I. Petro’nun Vasiyeti ve Karabağ’da Türk Korkusu

Yazan  08 Şubat 2021

Yazan: Muhammet Kemaloğlu

İlk defa 1812’de Fransa’da basılan Petro I’in vasiyetnamesi gerçek midir bilinmez ama bugün mirasçıları vasiyetine gayet iyi sahip çıkmakta. Mirasyedinin çok olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Yazımızda Rus Çarı Petro I’in (1672-1725), 1725 Yılında Yazdığı Vasiyetnamesi’ne yer vereceğiz.

Petro’nun, "Bütün evlatlarım, birbirini takiben, Avrupa ülkelerinde hükümran olacaktır; zira Avrupa’nın bütün devlet kuruluşları köhnemiş ve ihtiyarlamıştır. Fakat Rus Saltanatı inkişaf halindedir, biz bu inkişafı aklımızla bulduk. Gelecek nesillerimizin elinde bir “talimat” niteliğinde olsun diye  “Vasiyetnamemi” aşağıdaki şekilde yazdım” şeklinde başlayan vasiyeti bir çoğunuzun bildiği vasiyetlerden değil.

Vasiyet/miras da neymiş demeyin. Toplumumuz için çok önemli konulardan bir tanesidir. Ülkemizde açılan davaların yüzde 10’u miras üzerinedir.

Biz konumuza dönelim ve Rus Çarı Petro I nasıl bir vasiyet bırakmış hep birlikte ele alalım. Petro I, 1738 Yılında Açıklanan vasiyetnâmesinde şöyle sesleniyor:

  1. Rus devleti her zaman dengeli harp koşulları belirlemeli ve harp hazırlıklarının ise Rusya’nın gelişmesine katkı sağlayacak unsurlardan oluşmasına dikkat etmeli.
  2. Savaş zamanları yabancı ülkelerden (Avrupa’dan) olabildiğince fazla savaşçı/asker getirmeli; barış döneminde ise Rusya’ya ilim adamlarını toplamalıdır.
  3. Avrupa ülkeleri arasında fitne-fesat çıkartmalı, aralarından biriyle iş birliği yapmalı, Almanlar arasındaki kargaşada etkin olmalıyız. Çünkü Almanlarla komşuyuz
  4. Polonya’da iç çatışma çıkaracak her hususu ele almalı, Polonya ileri gelenlerini rüşvetle ele almalı, Rus askerlerini Polonya’ya yerleştirmeli, bu yaptıklarımıza itiraz eden olursa “sus payı” olarak Polonya’dan bir parça da onlara vermeli, Rusya’nın konumu güçlendikten sonra ise, o parçayı da geri almalı
  5. İsveç ve Norveç valilerinden bir kısmını tarafımıza çekmeli, İsveç ve Norveç’in Danimarka’ya düşmanlık tohumu serpmelerini kolaylaştırmalı.
  6. Rusya soyluları/ileri gelenleri her zaman Alman nüfuslu şahsiyetlerden kız almalıdır. Akrabalık güçtür.
  7. Tüccar İngiliz hükümeti ile iş birliğini güçlendirin. Gemi üretimi için gerekli bütün malzeme onlardan alınacaktır.
  8. Rusya devletinin hududu kuzeyde Baltık denizine, güneyde ise Karadeniz'e kadar olmalıdır. Bu evlatlarıma mirasımdır.
  9. Dünyaya hükmedecek Rusya devletinin başkenti İstanbul olmalıdır. İstanbul'a sahip olan, dünyada ilahi hükümdar olur. Bunun için daima Türkiye (Osmanlı) ile İran (Safevi-Kaçar Hanlığı) arasında kavga ve savaş çıkarılmalıdır. Bu iş için Sünni ve Şii çatışması en keskin silah ve ordudur. Hem Türkiye’nin hem de İran'ın din adamlarını elde etmek lazımdı. 

Buradan sonra Petro I, Gizli Tutulsun” şeklinde bir kısım açarak farklı isteklerini sıralar: 

  1. Devlet yönetiminden (yönetime müdahale edenleri) alakasız olanları/işi olmayanları uzaklaştırdım.
  2. Din adamlarının devlet işlerine müdahale etmelerini yasakladım. Bunu büyük bir riski göze alarak yaptım. Din adamları artık sadece dini vazifelerini yapıyor.
  3. Türkiye Devleti mahvolmadan İran’ın canını alamayız. Bunun için gerekli tedbirleri almalıyız.
  4. Gürcistan, Kafkasya hattının yani İran'ın şah damarıdır. Önce Gürcistan’ı ele geçirmeliyiz.
  5. Avusturya ile görünürde dost olmalı Alman ve Avusturya güçlerini kaybetmesine katkıda bulunmalıyız.
  6. Türkiye'yi Avrupa’dan uzaklaştırmalıyız. Bunun için Avusturya da Türkiye topraklarından öyle bir parça vermeli ki bilahare onun Avusturya’dan geri alınması kolay olsun.
  7. Yunanlılara dostça davranmalı,  Yunanlılar Türkiye’den nefret ettikleri için eğer Rusya bir ülke ile savaşırsa Yunan, bize yardım eder…….

