KOPENHAG’DA ÖNE ÇIKAN : YEŞİL EKONOMİ


KOPENHAG’DA ÖNE ÇIKAN : YEŞİL EKONOMİ

Yazan  09 Aralık 2009
Kopenhag İklim Zirvesinde iklim koruma konusunda farklı görüşler tartışılırken, yeşil ekonominin artan önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

İklim zirvesi, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da, 192 ülkeden 15 bin delegenin katılımıyla 07 Aralık 2009'da başladı. Zirvenin başkanlığını yürüten Danimarkalı İklim ve Enerji Bakanı Connie Hedegaard[1] açılış konuşmasında şunları ifade etmiştir:

"Finansal kriz küresel ısınmaya karşı harekete geçmemek için bir neden olamaz. Tam tersine küresel krizle mücadeleye yönelik politikalar, istihdam yaratmak ve ekonomiyi canlandırmaya yönelik politikalarla çok fazla sayıda ortak noktaya sahip. Küresel ısınmayı ekonomilerimizi yeşillendirmek, büyümeyi canlandırmak ve yeni teknolojilere yatırımı hızlandırmak için bir fırsat olarak görmeliyiz."

07 Aralık 2009 tarihinde yayınlanan Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) "Emek Dünyası 2009"[2] raporunda da bu konuya dikkat çekilmekte ve çevreye yatırım yapmanın istihdam artırıcı etkisi olabileceği de ifade edilmektedir. Rapora göre, karbondioksit salımlarının ücretlendirilmesi ve bu gelirin de emekle ilgili vergilerin düşürülmesinde kullanılması halinde, 2014'te küresel istihdamın binde 5 oranında artabileceği ve bunun dünya ekonomisinde 14,3 milyon yeni iş anlamına geldiği vurgulanmaktadır. Halihazırda, işlerin yüzde 38'inin yüksek oranda karbon yoğun işler olduğu ve ILO'nun da bu nedenle yeşil politikaların devreye sokulmasını önerdiği belirtilmektedir.

21. yüzyılın küreselleşen dünyasında ortaya çıkan iklim değişikliği ve kaynak kıtlığı gibi problemler karşısında yeni arayışlar ve çözüm yolları üzerinde durulmaktadır. Günümüzde ekonomik büyüme ve kalkınmada enerjinin artan önemi her geçen gün daha da önem kazanmaya başlamıştır. Hızla artan yoksulluk ve dünyanın kaynaklarının hızlı bir şekilde tüketilmesi ve bozulması karşısında yeni kavramlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bununla birlikte ortaya çıkan yeni bir kavram ise "Yeşil Ekonomi"dir. Yeşil Ekonomi, özellikle sosyal ve çevresel sorunlara küresel ölçekte çözüm bulunmasını vurgulayan bir yaklaşımdır.
Yeşil Ekonominin ne olduğu ve temelleri ile ilgili olarak 2006'da Kennet ve Heinemann tarafından yayınlanan bir makalede[3] yeralan unsurlar aşağıda özetlenmektedir:

· Yeşil Ekonomi, dogmalara ve dışarıdan empoze edilen sistemlere karşı çıkmakta ve yerel ekonomik denetim, erişim, hayatta kalabilirlik ve çeşitliliğin önemli olduğuna inanmaktadır.

· Yeşil Ekonominin merkezinde toplumun, her yerdeki insanların, doğanın ve kadınların bütünleştirilmesi ve ilk kez bunların tamamının ekonomide oynadıkları gerçek rolün teyit edilmesi gereksinimi bulunmaktadır. Şu andaki iktisat, bunları sadece sanayileşmiş mallar ve hizmetlerin kar amacıyla tüketilmesi için kullanılacak, yok edilecek ve israf edilecek ücretsiz mallar olarak görmektedir.

· Yeşil Ekonomi, bu nedenle yukarıda belirtilen kardeş branşlardan elde edilen bilgilerle çok çeşitli akademik ve araştırma bilgilerini kullanarak gerçeği yeniden oluşturur ve bunu bir bütün olarak bir araya getirir.

· Yeşil Ekonomi, iklim değişikliğini bir maliyet sorunu olarak değil, doğanın bir parçası olarak görür ve iklim değişikliğine çözüm bulunmasının ekonomik sorunların çözülmesine katkıda bulunacağını ve durumun bunun tersine olmadığını savunur.

· Yeşil Ekonomi, ayrıca insan kökenli iklim değişikliğinin yapısal nedenlerini ve değişikliği önleyen siyasi, yapısal ve iktidar eliti engellerini dikkate alır ve bunun aşılması için bir çerçeve oluşturma kabiliyetine sahiptir.

