Yeni dünya düzenine doğru ABD’nin bölgesel ittifaklarını artırma çabaları

Yazan  08 Mart 2023

YAZAN: Vusal Hasanzadeh

  1. Günümüz dünya düzeni nereye evrilmektedir?

Günümüz dünya düzeni Soğuk Savaş sonrası dönemden bugüne en şiddetli güç mücadelesinin yaşamına tanık olmaktadır. ABD hegemonyasında kurulan tek kutuplu dünya düzeni hakkında başlanan sorgulamalar, artık kendisini güç mücadelelerinde de göstermektedir. Tarihe kısa dönüş yapıldığında aslında ABD hegemonyasında kurulan tek kutuplu dünya düzeninin ABD’nin Irak işgalini gerçekleşmesi ile başladığını görünmektedir. 2008 Ekonomi Krizi sonrası yaşanan süreçte ise bu düzen sert bir sarsıntı yaşamaya devam etmiştir. 2008 Ekonomi Krizi sonrasında FED Başkanı Alan Greenspan Kongre’de yaptığı açıklamada “Bütün entelektüel yapı çöktü” ifadesini kullanırken neoliberalizmin ideolojik olarak çöküşünü bildirmekteydi (Özdağ, 2020: 5). Bununla birlikte uluslararası ilişkilerde büyük etki yaratan ve günümüzü de etkileyen en kritik olay 31 Aralık 2019 tarihinde Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan COVİD-19 pandemisi olmuştur. COVİD-19 pandemisi sonrası oluşacak dünya düzeninin devletlerin daha çok ulusal veya bölgesel yaklaşımlara odaklanacağı bir dünya düzeni olması beklenmektedir (Frantzman, 2020).

  1. Rusya-Ukrayna Savaşı ve ABD-Çin arasındaki Tayvan geriliminin dünya düzenine etkisi ve ABD’nin bölgesel adımlarını artması.

24 Şubat 2022 tarihinde Rusya’nın Ukrayna topraklarına başlattığı işgal harekatı ile başlayan Rusya-Ukrayna savaşı günümüz uluslararası ilişkiler meselelerinin en önemli meselesidir. ABD ve İngiltere başta olmakla Batı dünyasının Ukrayna’ya destek vermeye devam etse de, AB üyeleri ile Rusya arasında enerji ilişkilerinin savaş ile beraber soruna dönüşmesi ve AB içerisinde yaşanan enerji krizi savaşın gidişatını belirleyecek en önemli etkenlerden biridir. ABD’den sonra dünyada en fazla enerji tüketen AB Rusya’dan petrol ihracatının  %81’ini, doğal gaz ihtiyacının ise %40’nı karşılasa da, Rusya’nın yaptırımlara karşı olarak vanaları kapatması sonucunda doğal gaz oranı Eylül 2022 itibariyle %9’a inmiş ve Avrupa’da tarihin en büyük enflasyonu yaşanmıştır (Arslan, 2022). Ancak AB bu savaşın yarattığı enerji krizini aşmak için farklı pazarlara yönelmeye başlamıştır. AB içerisinde Rusya’ya enerji bağımlılığında en önde gelen devletlerden biri olan ve savaş sonrasında en büyük enerji sıkıntısı yaşayan devletlerden biri olan Almanya Rusya’dan bağımlılıktan kurtulmak için çabalarda bulunmaktadır. Almanya Maliye Bakanı Christian Linder Ocak ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın enerji bağımlılığı açısından Rusya’ya bağımlı olmadığını bunun yerine enerji altyapılarını çeşitlendirdiklerini, yeni enerji kaynaklarını bulduklarını belirtti (BBC, 2023). 

Şekil 1. Almanya’nın Rusya-Ukrayna savaşından öncesi bağımlılık oranını ve 1 Ocak 2023 tarihinden sonraki dönemlerde Rusya’dan enerji ithalatını sıfıra indiğini gösteren infografik.

