Kayıt dışılık, İstihdam, İşsizlik ve Kaynakların Dağılımı Bağlamında Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin Ekonomik Etkilerine Dair


Kayıt dışılık, İstihdam, İşsizlik ve Kaynakların Dağılımı Bağlamında Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin Ekonomik Etkilerine Dair

Yazan  20 Haziran 2020

Doç.Dr. Murat KOÇ[1]

Zübeyde Ekmekçi TÜRK[2]

Özet

Türkiye’deki Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler,uzun vadede kalkınmaya duyarlı politikalar geliştirebilmesi ekseninde,Türkiye ekonomisi üzerinde negatif etkilere sahip unsurlardan biridir.Göçün yarattığı kayıt dışılık, istihdam, işsizlik ve kaynakların dağılımı gibi sorunlar Türkiye’nin yürüttüğü Suriyelilerle ilgili politikalardan doğrudan ve dolaylı olarak çok boyutlu olarak etkilenmektedir. Bu çalışmada Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin makro plandaki bazı ekonomik etkileri irdelenmiş; Türkiye’nin milli çıkarlarına uygun ve kalkınmaya duyarlı politikalarla sürdürülecek göç yönetimi sürecinin önemine ve bazı çözüm önerilerine dikkat çekilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Suriyeli, Geçici,Sığınmacı, Türkiye Ekonomisi, Kalkınma, Göç

  1. GİRİŞ

Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler birçok ülke için birincil önemdedir. Kısa vadeli etkiler ve uzun vadeli sonuçları içeren bu önem, ekonomik, sosyal ve politik sonuçları olan sorunlardan kaynaklanıyor. Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerle Türkiye gündeminin en önemli meselelerinden biri haline gelen göç olgusu bugün Türkiye’nin sosyal ve ekonomik yapısının dönüşümünde negatif rol oynayan en önemli dinamiklerden biri[1].

Suriyelilerin Türkiye'ye beklenmedik yönelimiyle ortaya çıkan kayıt dışı istihdam ve buna bağlı istihdam kayıpları,kayıt dışı emek yoğun sektörler ve işgücü piyasaları üzerindeki etkiler yanında,Türk Ekonomisi üzerinde ekonomik büyüme, uluslararası ticaret, işsizlik ve faktör piyasaları bağlamın da çok boyutlu sonuçlar doğurmuştur.Sınır illerinde enflasyon artışından, küçük işletmelerde kaçak işçi çalıştırma ve çalıştırmayan firmalar arasında vergi vb. yasal yükümlülükleri yerine getirmemeleri sonucu oluşan haksız rekabetin oluşumuna kadar ortaya çıkan çoklu etkiler halen güncel ekonomik hayatı mikro ve makro düzeyde etkilemektedir.

Bugün dünyada en çok mülteciye ev sahipliği yapan ülke konumunda olan Türkiye’nin; ‘geçicilik’ üzerine inşa edilen politikalarla yönettiği göç sürecinin Türkiye ekonomisi üzerindeki kalıcı etkileri kendini göstermektedir.Bu kapsamda Türkiye’deki yabancı profili içerisinde en önemli grubu oluşturan Suriyelilerin demografik yapısı Türkiye ekonomisi açısından önemli bir gösterge haline gelmiştir.

Türkiye’deki Suriyelilerin sadece 63.137’si 5 ilde bulunan 7 barınma merkezinde yaşamakta; dolayısıyla Suriyelilerin yaklaşık %98i kentsel alanlarda yaşamını sürdürmektedir. %53,8’ini erkeklerin ve %46,1’ini kadınların oluşturduğu Suriyeli nüfus içerisinde aktif çalışma yaşındaki nüfusun ise yaklaşık 2 milyon olduğu ve erkek ile kadın nüfusu arasındaki makasın çalışma çağındaki yaş aralığında önemli ölçüde açıldığı görülmektedir. Günde ortalama 450-500 Suriyeli bebeğin dünyaya geldiği Türkiye’de (Erdoğan, 2020) okul çağındaki çocukların oranı yaklaşık olarak %32 olup, okullaştırılamayan çocukların sayısı 400.000 civarındadır.