· Yeşil Ekonomi, bu nedenle iktisadın çok daha fazla pratik bir rol oynamasını teşvik etmek amacıyla bütünsel olarak bir araya geliştirilen geçerli bilimsel nitel ve sosyal bilim araştırmaları yapılması gerektiğini savunmaktadır.

· Yeşil Ekonomi, dünyadaki ortamların karmaşık ve çeşitli olması nedeniyle çeşitlilik ve karmaşıklığın ekonomik sistemlerin güçlü bir özelliği olması gerektiğini ve hiçbir dogmatik yaklaşımın dikte edilmemesi veya yerel kararların önüne geçmemesi gerektiğini savunmaktadır.

· Yeşil Ekonomi, tüketim ve çalışmaya yönelik kapsamlı ve yeni ekolojik temelli yaklaşımlar geliştirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Yeşil Ekonomi, toplumların içinde ve arasında kaynakların ve gücün hakkaniyete uygun bir şekilde dağıtılmasını amaçlamaktadır.

Yukarıda özetlenen maddelerden Yeşil Ekonominin genel iktisat teorisinin gerek amacının gerekse de içeriğinin yenilenmesi konusunda yeni bir yaklaşım ortaya koyduğu ortadadır. Makalenin yazarlarının iddia ettiği gibi Yeşil Ekonominin genel iktisat branşının tamamen yenilenmesine veya Goldsmith'in dediği gibi "iktisadın yeniden yazılmasına" katkıda bulunup bulunmayacağını ise zaman gösterecektir. Ortada olan ise Kopenhag İklim Zirvesinde[4] halen belirsizliğini koruyan fosil enerjiye dayalı ekonomilerin yaydığı karbondioksit emisyonlarını kimin daha hızlı azaltacağı konusunda "yeşil ekonomi"nin öne çıkacağı ve bu konuda yeni taahhütlerde bulunulacağıdır. Her ekonomide bir kazanan olduğu gibi yeşil ekonomide kazananın ise küresel pazarlarda teknolojik alanda ilerleyen ve yenilenebilir enerjiye yatırım yapanlar olacağıdır.


* Ekin Keskin, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Dış İlişkiler Koordinatörü

--------------------------------------------------------------------------------

[1] Küresel ısınma ile mücadele ekonomik krize de çözüm üretecek

http://www.dunyagazetesi.com.tr/haber.asp?id=70472&cDate=

[2] World of Work Report 2009: Global Jobs Crisis and Beyond http://www.ilo.org/global/About_the_ILO/Media_and_public_information/Press_releases/lang--en/WCMS_118380/index.htm

[3] Kennet, M. and Heinemann, V (2006) "Green economics: setting the scene. Aims, context, and philosophical underpinnings of the distinctive new solutions offered by Green Economics (Yeşil Ekonomi: başlangıç zemini. Amaçlar, bağlam, ve Yeşil Ekonomi'nin sunduğu kendine özgü yeni çözümlerin filozofik temelleri)", Int. J. Green Economics, Vol.1, Nos. ½ pp. 68-102

[4] 25 Kasım 2009 tarihli "Kopenhag Sadece Bir İklim Zirvesi Mi? başlıklı yazıma http://www.21yyte.org/tr/yazi.aspx?ID=3109&kat=15 adresinden ulaşılabilir.

Ekin KESKİN

1974 yılında Balıkesir'de doğmuştur. Lise eğitimini ABD'de Falls Church High School ve Ankara Atatürk Anadolu Lisesinde tamamlamıştır. 1995 yılında Ankara üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümünden mezun olmuştur. 2001 yılında ODTü Bilim ve Teknoloji Politikaları çalışmaları Bölümünde  Yüksek lisans eğitimine başlayan Keskin, buradaki eğitimini tamamladıktan sonra 2003 yılında Birleşmiş Milletler üniversitesi- UNU MERIT'te doktora çalışmalarına başlamıştır.

TüRKÇE MAKALELER

Irak Ekonomisinde Savaşın Etkileri ve Petrolün Rolü (Aziz Koluman ile birlikte)  Jeo Ekonomi Dergisi Sayı : 1 2000.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Tugay Uluçevik   - 24-05-2022

İsveç ve Finlandiya’nın NATO Üyelik Başvurusu ve Türkiye’nin Tutumu

Rusya’nın geçtiğimiz 24 Şubat’ta Ukrayna’ya saldırması özellikle Avrupa devletlerinde güvenlikle ilgili endişeleri arttırdı.