Kaynak: DW Rusça (2023, Ocak 3)

Rusya-Ukrayna savaşı ile beraber AB’nin güvenliği meselesi de öne çıkan meselelerden biri olmuştur. Özellikle, Donald Trump’ın 2016 yılında ABD Başkanı olduktan sonra “Önce Amerika” söylemleri esasında AB ile ilişkileri NATO konsepti başta olmakla her açıdan sorgulaması Transatlantik ilişkilerde büyük çatlak yaratmıştır. Genel olarak baktığımızda ABD-AB arasındaki ilişkilerde; Transatlantik ilişkilerde Soğuk Savaş sonrası zaman zaman soğuk rüzgar esmiştir. Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD başkanları sıklıkla Avrupalı partnerlerinin önemini vurgulasalar da, 90’lı yıllarda hızını artıran küreselleşmenin etkisiyle ekonomik meselelere yönelen Clinton, Irak işgalinin başlatmasıyla AB’yi ikiye bölen Bush ile seçildiği zaman Avrupa ülkelerinin coşkulu sevinçlerine rağmen esas odak noktasını Asya-Pasifiğe yönelten, “çok-çok taraflılığa” inanan Obama, Soğuk Savaş dönemindeki ABD başkanlarının aksine Avrupa’nın güvenliğini öncelik olarak belirlememişlerdir. Donald Trump ABD’nin temel stratejisinde farklı çerçeve çizerek kendisine kadarki süreçte ABD Dış Politikasının temel unsurları olan liberal sistemin devamlılığı ve uluslararacılık yaklaşımlarının yerine tek taraflılığı önceleyerek normatif yaklaşımı ikinci plana itmiştir (Kocaman, 2020: 229). Bu çerçevede AB üyeleri arasında da zaman zaman AB’nin savunmasını ve güvenliğini sağlamak için ABD’den bağımsız Avrupa Ordusufikirleri ortaya atılmıştır. Ancak Joe Biden’ın ABD Başkanı olması sonrasında NATO’nun Avrupa coğrafyası üzerinde ağırlığının artırılması hedeflenmiştir. ABD Avrupa’daki müttefikleri ile Rusya ile Uzak Doğu’daki müttefikleri ile de Çin ile güç mücadelesine girmeyi esas almıştır. Ancak 2019 Pentagona bağlı RAND Corporation tarafından yapılan analizlerde ABD’nin olası Rusya ve Çin ittifakına karşı bir savaşta başarılı olamayacağı belirtilmektedir. Rusya ve Çin’in füze teknolojilerinde yaptığı adımlar ABD için önemli tehdit unsuru olarak belirlenmiştir (Ochmanek&Colby, 2019).

Şekil 2.

Kaynak: Ochmanek&Colby, 2019

Rusya-Ukrayna Savaşı ile beraber AB’nin güvenliği için hedeflenen ABD’den bağımsız Avrupa Ordusu projesi şimdilik ortadan kalkmış gibi görünmektedir. Bazı diplomatlar ve uzmanlar Rusya’nın Ukrayna’yı işgali Soğuk Savaş’ın sona ermesinden günümüze Avrupa güvenliğine en büyük meydan okuma olarak değerlendirmekle beraber Avrupalıların kendi savunmalarını artırma fırsatını kaçırdıklarını ve savaşın Avrupa’nın ABD’ye askeri bağımlılığını artırdığını belirtmektedirler (Erlanger, 2023). 24 Şubat 2022 tarihinden itibaren Ukrayna’ya 30 milyar dolardan fazla değerde teçhizat gönderen ABD tarafından 3 Mart tarihinde yapılan açıklamada Ukrayna’ya 400 milyon dolara kadar askeri teçhizat gönderileceği duyuruldu (Garamone, 2023). Rusya-Ukrayna savaşı 1. Yılını doldurduğu dönemde Joe Biden’ın Ukrayna’nın başkenti Kiev’i ilk kez ziyaret etmesi sürpriz bir adım olarak değerlendirildi. Biden burada yaptığı açıklamalarda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yanıldığını ve Rusya’nın Ukrayna’da başarısız olduğunun altını çizdi (Liptak, 2023). Bundan sonraki süreçte Rusya ve ABD arasındaki güç mücadelesinin yalnızca Doğu Avrupa’da değil Avrupa’nın farklı coğrafyalarında da devam etmesi beklenmektedir. Özellikle, Balkanlar coğrafyasındaki devam eden ve zaman zaman artan gerginlik bundan sonraki jeopolitik mücadelenin bu coğrafyada devam edeceğine dair izlenimler vermektedir.

