ABD de bir dönem, 20 Ocak 2021 de tamamen sona ermiş olacak. Biden bıçak sırtı bir seçimin galibi. Hala kapanmayan sandık ve sonuçlanmayan yasal süreçler var.

ABD seçimi ile ilgili bu ilk yazıda genel bir değerlendirme yaparak tarafların avantajlı/dezavantajlı yanlarını özetlemeyi düşünüyordum. Ama Cuma akşamı yüksek Mahkeme üyesi Ruth Bader Ginsburg’un ölümüyle yeni bir durum ortaya çıktı. Konu eskimeden ilk yazıda bu yeni gelişmeye değinelim, genel girişi bir sonraya bırakalım.

Özet

Yazan: Kaan Zengin

Amerika 3 Kasım tarihinde yapılacak seçimlere oldukça olaylı bir dönemin ardından gidecek ve yeni başkanını belirleyecek. Seçimlerin öncesinde yaşanan güncel olayların bu seçimlerin sonucuna etkisi olması bekleniyor, güncel anket verileri de bunu doğruluyor.

Barış içinde bir arada yaşama, toplumları oluşturan unsurlar için nasıl hayati ise uluslararası toplumun bileşenleri açısından da öyledir.

2008 yılındaki büyük finansal kriz sonrasında Amerika yaşadığı ekonomik çöküşünden sonra,  Başkan Obama’nın Demokrat,Başkan Trump’ın Cumhuriyetçi olmalarına rağmen her iki Amerikan başkanının büyük stratejileri, benzerlik göstermektedir.

Amerika Birleşik Devletleri’nde 25 Mayıs tarihinde Siyahi Amerikalı George Floyd’un Beyaz bir Minneapolis polisi tarafından telefon kameraları tarafından kaydedilen öldürülme anı ülke de tam bir infial yarattı.

Koronavirüs, tüm dünyada olduğu gibi ABD’de de böylesi büyük bir krizi yönetmek konusunda devletin gücünü ve otoritesini hem uygulama teknikleriyle hem de sınırlarıyla tartışmaya açtı. Virüs, ABD’nin New York eyaletini çok sert bir şekilde vururken, beklenmedik şekilde 2020 Başkanlık seçimleri için New York Valisi Andrew Cuomo’nun adı geçmeye başladı.

Tarihsel olarak ırkçılık meselesiyle mücadele eden Amerika Birleşik Devletleri (ABD), ‘White Supremacy ya da White Nationalism’ gruplarını (Beyaz ırkının üstünlüğüne inananlar anlamında kullanılmaktadır) ilk kez bir iç tehdit konusu olarak görmeye başladı.

Soğuk Savaş Sonrası Venezuela-ABD İlişkisi

Soğuk Savaş’ın bitmesiyle liberal/neoliberal politikaların savunucusu Batı ülkeleri, savaşı kazandıklarının ve komünizmin çöktüğü propagandasını yaptı.

2016 yılında göreve başlayan Cumhuriyetçi Başkan Trump’ın göçmenler, sağlık sigortası, vergi, LGBTQ hakları ve son olarak da ABD Yüksek Mahkemesine tartışmalı bir şekilde atanan Yargıç Kanavaugh süreci neticesinde, ABD Kongresinin iki ayağından birini oluşturan Temsilciler Meclisinde Demokratlar çoğunluğu Cumhuriyetçilerin 198 sandalye sayısına karşılık 231 sandalye ile ele geçirdi.

“Brezilya’nın Sessiz Devrimi”[1] olarak da adlandırılan “Bolsa Familia” (Programa Bolsa Família) Brezilya’da Lula da Silva ve Dilma Rousseff’in devlet başkanlığı görevinde bulundukları ve Brezilya İşçi Partisi (Partido dos Trabalhadores)’nin liderlik ettiği koalisyon iktidarları döneminde simge haline gelen bir sosyal koruma projesiydi.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof.Dr. Alaeddin Yalçınkaya   - 22-10-2021

Suriye İç Savaşı ve Suriye Türkmenleri

Suriye'nin doğusunda ABD himayesindeki "teröristan" devleti kök salmaya başlarken yine ABD ve Fransa'nın desteği ile adalar istikametinden, namluları Türkiye'ye yönelik silah yığınakları hızla yükselmektedir.