Türkiye’deki Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin sosyal yardımlara bağımlı gelir ve yaşam koşulları açısından değerlendirildiğinde; Türkiye ekonomisinin, koruma temelli ihtiyaçları başta olmak üzere, ekonomideki etkisi günden güne artan bir popülasyonla karşı karşıya olduğunu ortaya koymaktadır.

  1. GÖÇ SORUNU VE TÜRKİYE EKONOMİSİ

Kitlesel göçler; yoksulluk, işsizlik gibi yapısal sorunları olan ülkelerde, başta iş gücü piyasaları olmak üzere, ekonomik yapıyı olumsuz etkileyecek pek çok diğer sorun alanını beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda ekonomik yapı içerisindeki etkinlik alanları, Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin yoğun olarak yaşadıkları bölgelerdeki iş gücü piyasalarının özellikleri ve kamu harcamaları önemli göstergeler olmaktadır.

Özellikle uluslararası göçün göç alan ülkelerdeki ekonomik etkilerinin analiz edildiği pek çok çalışma da söz konusudur. Bu konudaki teorik çerçeveyi çizen ilk detaylı çalışmada (Harris ve Todaro, 1970) göçün işgücü ve konut piyasalarını doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen sosyoekonomik bir olgu olduğu ortaya koymuşlardır. Daha sonra Badinger ve Url (2002) 91 Avusturya bölgesine dair yaptıkları analizde işsizlik oranında göçün önemli bir belirleyici aktör olduğunu saptamışlardır. Patacchini ve Zenou (2007) ise 288 İngiliz bölgesinde 1985 – 2003 zaman aralığında uluslararası göçün bölgesel işsizlik oranını arttırıcı etkisini tespit etmişlerdir. Nygaard (2011) İngiltere’de uluslararası göçün bölgesel ev fiyatlarını doğrudan ve bölgesel işgücü piyasalarını da göçmenlerin yarattığı ücretlerdeki düşüşle etkilediğini tespit etmişlerdir.

Türkiye için de özellikle sığınmacı göçünün işgücü, konut piyasaları, fiyatlar genel seviyesi gibi ekonomik parametrelere olan etkilerine dair pek çok araştırma yapılmıştır(Türkkan, 2017). Del Caprio ve Wagner (2015) ise Suriyeli göçmenlerin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde istihdamın yapısını değiştirdiği bulgusunu ortaya koymuşlardır.

2.1. Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin Demografik Yapısının Ekonomide Yarattığı Tehditler

Genç bağımlılık oranının yüksek; yaşlı bağımlılık oranının oldukça düşük olduğu Suriyelilerin (Duruel, 2017)%46,8’i 0-18 yaş aralığındadır.Türkiye’deki nüfusartış hızı ve çalışma çağındaki nüfus oranıyla birlikte değerlendirildiğinde,bu nüfusun gelecekte işgücüne katkı sağlaması, ancak çalışma çağına gelene kadarki süreçte sağlanacak etkin eğitim hizmeti ve yaşam becerilerinin geliştirilmesi ile mümkün olabileceği düşünülmektedir. Hâlihazırda en çok sığınmacıya ve sığınmacı çocuğa ev sahipliği yapan ülke olan Türkiye’nin ekonomik anlamda bu büyük kitlenin gıda, sağlık, barınma ve eğitim gibi ihtiyaçlarını giderecek harcamalara finansman yaratma noktasında orta ve uzun vadede uluslararası platformda yükü sadece kendisinin üslenmek zorunda kalacağı değerlendirilmektedir.Gerek geçim kaynaklarına erişemeyen kadınların erken yaşta evlendirilmeleri, erken gebelikler, kontrolsüz aile planlaması gibi pek çok sosyal sorunun yanı sıra yardımlara bağımlı bir yaşam sürmek zorunda kalan ve koruma temelli ihtiyaçları günden güne çeşitlenen sığınmacıların, kamu harcamaları içerisindeki yükününün de artması kaçınılmaz bir gerçeklik olarak önümüzde durmaktadır.

