Rusya - Ukrayna Krizi

Yazan  06 Nisan 2021

Ukrayna'nın Doğusundaki Donbas bölgesinde Rusya yanlıları ile Ukrayna birlikleri arasında gerilimin artmasıyla dikkatleri yeniden bu bölgeye çevirdi.

Kiev, Rusya'nın Ukrayna sınırına asker yığdığını iddia etti. Rusya ise Ukrayna'yı provokasyonla suçlayarak, "iç savaş" uyarısı yaptı. ABD'den de Ukrayna'ya destek açıklaması geldi. Kremlin'den yapılmış olan açıklamada, "NATO birliklerinin Ukrayna'ya yerleştirilmesi Rusya sınırı yakınlarında gerilimi artırır. Böyle bir hareket Rusya'nın kendi güvenliğini sağlamak için ek tedbirler almasına yol açar." ifadelerini kullandı.

Donetsk'e bağlı Şumi kasabasında 26 Mart'ta keskin nişancıların açtığı ateş sonucu dört Ukrayn askeri hayatını kaybetti, iki asker yaralandı. Bunun üzerine Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Donbas'ta gerilimin tırmanması nedeniyle uluslararası topluma Rusya'yı "şiddetle kınama" çağrısı yaptı.

Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Homçak, Rusya'nın tatbikat adı altında Ukrayna sınırındaki Bryansk ve Voronej'e, ayrıca Kırım'a askeri sevkiyat yaptığını açıkladı. Rusya-Ukrayna sınırı, Kırım ve Donbas'ta Rus ordusuna ait 28 tabur bulunduğunu, Rusya'nın yakında sınıra ve Kırım'a 25 ek tabur sevk etmeyi planladığını belirten Homçak, bu durumun Ukrayna'nın askeri güvenliği için tehdit oluşturduğunu söyledi.

Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Dairesi, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı "geniş çaplı" provokasyona hazırlandığını iddia etti. Rusya'nın, "işgalcilerin düşmanca eylemlerine Ukrayna'nın askeri karşılık vermesini" amaçladığı öne sürülen açıklamada, Rusya'nın ayrıca "sözde Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetlerinde" askeri varlığını artırmayı planladığı belirtildi. İstihbarat Dairesi, "Rus işgalci birliklerinin" Ukrayna topraklarında ilerlemesini sağlamaya yönelik girişimlerin de olabileceğini ileri sürdü.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rusya'nın Ukrayna sınırındaki askeri hareketliliğine tepki gösterdi. Zelenskiy, Twitter'dan yaptığı paylaşımda, provokasyonlara hazır olduklarını belirtti. Zelenskiy, Rusya'nın bu yolla tehdit ortamı oluşturarak ateşkes müzakereleri sürecinde baskı oluşturmak istediğini belirtti. Ukrayna'nın güçlü bir orduya sahip olduğunu vurgulayan Zelenskiy, "Devletimiz birlik içinde. Her zaman her türlü provokasyona hazırlıklıyız" açıklamasında bulundu.

Ukrayna'nın doğusunda Rus yanlısı ayrılıkçılar ve Ukrayna ordusu arasında yükselen tansiyon, Washington-Moskova hattını hareketlendirdi. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Ukraynalı mevkidaşı Dmitro Kuleba'yla telefon görüşmesi gerçekleştirdi ve Moskova'nın 'agresifliği' karşısında Washington'ın Kiev'in yanında olduğunu söyledi.

ABD Dışişleri'nden yapılan resmi açıklamada, Blinken,"Rusya'nın Donbas ve Kırım'da devam eden agresifliği karşısında Ukrayna'nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz bağlılığını yeniden teyit etti" ifadelerini kullandı.

Bölgede tansiyonun yükselmesi üzerine Washington'dan bu sefer Pentagon’dan Ukrayna'ya destek açıklaması geldi. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü John Kirby, "Gerilimin ve ateşkes ihlallerinin artmasının yanı sıra, bölgesel gerginliğe ilişkin de NATO müttefiklerimizle görüşüyoruz" açıklamasını yaptı. Ateşkes ihlallerinden dolayı endişe duyduklarını ifade eden ABD'li yetkili, Rusya'nın gerilimi tırmandırdığını öne sürdü.

İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, Ukrayna Savunma Bakanı Andriy Taran ile telefonda görüştü. Wallace, Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve egemenliğini desteklerini söyleyerek, ülkesinin Ukrayna ordusunun gelişimine verdiği desteği sürdüreceğini belirtti. Ukrayna'ya bir telefon da İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab'dan geldi. Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ile telefonda görüşen Raab, Londra'nın, Rusya'nın hareketlerini dikkatlice izlediğini belirterek İngiltere'nin Ukrayna'ya tam destek verdiğini bildirdi.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, "Ukrayna'nın provokatif eylemlerde bulunmasının ülkede iç savaşa yol açabileceği" konusunda endişe duyduklarını bildirdi. Rusya'nın Ukrayna sınırında askeri varlığını arttırdığı ve Kırım'a asker sevk ettiği iddialarını da değerlendiren Peskov, "Rusya Federasyonu, kendi takdiriyle silahlı kuvvetlerini kendi topraklarında hareket ettiriyor. Bu kimseyi rahatsız etmemeli, kimse için tehdit oluşturmuyor" dedi. Rus birliklerinin hiçbir zaman Ukrayna'daki çatışmalarda yer almadığını belirten Peskov, "Bu tamamen Ukrayna'nın iç çatışması. Rus birlikleri buna hiçbir zaman katılmadı" şeklinde ifade etti.

Son haberlere göre, Rusya Dışişleri, ABD ile müttefiklerinin kısa ve orta menzilli füze yerleştirme planları karşısında kendilerinin de askeri tedbirler alabilecekleri uyarısında bulundu. Rus Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, İngiltere ile ABD’nin kısa ve orta menzilli füze konuşlandırma planlarının, olası bir gerilimi önlemeyi daha da güçleştirdiği uyarısında bulundu. Rus ordusunun Ukrayna da dahil dünyanın hiçbir ülkesi için tehdit oluşturmadığını söyleyen Kremlin Sözcüsü Peskov, Rus askeri birliklerin ülke içinde gerekli görülen bölgelere konuşlandırıldığını ifade etti.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rusya'nın Ukrayna'daki askeri faaliyetleri hakkında Ukrayna lideri Zelenskiy ile görüşerek İttifak'ın Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne desteğini ifade etti. Stoltenberg, "NATO Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğünü sağlam şekilde desteklemektedir." ifadesini kullandı.

NATO, Rus savaş uçaklarının Kuzey Atlantik, Kuzey Denizi, Baltık Denizi ve Karadeniz'de ittifaka ait jetler tarafından Pazartesi günü durdurulduğunu resmen açıkladı. Altı saatte 10 kez gerçekleşen havada kapışma, bugüne kadar kozların paylaşıldığı en büyük olay olarak tarihe geçti. NATO, Rus jetlerinin sivil uçaklara tehdit oluşturduğunu belirtiyor. NATO açıklamasına göre Norveç F-16'ları iki Tu-95'in önünü Norveç kıyılarında kesti, birkaç saat sonra iki Rus TU-160 bombardıman jeti de yine Norveç güçleri tarafından engellendi.

Karadeniz semalarında görülen Rus savaş uçakları için Türkiye, Romanya ve Bulgaristan'dan çok sayıda jet havalandı. Kuzey Denizi'nde uçan Rus jetleri için ise İngiliz ve Belçika hava kuvvetleri harekete geçti. Rusya'nın Avrupa'nın göbeğindeki toprağı Kaliningrad yakınlarında, Baltık Denizi'nde havalanan bir Rus deniz devriye uçağının önü ise İtalyan savaş uçakları tarafından kesildi. NATO, resmi Twitter hesabında olayı Rus uçaklarını önleyen Türkiye, Belçika, İtalya, Romanya, Bulgaristan, İngiltere ve Norveç bayraklarını paylaşarak duyurdu.

Son olarak Yunanistan'ın Girit Adası'nda demirleyen ABD uçak gemisi USS Eisenhower'ın bir Rus denizaltısı tarafından takip edildiği, yine Rus medyasına yansıyan gelişmeler arasındaydı.

Çanakkale ve İstanbul boğazlarından geçerek Karadeniz'e ulaşan ABD savaş gemisi Donald Cook, USS Porter ve USNS Laramie'ye katıldı. ABD ordusu, görevin Rusya'nın giderek daha saldırgan hale gelen hamlelerine yanıt olduğunu açıkladı. Geminin Karadeniz'e açılmasından günler sonra ise neredeyse şimşek yüklü bulutlar havada çarpışıyordu, Rus savaş uçaklarının tehlikeli manevrası gerçekleşti.

ABD'nin Avrupa Donanma Kuvvetleri'nin Twitter hesabından paylaştığı görüntüde, bir Su-24 Rus jetinin donanma gemilerine yaklaştığı görüldü. ABD ordusu, oldukça alçaktan uçan jetin uluslararası sularda seyreden gemilerin yanından geçtiğini duyurdu.

