< < BORÇALI TÜRKLERİ VE KAFKASYA


BORÇALI TÜRKLERİ VE KAFKASYA

Yazan  18 Haziran 2022

Karapapak adı başlarına taktıkları siyah astragan kalpak manasına gelmektedir. Karapapak Türklerine bu ad komşuları tarafından verildiği düşünülmektedir.

Terekeme adı ise Azerbaycan’da göçerlere verilen ad olduğu gibi Arapça Türkmen kelimesinin çoğulu olan Terakimeden türediği de en genel kanıdır. Karapapak ve Terekeme aynı halkın iki adı olarak günümüzde de geçerliliğini korumaktadır. Karapapak/Terekeme Türklerinin ata yurdu olarak bilinen Borçalı adı ise bölgedeki halkın tabiriyle börü-cala yani kurt vadisi adından geldiğini söylemektedir. Bir diğer görüş de Avrupa Hunlarından Kafkaslara inen boylardan bir kol olan Borçalı ve Kazaklı boylarının Karapapak/Terekemelerin ataları olması nedeniyle bölgeyi bu isimlerle adlandırmış olduğudur.

Bugünki Rustavi, Bolnisi, Dmanisi, Ahılkelek ve Ahıska hattı ayrıca Ermenistan’ın kuzeyi ve Azerbaycan’ın kuzey batısı Karapapak Terekemelerin kadim topraklarıdır. 1828 Türkmençay (Rus-Kaçar) 1829 Edirne (Rus-Osmanlı) antlaşmalarıyla çeşitli nüfus mübadeleleri gerçekleşmiştir. Bu tarihten sonra İran’daki Sulduz ve Tebriz şehri, Türkiye’deki Kars, Ardahan, Iğdır, Muş, Ağrı ve Sivas şehirlerine yoğun Karapapak göçü olmuştur. (Kırzıoğlu,1972:8). 1.Dünya Savaşı sonrasında 1918’de Emin Ağa Acalov önderliğinde birleşen Borçalı Türkleri, Gürcü ve Ermeni çatışmaları arasında Cenubi Kafkas Kars Cumhuriyetine dâhil olmuşlardı. Ardından kelebek ömürlü devletlerin dağılması bölgedeki istikrarsızlıklar, Sovyet Ruslarının Kafkasları yeniden ele geçirme süreci gerçekleşmiştir.

Sovyet rejimindeyken 1944 sürgünüyle de Türkistan’a gönderilen Karapapaklar ve Ahıska Türkleri ile aynı kaderi paylaşmışlardı.(Bayraktar, 2014: 47-52)

Bugün 4 milyona yaklaşan Gürcistan nüfusunun %7’sini Karapapak/Terekemeler bir başka deyişle Borçalı Türkleri oluşturmaktadır. Borçalı Türkleri aynı zamanda Azerbaycanlılar olarak adlandırılmaktadır.

Sovyet Sonrası Gürcistan’daki Türkler

Sovyet(1921-1990) zamanında Rus dili ve Sovyet vatandaşlığı üzerine durulmaktaydı. Fakat dağılan SSCB ardından ortaya çıkan Gürcistan’da bir kimlik krizi ve ideolojik bulanıklık hâkimdi. Gürcistan’daki ulus devlet denemesi çeşitli etnik kökenden insanlar için bir sorundu. Türklerin arasında doğru düzgün Gürcüce bilen yoktu. Bu nedenle devlet kademelerinde yer alamayan Türkler daha izole bir şekilde atadan miras çiftçilik ile hayatlarını idame ettirmekteydiler.

1989'dan beri Gürcistan'da yaşayan Türkler üç aşamaya ayrılabilir:

  1. Z.Gamsakhurdia'nın açık şekilde Gürcistan Türklerini ülkeden sınır dışı edilme politikası
  2. E. Şevardnadze'nin daha incelikli ve kronik yöntemleri "seyreltme" dönemi.
  3. Yeni ulusal demokratik hareket dönemi.

Gürcistan’da milliyetçi Gamsakhurdia’nın Cumhurbaşkanı vazifesine gelmesinden sonra kabul edilen 16 Temmuz 1991 tarihli Gürcistan Cumhuriyeti’nde Göç Süreçlerinin Ayarlanması Hakkında Kanun, Gürcistan’da yaşayan Gayri Gürcü azınlıkların özellikle de Azerbaycan Türklerinin baskı görerek ülkeyi terk etmesine neden olmuştur.Bu bağlamda, Gürcistan’la ilişkilerin iyi düzeyde olması ve diğer siyasi nedenler dolayısıyla Gürcistan’dan gelen göçler yeterince araştırılmamıştır.

Borçalı’dakalan Türklerin çocukları okula gidemiyor, doğru düzgün elektrik verilmiyordu. 2008’de Saakaşvili’nin iktidara gelmesiyle önemli reformlara da kapı açılmıştı. Her etnik grup kendi dilinde üniversite sınavlarına girebilecekti. Ardından hazırlık okuyarak Gürcüce öğreneceklerdi. Bu birçok Türk’ün Tiflis’te devlet kurumlarında yer edinebilmesi adına önemli bir adımdı. Fakat hala dahi yol ve köprülerin geçmediği elektrik sisteminin bozulduğu bir Borçalı bölgesi gerçeği devam etmektedir.

Dili, adı, kültürü, özü, sözü bir olan Borçalı Türkleri hem Asya ile Avrupa arasında köprü olması hem Gürcistan için önemli bir nüfus kaynağı olması hem de Azerbaycan ile doğrudan bağlantılı olması nedeniyle ilgiyi hak eden bir gönül memleketidir. Borçalı’dan öğrenciler Türkiye’ye giderek Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Daire Başkanlığı, Tika, Türksoy ve Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlar aracılığıyla Türkiye ile sıkı ilişkilerini sürdürmeye devam etmektedirler. Fakat tüm meseleyi kurumlara atarak değil eşit şekilde sorumluluk paylaşarak Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan işbirliğini attırarak Borçalı’nın kadim halkının maddi ve manevi yanında olmalıdır.

 

 

Kaynaklar;

1-Ulu Borçalı ve Karapapaklar - Seyfullah Türksoy

2-Hatırlanmayı bekleyen Borçalı Türkleri-Dr. Elnur Paşa

3-Ahmed Caferoğlu – Talip Yücel, “Karapapahlar”, Türk Dünyası El Kitabı, Ankara 1976, s. 1118.

4-V. Minorsky, “Sulduz”, a.e., XI, 11.

5-Serdar Oğuzhan Çaycıoğlu, Marmara Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü

6- Kamuran Ramazanlı, Borçalı: Dünən, Bu Gün və Sabah (Borçalı: Dün, Bugün ve Yarın), Bakü, Adiloğlu, 2009, s. 41.

 

 

Soykan Durdağı

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışman

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 15-08-2022

“Eset” den Esat’a Savrulmanın Siyasi ve İktisadi Karşılığı

1998 yılında imzalanan Adana Mutabakatı veya daha iyi bilinen adıyla Seyhan Karakol Anlaşmasına kadar Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkiler başlıca üç nedenle sürekli olarak yüksek gerilim hatları üzerindeydi.