2.2.Kamu Finansmanı ve Kayıtdışı istihdam Sorunu

Kitlesel göçlerin etkilerinin ilk hissedildiği alanlardan biri olarak kamu finansmanı sorunu Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler krizinin ardından artış gösteren kayıtdışı istihdam sorunu ile birlikte Türkiye ekonomisi açısından önemli sorunlardan biri haline gelmiştir.

Tablo 1: 2003-2010 yılları arasında kayıtdışı istihdam oranları(%)

Yıllar

Tarım

Tarım dışı

Sanayi

Hizmet

Genel

2003

91,15

31,55

36,43

29

51,75

2004

89,9

33,83

37,28

31,96

50,14

2005

88,22

34,32

38,11

32,27

48,17

2006

87,77

34,06

38,12

31,88

46,97

2007

88,14

32,34

35,51

30,63

45,44

2008

87,84

29,76

31,61

28,77

43,5

2009

85,84

30,08

33,43

28,04

43,84

2010

85,47

29,06

32,68

27,11

43,25

Kaynak: T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu, Kayıt dışı İstihdam Oranları, http://www.sgk.gov.tr/wps/portal/sgk/tr/calisan/kayitdisi_istihdam/kayitdisi_istihdam_oranlari/kayitdisi_istihdam_orani, (Erişim Tarihi: 10.06.2020)

Tablo 1’de de görüldüğü üzere; Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK)’nunhane halkı iş gücü istatistiklerinden derlenen veriler Suriyeli sığınmacı krizi öncesinde kayıtdışı istihdam oranlarında (yapısal ve konjonktürel bazı etkilerle) düşüş seyrini ortaya koymaktadır. 2011 yılı sonrasında ise kayıtdışı istihdamın TÜİK verileri ile yorumlanması; Suriyelilere ait adres verileri Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’nde (ADNKS) kayıtlı olmadığı için neredeyse imkânsızdır.

Bu anlamda çeşitli araştırmalar (İlteş Gülşen, 2019) Türkiye’de istihdam edilen geçici koruma statüsündeki Suriyeli sayısının yaklaşık olarak 650.000 olduğunu; çalışma izni olan Suriyeli sayısının ise yalnızca 32.199 kişi olduğunu ve kayıt dışı çalışan Suriyeli sayısı tam olarak bilinmemekle birlikte 2018 yılı itibariyle yaklaşık olarak 617.800 kişinin kayıt dışı olarak çalıştığı tahminlerini ortaya koymaktadır. Bu konuda sağlıklı verilere ulaşılamıyor olması bile planlama önündeki ciddi engellerden birisidir.

Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin daha fazla istihdam edildiği emek yoğun alanlar olarak öne çıkan tarım, inşaat, tekstil ve endüstri sektörlerinde kayıt dışı çalışmanın beraberinde getirdiği olumsuz etkilerorta ve uzun vadede ekonomik göstergelerde daha önemli bir yere sahiptir. Bu sektörlerde kayıtdışı çalıştırılmanın beraberinde getirdiği düşük ücret sorunu makro göstergeler açısından Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyen unsurlardan biri olmakla birlikte; işverenlerin rekabet edebilirliğini arttırması açısından,işverenleri, göçmenleri daha düşük ücret düzeylerinde kayıt dışı çalıştırmaya teşvik eden bir çıkmaza dönüşmektedir(Birleşik Metal-İş, 2017).

Kayıt dışı çalışmasına rağmen kamu hizmetlerinden ücretsiz olarak faydalanmaya devam eden kişilerin varlığı; düzenli olarak vergisini ödeyen bireylerin kamu hizmetlerinin finansman yükünü taşır konumda olmasına yol açmakta; bu durum yerel halk ile yaşanan sosyal sorunlara yol açmanın yanı sıra; vergi adaletini ortadan kaldırarak kaynak dağılımının olumsuz etkilenmesine, haksız rekabet ortamının doğmasına ve ekonomik göstergelerin doğru değerlendirilmesinin önüne geçilmesine neden olmaktadır. Göçmenlere yönelik kamu harcamaları artarken kayıtdışılık sebebiyle vergi gelirlerinin azalması, kamu finansmanı sorununun büyümesi ve bununla bağlantılı olarak sosyal güvenlik sisteminin bozulması gibi pek çok olumsuz etkiyi beraberinde getireceği değerlendirilmektedir.

2017 yılı itibariyle Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler için yapılan harcamanın toplam maliyeti 84 milyar 880 milyon Türk Lirası(30 milyar 285 milyon 573bin dolar)olup harcamaların sektörel dağılımı şekil 1’deverilmiştir.

Şekil 1: 2017 Yılı İtibariyle Suriyeliler İçin Yapılan Harcamaların Maliyeti (Bin Lira)

 

 

Kaynak:Anadolu Ajansı, 2017, Suriyeliler için harcanan maliyetin analizi, https://www.aa.com.tr/tr/info/infografik/8044, Erişim Tarihi: 10.06.2020

Bunların yanı sıra AB tarafından sağlanan fonlarla,  sığınmacılara koruma temelli hassasiyetleri göz önünde bulundurularak temel ihtiyaçlarının giderilmesi adına verilen ve 2.7 milyon sığınmacının başvurduğu Sosyal Uyum Yardımı(ESSN/SUY) 2020 Nisan Ayı itibariyle yaklaşık 1.7 milyon sığınmacıya ulaşmış durumdadır (Türk Kızılayı Göç Hizmetleri Direktörlüğü, 2020). Türkiye’deki sığınmacı ailelerin bir kısmının yaşamını sürdürmekte kullandıkları bu yardım,özellikle kalabalık ailelerde bir gelir kaynağı olarak görüldüğünden,kayıtlı çalışma sığınmacılar tarafından tercih edilmemektedir. Kayıtsız çalışmayı teşvik eden bu etkileşim yine etkin ekonomi politikalarıyla desteklenmesi gereken bir paradoks doğurmaktadır.

  • İşgücü Piyasaları Parametreleri ve Göçmenler

Göçmenlerin iş gücü piyasalarındaki etkisinde belirleyici olan parametreler sığınmacıların yoğun olarak yaşadığı iller ve bu illerin etki alanlarıyla şekillenmektedir. Yıllara göre değişen işsizlik, istihdam ve işgücüne katılma oranları dünya ve Türkiye ekonomisinin konjonktürel yapısının yanı sıra;  sığınmacılar ile ilgili sürecin sürekli değişen dinamiklerinden, sığınmacıların bölgesel nicelik ve nitelik değişiminden, savaşın devam ettiği bölgelere yapılan yardım ve desteklerden etkilenmekte, iş gücü piyasası negatif yönlü olarak şekillenmektedir.

İşsizlik oranları incelendiğinde Türkiye geneli TÜİK verileri esas alınarak hazırlanan pek çok araştırma Geçici Koruma Altındaki Suriyeli nüfusun yoğun yaşadığı illerdetarım ve mevsimlik işler ile düşük vasıf gerektiren işlerde, düşük ücret düzeylerinde kayıt dışı olarak yoğun bir biçimde istihdam edildiklerini ortaya koymaktadır.

Tablo 2: Göçmen nüfusun yoğun olduğu bölgelerde 15 yaş üstü işsizlik oranları (2014,2019 %)

 

2014

2015

2016

2017

2018

2019

İşsizlik Oranı (%)

Adana, Mersin

10,7

9,8

10,4

10,7

11,2

11,9

Gaziantep, Adıyaman, Kilis

8

9,9

14,3

15,1

12,8

15,2

Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye

15,4

16,4

14,4

11,5

14,1

18,1

İstanbul

11,9

12,9

13,5

13,9

12,5

14,9

Mardin, Batman, Şırnak, Siirt

24

24,8

28,3

26,9

25

30,9

Şanlıurfa, Diyarbakır

17,4

17,5

17,2

13,8

18,6

23,4

Kaynak: TÜİK verilerinden elde edilmiştir.