Ukrayna'da savaşın eşiğine gelindi. Askeri analistler Rus ordusunun daha güçlü olduğu yanları analiz etti. Uzmanlara göre Kiev'i çok zorlu bir süreç bekliyor. Hava savunma sistemlerinden topçularına kadar ileri teknolojiyle donatılan ordu, her an savaşa girebilir. Ukrayna'nın doğu illerindeki çatışmalar iki yıldan fazla bir süredir devam ediyor. Bölgede bir "statüko" oluşturulmasına rağmen çatışmalar devam ederken tansiyon da sürekli olarak artıyor.

Donbas’ta her gün duyulan ateş seslerine ve askeri yığınak görüntülerine rağmen, pek çok uzman Donbas’ta büyük bir savaş yaşanma ihtimalinin henüz zayıf olduğunu düşünüyor. Zira bu, Rusya devlet başkanının Donbas’taki gerilimi yükseltme yönündeki ilk girişimi değil ve Putin her defasında bu tür gerilimlerle bölgedeki oyun kurucunun kendisi olduğu mesajını vermeye çalışıyor.

Kremlin’in Ukrayna ile savaşı yeniden canlandırmaya yönelik bir planının hiç olmadığı anlamına da gelmiyor. Rusya yedi yıldır Donbass’ta pasaport dağıtmaktan paralı asker toplamaya, silahlandırmaktan propagandaya kadar, adım adım bir Abhazya, Güney Osetya, Kırım senaryosu yürüttüğü bilinir.

Özetle, Rusya-Ukrayna arasında en kötü senaryo olarak savaş ateşi alevlenirse, gerçek manada ABD ve bazı NATO ülkeleri Rusya’ya karşı Ukrayna’yı destekleyecek mi? tansiyonu yükselterek savaşın çıkmasına göz yumarsa ve son anda Ukrayna’yı Rusya’nın karşısında yalnız bırakırsa bu sefer ABD ve onun müttefiklerine yönelik dünya kamuoyunda ciddi derecede güvensizlik sorunu ortaya çıkmış olacaktır. Beş günlük Rus-Gürcü savaşına benzeyen senaryonun tekrarlanması sadece Karadeniz kıyı ülkeleri, Kafkasya değil ayın anda Merkezi Asya/Türkistan coğrafyasındaki Türk Cumhuriyetlerinin de ABD’ye karşı gerçek manada güvenlik sorunu oluşmuş olacaktır. ABD, Ukrayna konusunda kararlılığını göstererek sorunların üstesinde gelebilir. İkinci bir senaryo ise, Donbas ve Lugansk bölgelerinde uzun vadeli sürdürülecek Rus-Ukrayna çatışması devam edecektir. Ukrayna’nın güvendiği ve arkasına aldığı Batı, bölgeye nüfuz etmek isterse diplomasi ve askeri kabiliyeti ve kararlılıklarını üst seviyede sergilemelidir. Bu arada Rusya’nın Kırım konusunda tüm riskleri göz önünde bulundurarak kararlılığını göstermektedir. Rusya’nın bu konudaki kararlılığına dikkat edilmelidir.

Rus-Ukrayna aynı soydan gelen iki millettir. Buna rağmen tarafların arasında yıllardan beri oluşan husumet devam etmeyi sürdürmektedir. Bölgede Rusların en güçlü ve en zayıf noktasını bilen de Ukraynalılardir. Bu yüzden Rus karar vericiler bu sorunu çözüm noktasında çok ihtiyatlı davranmaya devam etmektedir. Ukrayna tarafı uluslararası hukuku esas alarak toprak bütünlüğünü esas alan talep ve değerlendirmeleri ileri sürerken Rusya bunları tartışmaya açmayacağını defalarca doğrudan ve dolaylı yollardan ifade etmeye çalışıyor. Kırım’ın anahtarı Rusya’nın cebindedir. Bu anahtarı istediği ve zamanı gelince büyük koz olarak kullanacaktır.

Ukrayna'nın doğusundaki Donbas ve Lugansk bölgesinde Rusya yanlıları ile Ukrayna birlikleri arasında gerilimin artması gözleri yeniden bu bölgeye çevirdi. Kiev, Rusya'nın Ukrayna sınırına asker yığdığını iddia etti. Rusya ise Ukrayna'yı provokasyonla suçlayarak, "iç savaş" uyarısı yaptı. ABD ve İngiltere’den de Ukrayna'ya destek açıklaması geldi. Bu da gösteriyor ki, Karadeniz’de suların ısınacağının işaretidir. Bu konuda Türkiye’nin de rol üstlenebileceği ihtimali olabilir.