Şimdi bunları okuduktan sonra bu yazılanlara sadece bir vasiyet diyebilir misiniz?

Bugünkü Rus yönetiminin buna bigane kaldığını düşünebilir misiniz?

Rusya’nın, Suriye, Mısır, Doğu Akdeniz, Kafkaslar, Balkanlar, Adalar Denizi, Türkistan, Baltık Denizi sahalarında yaptıklarının temelsiz olduğunu düşünebilir misiniz?

Karabağ Savaşı sonrası Rusya'nın Barış Gücü adıyla Azerbaycan topraklarına girmesini insanlığa hizmet olarak mı değerlendireceksiniz?

Soros desteği ile Ermenistan başbakanı olan Paşinyan’ın Azerbaycan eliyle cezalandırılmasını hem istemediği adamın gönderilmesi hem de yine sizi ben olmazsam yok ederler diyerek nasıl bir denge kurduğunu görmeyecek misiniz?

Hankendi’nden Ermenistan'a açılacak yolun Rusların menfaatine aykırı olduğunu düşünebilir misiniz?

Nahçıvan’dan Azerbaycan’a yapılacak bağlantı yolunu güvenli olabileceği, İstanbul’dan yola çıkan bir Türk vatandaşının yolun Ermenistan kısmını huzurla geçirebileceğini tahmin edebiliyor musunuz?

Yurtdışı seyahatlerde sınır geçişlerinde ülkelerin sıkı denetimini göz önünde bulundurarak, eşimizle, kızımızla, annemizle Azerbaycan'a bu yapılması planlanan yoldan geçerken hangi rahatlık içinde olabileceğinizi kestirebiliyor musunuz?

Bahse konu yolun farklı zamanlarda ortaya çıkacak, terör vb. saldırılarla elverişsiz olduğu iddiasıyla kapanmayacağının garantisini verebiliyor musunuz?

Yetki alanında olan alanlarda Rus Barış Gücü’nün kısıtlamalarına karşı hangi caydırıcı unsurları devreye sokacaksınız?

Hankendi’nden Ermenistan'a açılması planlanan 5 km genişliğindeki alanda ve kontrolünün Ruslarda olacağı yollarda kimlerin gelip geçebileceğini tahmin edebiliyor musunuz?

9/10 Kasım 2020 tarihinde imzalanan ateşkes anlaşmasıyla sonra eren çatışmaların ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 11 Ocak 2021’de ilk kez Moskova'da bir araya gelmişti. Üç liderin imzaladığı ortak bildiriye göre, "bölgedeki tüm ekonomik bağlantılarla ulaşım hatlarına yönelik engellerin kaldırılmasını" denetlemek üzere üç ülkeden temsilcilerin katılacağı bir çalışma grubu oluşturulması karara bağlanmıştı.

Ancak, Azerbaycan Devleti 81 gündür 10 Kasım 2020-30 Ocak 2021) 30 yıl ermeni işgali altında yerle bir edilen topraklarına (Kelbecer iline gitmek isteyen Azerbaycan kamyonları şehre alınmamaktadır) hala girememiştir. Bu durumu engelleyen güç nedir?[i]

Azerbaycan'ın Ermenistan işgalinden kurtardığı Dağlık Karabağ'da ateşkesin gözlemlenmesi kapsamında kurulan Türk-Rus Ortak Gözlem Merkezi 30 Ocak 2021 itibariyle faaliyetlerine başladı. Ağdam kentinin Merzili köyü yakınlarında kurulan, Türk ve Rus askerlerinin görev yapacağı ortak merkezin açılışına Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov, Türkiye Milli Savunma Bakan Yardımcısı Yunus Emre Karaosmanoğlu, Rusya Savunma Bakan Yardımcısı Aleksandr Fomin ve diğer yetkililer katıldı.  Ağdam'ın Merzili köyü yakınlarında 4 hektar alana kurulu ortak merkezde 65 modüler tipli yaşam ve hizmet alanı yer alıyor. Ortak merkezde insansız hava aracı (İHA) personeli de dahil 60 Türk, 60 da Rus askeri görev yapacak. Mescit ve kiliseye de yer verilen ortak merkezin güvenliğini ise Azerbaycan askerleri sağlayacak.