Tablo 2’de görüldüğü gibi 15 yaş üstü nüfusta işsizlik oranları Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerinyoğun olarak yaşadıkları illerde artış göstermiştir. Bu gelişmelerde bölgesel dinamiklerin etkisi de mevcuttur.Örneğin Hatay’da T.C. vatandaşları açısından yaşanan kayıtlı istihdam kayıplarının Suriye’de yaşanan iç savaş sebebiyle kapanan pazarlardan kaynaklandığı, Gaziantep’te sanayide düşük vasıf gerektiren işlerde Suriyelilerin eleman açığını kapatan önemli bir konumda olmaları, Şanlıurfa’da tarımda makineleşmenin etkisinin ve bununla birlikte Suriyelilerin mevsimlik tarımda kayıt dışı ve düşük ücret düzeylerinde çalıştırılmalarınınetkili olduğu tespitlerini yapmak yanlış olmayacaktır (Duruel, 2017).

Tablo 3: Göçmen nüfusun yoğun olduğu bölgelerde 15 yaş üstü istihdam oranları (2014,2019 %)

 

2014

2015

2016

2017

2018

2019

İstihdam Oranı (%)

Adana, Mersin

43,9

45,6

44,8

44,6

44,5

43,6

Gaziantep, Adıyaman, Kilis

39,7

38,8

38,7

39,8

40,9

40,2

Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye

36,7

35,8

39,4

42,4

42,4

39,2

İstanbul

46,4

47,4

48,7

49,4

50,2

48,9

Mardin, Batman, Şırnak, Siirt

28,2

28,7

28

28,2

30,5

30

Şanlıurfa, Diyarbakır

35

36,1

37,4

41,4

38,9

35,7

Kaynak: TÜİK verilerinden elde edilmiştir.

Tablo 4: Göçmen nüfusun yoğun olduğu bölgelerde 15 yaş üstü iş gücüne katılma oranları (2014-2019 %)

 

2014

2015

2016

2017

2018

2019

İş Gücüne Katılma Oranı (%)

Adana, Mersin

49,2

50,5

50

49,9

50,1

49,5

Gaziantep, Adıyaman, Kilis

43,2

43,1

45,2

46,8

46,8

47,5

Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye

43,3

42,8

46

47,9

49,4

47,9

İstanbul

52,7

54,4

56,3

57,4

57,4

57,5

Mardin, Batman, Şırnak, Siirt

37,1

38,2

39,1

38,6

40,7

43,5

Şanlıurfa, Diyarbakır

42,3

43,7

45,2

48,1

47,8

46,5

Kaynak: TÜİK verilerinden elde edilmiştir.

Tablo 4’te görüldüğü gibi; işgücüne katılma oranı Türkiye geneli ile benzer biçimde tüm bölgelerde yıllar içerisinde artış göstermektedir. Bu artışta da göçmen etkisinden ziyade; nüfus artışı ile birlikte işgücüne katılımın artması, kadın istihdamının teşvik edilmesi, hükümetin istihdam seferberliği gibi kamu politikalarının etkisinin rolünün daha fazla olduğunu belirtmek gerekir. Ancak kayıtdışı istihdam sorunu ve göçmenlerin ücret düzeylerindeki düşüş yönünde yarattıkları etki Türkiye ekonomisi açısından işgücü piyasalarında göçmenlerin etkisinin bir tehdit unsuru olarak ön plana çıkmasına neden olmaktadır. 

  1. SONUÇ

Suriye’deki iç savaşın ardından Türkiye’nin açık kapı politikasıyla cevap verdiği sığınmacı krizinin dokuzuncu yılında, Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler konusu yalnızca güvenlik ve insani müdahale ile şekillenen çift taraflı bir olgu olmaktan öte; sosyal, kültürel, ekonomik boyutlarıyla ve kalıcı etkileriyle birlikte çok yönlü bir sorun kümesi haline dönüşmüştür.

Özellikle sığınmacıların yoğun olarak yaşadığı iller düzeyinde istihdam, işsizlik ve işgücüne katılma oranları gibi parametreler bölgesel dinamiklerle irdelendiğinde yoksulluk gibi yapısal sorunların; göçmenlerin demografik etkileriyle derinleşerek kalıcı pek çok sorunun kuşaktan kuşağa aktarımı ve kalıcı ekonomik  problemler doğurması potansiyeli taşıdığını söylememiz mümkündür.

Sığınmacı göçünün ardından, Türkiye’de ekonomik istikrarsızlığı derinleştiren siyasi süreç; Suriyelilerin kalıcı olacağına dair inancı arttırırken, sığınmacılarla yerel halk arasında rekabetin fazla olduğu sektörlerde, sektör dışına itilen yerli işçilerle göçmenler arasında yaşanan çatışmacı problemler ve şiddet içerikli olayların artışı da kaçınılmaz hale gelmektedir.

Acil durum karşısında, bir kriz yönetimi olarak kurgulanan bu süreç, uzun vadede sığınmacıların kalıcılığının söz konusu olması halinde yönetilemeyecek bir krize dönüşme eğilimine girmiştir. Bu yüzden işsizlik ve yoksulluk gibi yapısal sorunları olan Türkiye Ekonomisi’nin göçün ekonomik etkilerinden orta ve uzun vadede olumsuz etkilenme olasılığı; Türkiye’nin göç yönetişiminin özellikle pandemi sonrası dönemde;  ekonomik büyüme kadar sosyal kalkınmaya da duyarlı politikalarla sürdürülmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Özellikle kayıtdışı istihdam ve kamu finansmanı açısından değerlendirildiğinde göçmenlerin ekonomik görünümdeki olumsuz etkilerinin uzun vadede kalıcı olacağı ve işsizlik, istihdam oranı, işgücüne katılım oranı gibi iş gücü piyasaları açısından önemli parametrelerin bölgesel konjonktürün de etkisiyle kötü seyredeceği kötü bir senaryo olarak önümüzde durmaktadır.

Bugün özellikle Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin yarattığı sosyal, siyasal ve ekonomik riskler; dünyada en çok mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’nin jeopolitik konumu açısından göz ardı edilmemeli ve göçmenlere yönelik geliştirilecek stratejilerde bu riskler esas alınarak stratejiler belirlenmelidir.Suriyelilerin ülkelerine geri dönüşünü sağlayacak küresel işbirlikleri geliştirilmesi ve sığınmacıların kendi vatanlarında yaşam becerilerini geliştirici mahiyette uluslararası destek platformları oluşturulması, müteakip göç dalgaları için de önleyici tedbir sağlayacak şekilde tesis edilmelidir.

 

 

 

KAYNAKÇA

Akgündüz, Y., Van den Berg, M. ve Hassink, W.H.,2015,. “TheImpact of RefugeeCrises on Host LaborMarkets: The Case of theSyrianRefugeeCrisis”. IZA WorkingPaper, No: 8841.

Akpınar, T., 2017, Türkiye’deki Suriyeli Mülteci Çocukların ve Kadınların Sosyal Politika Bağlamında Yaşadıkları Sorunlar, Balkan ve Yakın Doğu Sosyal Bilimler Dergisi, 03(03)

Badinger, H. ve Url, T., 2002, “Determinants of RegionalUnemployment: SomeEvidencefromAustria”. RegionalStudies, 36(9)

Bahçekapılı, C. ve Çetin, B.,2015, “TheImpacts of Forced Migration on  RegionalEconomies: The Case of SyrianRefugees in Turkey”.  International Business Research, 8(9).