Son bir haftadır Rus Dışişleri Sergey Lavrov’un "Doğu Ukrayna'da yeni bir savaş başlatma çabaları Ukrayna'nın yok olması ile sonuçlanabilir" şeklinde ifadeler kullanması Rusya-Ukrayna krizi bir kez daha dünya gündeminde ilk sıralara yerleşti. Ukrayna'nın doğusundaki Donbas ve Lugansk bölgesinde Rusya yanlıları ve Ukrayna birlikleri arasındaki ateşkes ihlallerinin artması, bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. Şu anda Rusya, Donbas ve Lugansk’ta bulunan kendi Rus soydaşlarını koruma ve destekleme amaçlı bütün dünya camiasının dikkatini bu bölgeye yoğunlaştırmaya çalışıyor. Rus medyası ağırlıklı olarak bu konuda kendi haklılığı konusunda propaganda yapmayı yoğun bir şekilde yürütmektedir.  Rusya Medya ayağını çok iyi kullanmaya özen göstermektedir.

Şu anda taraflar kas güçlerini göstermeye çalışmaktadır. Tabii ki, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı askeri alanda çok zayıf düşeceği aşikardır. Buna rağmen Ukrayna ordusu hazır hale geldiğini ifade etmişti. Şu anda iki ülke Dışişleri Bakanlığı yeni bir diyalogun başlatılması açısından yoğun çalışmaları sürdürmektedir. Fakat iki ülkenin ileri sürdükleri tutumları birbirine zıttır. Bunun için de iki ülkenin ordusu her an hareket hazır duruma gelmektedir. Müzakereler başlarsa nihai sonuç alınıncaya kadar askeri kas gösterileri devam edecektir. Arada küçük çaplı çatışmalar yer bulacaktır.

Rusya-Ukrayna arasında 5 ana doğalgaz hattı bulunur. Bunlardan ikisi Ukrayna topraklarında sona ermekte, diğer üçü de Avrupa’ya Rus doğalgazını taşımaktadır. Rusya ile Ukrayna arasında Avrupa’ya giden boru hatları ile ilgili olarak “Boru Hattı Ev Sahibi Ülke” anlaşması bulunmaktadır. Rusya’nın petrol ve doğalgaz boru hatlarının önemli kısmı Ukrayna’dan geçmesinden dolayı enerji alanında iki ülke arasında sorunlar yaşanmaktadır. Ayrıca ABD’nin Ukrayna’daki süreci Rusya’nın jeopolitik gücü açısından okuması bölgede atılabilecek kısmi adımları daha stratejik bir duruma sokabilir. Rusya enerji kozunu Batı’ya her zaman ve her yönden kullanmaya devam edecektir. Rus doğalgazı karşılıklı çıkar alanıdır. Şu anda Rusya’nın ekonomik olarak açık vermemesinde en büyük faktör enerji sektörüdür.

AB-ABD-Rusya üçgeni arasında bir çatışma noktası da Ukrayna’dır. Rusya dış politika ekseninden bakıldığında Ukrayna’nın Batı ve NATO ile entegre olmasından ciddi bir biçimde rahatsızlık geçirmektedir. Rusya tamamıyla Ukrayna’yı kaybederse Doğu Avrupa’da askeri üstünlüğünü ve son Rusların Batı’daki son kalesi olarak tanımlanan Belarus’a sıra gelecek ve Rusya’nın en güçlü yönü olan savunma alanında zafiyetler oluşacak ve aynı zamanda aruz ettiği ekonomik alanda da büyük bir gedik oluşacaktır.

Rusya, Donbas ve Luganslk bölgesinde özel bir özerk bölgeler kurulmasını ve Rusya’ya yakın sınır hattında Rus ordusunun varlığını sürdürmeye devam etmesini arzulamaktadır. Bunun da Ukrayna için ilhak edilen Kırım’dan bir farkı olmayacağını fark ettiği için şiddetle karşı çıkarak hatta savaşa kadar gidebileceğini hatırlatmaktadır. Bunu bildiği için de ABD ve İngiltere Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün korunması konusunda arkaya arkaya açıklamalarda bulunmaktadır. Rus askerlerinin geri çekilmemesi durumunda Ukrayna açısından da ülkede huzurun oluşması ve istikrarsızlığın giderilmesi pek mümkün görünmüyor.

 

 

Suinbay Suyundikov

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Rusya-Türkistan Araştırmaları Uzmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR