldığının 99. Yıldönümü kutlu olsun.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Başkomutanlığında 26 Ağustos 1922’de Afyon-Kocatepe’de başlayan ve 30 Ağustos'ta 1922’de Dumlupınar'da emperyalist devletlere karşı kazanılan “Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi” sonrası “Bağımsızlık” ve “Kurtuluş”mücadelemizin zaferle taçlandığı, Cumhuriyetimizin temellerinin inşa edildiği, tarihten silinmek istenen bir milletin direniş ve dirilişinin yükseldiği, tüm ezilen milletlere moral ve heyecan kaynak günü olan “30 Ağustos Zafer Bayramı” kutlu olsun.

"Yeşil Vatan Tehlikede I"yazımızı hazırlarken yangınlar başlamamıştı. Temennimiz bu yazı okunurken bütün yangınlar söndürülmüş olsun. Asıl tehlike ise "Yeşil Vatan"ın kalıcı olarak çölleşmeye başlamasıdır.

Yeşil Vatan, sadece göze ve gönle ferahlık veren ağaç, bitki örtüsü değildir. Aynı zamanda hayatın vazgeçilmezi oksijendir, sudur, hubutattır, sebzedir, meyvedir, hayvan gıdasıdır, protein kaynağıdır, giyecektir… "Asker midesi üzerinde yürür" vecizesi gereği, vatan savunmasının da olmazsa olmazıdır.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi, “Türk Boğazları” Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul (Karadeniz) Boğazı olarak kabul etmiş,yalnızca İstanbul Boğazı’ndan geçişleri değil,aynı zamanda deniz trafiğini düzenleyerek Ege Denizi ile Karadeniz arasındaki deniz ulaşımına ilişkin hukuki düzenlemeyi kapsamıştır.

Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF), bölgesel sorunların çözümü konusunda taslak metinlerin tartışılma ve olgunlaştırılma zemini olması son derece önemlidir. Genellikle ekonomik alandaki benzeri forumlar, kesinleşmiş gündemlerle toplanmadıkları halde güncel ve muhtemel sorunların tartışma platformunu oluştururlar. Önemli bir kısmı eski sömürgecilerin kumpası durumundaki sorunların çözümünü, eski sömürgecilerin patronluğundaki BM benzeri kurumlarda aramak tavukları tilkiye emanet etmek demektir. Mesela Etiyopya, Mısır, Sudan arasındaki baraj inşası sorunun çözümünü Arab Birliği veya İslam İşbirliği Teşkilatı benzeri örgütler yerine BM Güvenlik Konseyi'nde aramak eski sömürgecilere müdahale davetiyesi göndermek anlamına gelir.

Sovyet sonrası Türk cumhuriyetleri arasında da birçok sınır sorunları bulunmakta olup Kırgızistan-Tacikistan arasındaki anlaşmazlık 49 kişinin ölümüne yol açmıştır. Bölge ülkeleri arasında birçok uzlaşmazlık, hatta savaş sebebi olabilecek sınır ve egemenlik problemleri bulunmaktadır. Bunların çözümü için Türk Keneşi bünyesinde bir hakemlik kurumu oluşturmak son derece önemlidir. Genel kuralların, çözüm yöntemlerinin belirlendiği kurumsallaşmalar çok daha etkili olabilecektir.

ADF'de görüştüğümüz Kırım Türklerinin temsilcileri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile Refat Chubarov, Kırım'a girişlerinin yasak olduğunu hüzünle söylediler. Rusya ile ilişkilerimizin hassasiyeti nedeniyle panellerde dertlerini anlatamamalarından dolayı da mahzundular.

Antalya Diplomasi Formu (ADF), uzun hazırlık ve pandemi ertelemelerinden sonra 18-20 Haziran'da toplandı. Komşu ve bölge ülkeleri ile Türk cumhuriyetlerinden, Afrika'dan devlet başkanları, dışişleri bakanları, bölgesel örgüt temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ile akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı forumda 21 panel düzenlendi.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof.Dr. Alaeddin Yalçınkaya   - 18-05-2022

Gıda Güvenliği, Milli Güvenliğin Ayrılmaz Parçasıdır

Rusya-Ukrayna Savaşı üzerinden derin stratejiler, büyük gıda krizi endişelerini gündeme getirmiştir. Hemen her kesimin kenarından köşesinden tehlikeye temas etmesi olumlu bir gelişmedir.