Rus Özel Birlikleri, Laçın, Hocalı, Hankendi, Hocavend ve Ağdere’de 27 (ilk başlarda bu sayı 23 idi) karakol (Gözlem noktası)’nda 10.000 askerle (antlaşma da bile Temas hattında ve Laçin koridorunda Rus barış gücünden hafif silahlı 1960 asker ile 90 zırhlı personel aracı konuşlandırılacaktır denmektedir), görev yaparken, Türk-Rus Ortak Gözlem Merkezi neden asıl harekât sahasından uzak tutulmaktadır?

5 Şubat 2021 itibariyle Rus Özel Birlikleri gözetiminde Azerbaycan’a 52.278[ii]insan girişi yapılmıştır[iii]. Türk-Rus Ortak Gözlem Merkezi Azerbaycan topraklarına giriş yapan bu insanların gözetim veya denetimine katılacak mıdır?

Petro’nun vasiyeti Harun/Karun Hazinesinin anahtarını haritasını gösteriyor.

Mirasçıları da bu hazineyi kimseye vermeyeceğine dair -ki takdir etmek gerekir- akla hayale gelmez projeler, operasyonlar, harekâtlar yapıyor.

Son olarak şunu da belirtelim ki sadece Petro I’in vasiyeti yoktur.

Atalarımızın da vasiyetleri olmuştur. O Ataların vasiyetlerine sahip çıkan mirasçıları da.

Atamız Bahadır Kagan (Mete/Mao-Tun), “Barışı muhafaza etmek için kendime ait olan şeyleri feda ettim (karımı ve atımı). Ama atalarımdan kalan ve millete ait olan vatan toprağını savunmak için Han oldum ve bundan asla fedakârlık yapmam."

Zaman aleyhimize işlemekte.

Eğer Karabağ’da yani Hankendi’nde, Hocalı’da, Ağdere ve Hocavend’de kontrol tamamen Azerbaycan Ordusunda olmaz ise yapılanların hiçbir anlamı olmayacak.

Eğer Azerbaycan’ın bahse konu topraklarında Rus askeri olacaksa Azerbaycan Türkleri buraya yerleşmek veya dönmek istemeyecektir.

Eğer yine bahsettiğimiz Azerbaycan’ın bu topraklarında Rus askerleri oldukça, Ermeniler psikolojik üstünlük elde etmeye devam edecektir.

Herkes şunu iyi biliyor ki, Türkiye ve Türk Ordusu Karabağ’da olursa Kafkaslara huzur gelecektir.

Türkiye bu konuda tavrını hiç değiştirmedi. Karabağ Azerbaycan’dır diyor.

Ermeniler, Türk Barış Gücü’nün Karabağ’a gelmesini istemiyor.

Biliyor ki, Hak Gelecek Batıl Zay Olacak.

Biliyorlar ki,Bagatur Kagan’ın vasiyeti gerçek olacak.

Türkler Miraslarına Sahip Çıkmasını Bilen Milletlerdendir.

 

 

[i] https://www.youtube.com/watch?v=TeT6dSCgubg

[ii] http://mil.ru/russian_peacekeeping_forces/infograf.htm

[iii]http://mil.ru/russian_peacekeeping_forces/infograf.htm

Vasiyet için bkz.:

1.“Dirlik” Dergisi, 1916, sayfa 42. den naklen "Türk Kültürü"-Mart 1990.

2.MUSTAFAYEV, Beşir, “Cihan Hâkimiyetini Moskoflara Öğütleyen Deli Petro’nun Vasiyetnamesi ve Ermenistan Devletinin Kurulmasında Etkisi”, Uluslararası Avrasya Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt:4, Sayı:11, 2013,s. 17-27.

3.KURAT, Akdes Nimet, Rusya Tarihi: Başlangıçtan 1917’ye Kadar, Ankara 1993, s.326.

4.Ahmed CEVDET PAŞA, Tarihi-i Cevdet, Cilt: 1, (def’a salis), Dersaadet 1858, s.352-355.

5.ANAFARTA, Nigâr, “I. Petro’nun Vasiyetnamesi”, Hayat Tarih Mecmuası, Yıl: 4, Cilt: 2, Sayı:11, (1 Aralık 1968), s.66-68.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Deniz Berktay   - 13-10-2021

Fener Patrikhanesi ve Asimilasyon

Dünyanın pek çok yerinde, dinle siyaset, iç içe geçmiş durumda. Hıristiyanlığın Ortodoksluk mezhebi de, siyasetin yoğun müdahalesine maruz kalmakta.