Birleşik Metal-İş, 2017, Suriyeli Sığınmacıların Türkiye’de Emek Piyasasına Dahil Olma Süreçleri ve Etkileri: İstanbul Tekstil Sektörü Örneği, Birleşik Metal-İş Yayınları, No 01/Haziran 2017

Cengiz, D., 2015, “Zorunlu Göçün Mekansal Etkileri ve Yerel Halkın Algısı; Kilis  Örneği”. TurkishStudies(Elektronik), 10(2)

Del Carpio, X.V. ve Wagner, M.C., 2015, “TheImpact of SyrianRefugees on theTurkishLaborMarket”,World Bank PolicyResearchPaper, No: 7402.

Duruel,M., 2017, Suriyeli Sığınmacıların Türk Emek Piyasasına Etkileri Fırsatlar ve Tehditler, Uluslararası Ekonomik Araştırmalar Dergisi, 3(2)

Erdoğan M.,2015. “Perceptions of Syrians in Turkey”, InsightTurkey, 16(4)

Erdoğan, M.,2020, “Türkiye’deki Suriyeliler: 9 Yılın Kısa Muhasebesi”, https://www.perspektif.online/tr/siyaset/turkiyedeki-suriyeliler-9-yilin-kisa-muhasebesi.html, (Erişim Tarihi: 10.06.2020)

Esen, O. ve OğuşBinatlı, A. , 2017, TheImpact of SyrianRefugees on theTurkishEconomy: RegionalLabour Market Effects. SocialSciences6(4)

Harris, J.R. ve Todaro, M. P. , 1970,  “Migration, Unemploymentand   Development: A TwoSectoral Analysis”, TheAmericanEconomicReview, 60(1)

İçduygu, A., 2015, Türkiye’deki Suriyeli Mülteciler: Uzun Yol. Göç Politikası Enstitütüsü.  http://www.migrationpolicy.org/sites/default/files/publications/TCM-Protection-Syria.pdf, Erişim Tarihi 15.06.2020

İlteş Gülşen, M. , 2019, Türkiye'de Yaşayan Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin Vergi Adaleti Üzerindeki Etkileri, Uluslararası Afro-Avrasya Araştırmaları Dergisi, 4(7)

Nygaard, C., 2011, “International Migration, HousingDemandand Access toHomeownership in the UK”. Urban Studies, 48(11)

ORSAM.,2015, Suriyeli Sığınmacıların Türkiye’ye etkileri, No.195

Patacchini, E. ve Zenou, Y. ,2007, “SpatialDependence in LocalUnemploymentRates”. Journal of EconomicGeography, 7(2)

T.C. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü İstatistikleri, 2020, https://www.goc.gov.tr/ (Erişim Tarihi: 10.06.2020)

Türk Kızılayı Göç Hizmetleri Direktörlüğü, 2020, Suriye İnsani Yardım Operasyonu Raporu

Türkkan, B., 2017, Suriye Krizi Sonrası Göçün Türkiye’de Bölge Ekonomilerine Etkileri, Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi,(26)

 

[1]Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün yayınladığı son verilere göre Türkiye’de Geçici Koruma kapsamındaki Suriyelilerin sayısı 3.581.636 olup, ikamet izniyle kalan yabancı sayısı 1.023.312’dir Bu veriler ışığında

uluslararası koruma kapsamında yaşamını sürdürenler ve uluslararası koruma başvuru sahipleri ile birlikte, Türkiye’de yaşayan yabancı sayısının 5 milyonu aştığı bilinmektedir(Göç İdaresi Genel Müdürlüğü İstatistikleri, 2020).

 

[1]21.yy Türkiye Enstitüsü Göç Masası

[2]Çağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Yüksek Lisans Öğrencisi

Doç. Dr. Murat Koç

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Göç Araştırmaları Merkezi Başkanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Suinbay Suyundikov   - 25-09-2020

Rusya’nın Libya Politikası

Rusya başat bir aktör olarak Orta Doğu sahnesine geri dönmüştür. Bu çalışmada, Rusya’nın Orta Doğu’daki tarihsel varlığı kısaca ortaya konulacak, Arap Baharı sonrası dönemde Rusya’nın bu bölgede Libya’ya yönelik izlediği politikanın değerlendirilecek, hedeflerin ve çıkarları tespit edilecektir. ...