Şekil 3.

Kaynak: Liptak, 2023. 

Uluslararası konjonktürde bir diğer mesele dikkat çekici mesele ise ABD ve Çin arasında devam eden Tayvan gerginliğidir. Joe Biden dönemi ile birlikte ABD-Çin arasında esas konulardan biri olan Tayvan adası üzerinden gerginliğin artması çok kritik bir süreçi beraberinde getirme potansiyeline sahiptir. ABD yeni dünyanın oluştuğu Asya-Pasifik’te dengeyi kendi lehlerine çevirmek için 15 Eylül 2021 tarihinde AUKUS’u (Avusturalya, Birleşik Krallık, ABD) kurulmasında öncü olmuştur. Ayrıca bölgede mevcut olan QUAD (ABD, Japonya, Avusturalya, Hindistan) organizasyonu ile Hint Okyanusu ve Asya-Pasifik’te mevcut olan güç mücadelesinde yerini almak istemektedir. Bununla birlikte ABD bölgedeki askeri faaliyetini artırmak için kritik adımlar atmaya devam etmektedir. Eylül 2022’de Tayvan’a 1.1 milyar dolardan fazla silah satışını onaylayan Biden Yönetimi, 28 Aralık 2022 tarihinde ABD Dışişleri tarafından yapılan açıklamaya göre Tayvan’a 180 milyon dolarlık silah satışını da onayladı (Hanssler&Forest, 2022). Tayvan üzerinden gerilimi artıran ABD aynı zamanda Asya-Pasifikteki müttefikleri ile ilişkileri güçlendirmeye ve bu müttefikler vasıtasıyla yeni askeri üslere yönelmeye devam etti. 13 Ocak 2023 tarihinde Japonya Başbakanı Fumiyo Kişida’nın Vaşington’u ziyaret ederek Joe Biden ile görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin gündemini esas 3 mesele belirlemekteydi. Birincisi, Kuzey Kore’nin füze ve nükleer tehditleri, ikincisi, Çin’in geniş toprak iddialarını ilerletmek için uluslararası hukuk yerine zor kullanması ve üçüncüsü Rusya’nın Avrupa’daki geniş çaplı savaşı (Solís, 2023). Kişida görüşmedeki konunun arasında iki ülke arasındaki ittifakın yanı sıra iki ülkenin de Çin’i geri püskürtme çabalarını tanımlamak için kullandığı bir referans olan “özgür ve açık bir Hint-Pasifik kurulması” olduğunu ifade etti. Bu görüşme öncesi, Aralık 2022’de Japon hükümetinin askeri harcamalarını ikiye katlayarak 2027’ye kadar GSYİH’nın %2’sine çıkarmasını hedefleyen ve Çin’i Japonya’nın güvenliğine yönelik “şimdiye kadarki en büyük stratejik meydan okuma” olarak belirlemek dahil olmak üzere önemli açıklamaları içeren büyük bir savunma revizyonunu açıklaması da gözden kaçmaması gerekmektedir (Aljazeera, 2023).

 ABD’nin Çin’e karşı bir diğer hamlesi ise Hindistan ile işbirliğini daha da güçlendirmek oldu. 31 Ocak 2023 tarihinde yapılan açıklamayla ABD ve Hindistan arasında savunma ortaklığının güçlendirildiği belirtildi ve bu adım Çin karşısında iki ülke arasındaki işbirliğinin işaretiydi (Lendon, 2023a). ABD-Hindistan arasındaki ilişkileri farklı yönlerden ele almak mümkündür. Bilindiği üzere Soğuk Savaş döneminde Hindistan’ın SSCB ile, Pakistan ve 1972’den sonra Çin’in ABD ile ilişkileri güçlü olmuştur. Özellikle, 2020 yılında anne tarafından Hint kökenli Kamala Harris’in Joe Biden’ın yardımcısı olması, Hint diasporasının ABD dış politikasında artan etkisi gibi faktörler de ABD-Hindistan ilişkilerinde önemli yer tutmaktadır. Soğuk Savaş döneminden itibaren tarihsel müttefiki Pakistan’ın “Bir Kuşak, Bir Yol” projesi çerçevesinde Çin ile yakın ilişkiler kurması ABD’nin farklı müttefiklere yönelmesine sebep olmaktadır. Hindistan ile yakınlığını sürdüren ABD hem Rusya’nın eski müttefikini kendi yanına çekme, hem Çin’e karşı etkili bir müttefik bulma, hem de tarihsel müttefiki Pakistan’a mesaj vermektedir.

Hamlelerini artıran ABD’nin diğer adımı da bölge jeopolitiği açısından kritik adım olarak değerlendirilmektedir. 26 Ocak 2023 tarihinde ABD’nin 70 yıl sonra ilk defa Pasifikteki Guam Adasında 5000 Deniz Piyadesine ev sahipliği yapması beklenen yeni bir üssü açması tam da Çin ile gerginliğin yüksek olduğu zamanda açması kritik bir hamle olmuştur (Lendon, 2023b). Ayrıca 2 Şubat 2023 tarihinde ABD diğer bir hamle yaparak da Filipinler ile arasında 2014 yılında imzalanan Gelişmiş Savunma İşbirliği Anlaşması’na dayanarak birtakım görüşmeler sonucunda ABD’nin Filipinler içerisinde 4 üsse daha erişim sağlamış oldu. Yapılan açıklamada bu anlaşmanın dayanak noktası olarak Çin’in Güney Çin Denizi üzerindeki faaliyeti ve Tayvan adası meselesi belirtildi. ABD’nin bu üsler sayesinde Tayvan Adası’na 200 milden daha yakın olarak yaklaşması Çin tarafını rahatsız etti ve Çin tarafı açıklamalarında Filipinlerin bu hamleyle bölgedeki gerilimin artmasına sebep olduğunu ve bölgesel barış ve istikrarı tehlikeye attığını ileri sürdü (Lendon&Hansler, 2023).

Şekil 4. ABD Deniz Piyadeleri Açılış Töreninde

Kaynak: Lendon, 2023b

Çin’in Hint-Pasifik adımlarını endişe ile karşılayan ABD tarafından bir diğer dikkat çekici hamle ise Mikronezya Federal Devletleri ile 10 Şubat 2023 tarihinde mutabakat zaptını imzalaması olmuştur. ABD tarafından yapılan açıklamada bu mutabakat zaptının COFA (Compact of Free Association) müzakerelerinin bir parçası olduğunu hem buradaki ulusların, hem de bütün Pasifik bölgesinin yararına olmaya devam edecek ortaklık için ortaklık vizyonunun teyit ettiğinin altı çizilmiştir. COFA anlaşması gereği ABD üç ada ulusuna ekonomik yardım sağlamakla beraber savunma sorumluluğunu da elinde tutmaktadır. COFA hükümleri Marşal Adaları Cumhuriyeti ve Mikroneziya Federal Hükümetleri için 2023’te, Palau Cumhuriyeti için ise 2024’te sona ermesi kritik önem taşımaktadır. Çünkü ada ülkeleri ABD ile yakın ilişkilere sahip olsa da, eleştirmenler ekonomik yardımın nihai hale getirilmemesinin bu adaları finans veya ticaret ve turizmi yükseltmek için Çin ile ilişkilere yönlendirmeye teşvik edebileceği konusunda uyarmaktadırlar (Brunnstrom, 2023).

Şekil 5. Marşal Adaları Cumhuriyeti, Mikronezya Federal Devletleri ve Palau Cumhuriyeti

Kaynak: O’Brien, 2022

3 Mart 2023 tarihinde Hindistan’ın başkenti Yeni Dehli’de görüşme gerçekleştiren QUAD üyeleri (ABD, Japonya, Avusturalya, Hindistan) Dışişleri Bakanları toplantı sonrası yayınladıkları bildiri ABD’nin Hint-Pasifik coğrafyasına verdiği önemi ve denizcilik ile ilgili konulara ABD’nin bölgedeki deniz jeopolitiğini dikkatle izlediğini göstermektedir (U.S. DEPARTMENT of STATES, 2023).

  1. ABD’nin artan askeri tatbikatları

Yukarıdaki bilgilere ek olarak, ABD’nin gittikçe askeri tatbikatlarını artırdığı görülmektedir. Ekonomik anlamda Pasifik’te Çin’in lehine dengenin değiştiğini gören ABD askeri/güvenlik meselelerini öne çıkararak bölgesel adımlarını hızlandırmaktadır. 8-24 Şubat 2023 tarihleri arasında ABD, Avusturalya ve Japonya hava kuvvetleri Batı Pasifik’teki Cope North 2023 tatbikatını gerçekleştirdi (Australian Government Defence, 2023). 28 Şubat 2023 tarihinde başlayan “COBRA GOLD” tatbikatı (1982’de ilk olarak Tayland-ABD ortak deniz tatbikatı olarak başlamıştır) ABD Hint-Pasifik Komutanlığı ve Tayland tarafından düzenlenen iki haftalık saha ve planlama tatbikatlarına Singapur, Japonya, Endonezya, Güney Kore ve Malezya da katılmaktadır. ABD’nin geleneksel müttefiki olan Tayland son yıllarda Çin ile özellikle güvenlik alanında yakınlık kurmuştur. Tayland hükumeti ve ordusunda ABD’nin 2006 ve 2014’te seçilmiş Tayland hükumetlerini deviren askeri darbelere dair eleştirilerine karşı bir kızgınlık da mevcuttur  (Grant Peck, 2023). Bununla birlikte ABD’nin Pasifik’te en kritik adımı bu ay gerçekleşecektir. 4 Mart 2023 tarihinde ABD ve Güney Kore tarafından yapılan ortak basın toplantısında ABD ve Güney Kore ordularının 13-23 Mart 2023 tarihlerinde “Warrior Shield FTX” tatbikatlarını gerçekleştireceği açıklanması Kuzey Kore tarafından sert tepki ile karşılanmıştır. Kuzey Kore’nin nükleer tehdidi karşısında ABD ve Güney Kore’nin ortak askeri tatbikatlarını artırmaktadırlar. Bu tür tatbikatları “işgal prova olarak gören ve böyle tatbikatlar karşısında “benzeri görülmemiş” güçlü adımlar atacağını belirten Kuzey Kore’nin füze denemeleri ile karşılık vermesi beklenmektedir (Kim, 2023). Son günlerde ABD Deniz Piyadelerinin Pasifik Adası savaşlarına hazırlanmak için yaptıkları tatbikat da medyaya yansımaktadır. ABD’nin özellikle “casus balonu” olayı Çin ile ilişkilerinin iyice gerginleşmesi, ABD Deniz Piyadeleri’nin 38. Komutanı General David Berger tarafından Çin Deniz Kuvvetlerinin konuşlanmasının altını çizmesi dikkat çekici hususların başında gelmektedir (Ismay, 2023).

ABD’nin katıldığı bir diğer askeri tatbikat ise Türk kamuoyunu çok ilgilendiren bir olaydı. Türkiye sınırının yakınında; Batı Trakya’da 12-24 Şubat tarihlerinde devam eden “Thracian Cooporation-23” isimli ABD-Yunanistan’ın ortaklaşa gerçekleştirdiği askeri tatbikatın son günlerinde İsrail askerleri de katılım sağlaması dikkat çekti. İsrail Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada tatbikatın kentsel savaş, muharebe ortasında lojistik, gece savaşı, mühendislik operasyonları, topçu ve sınır savunmasına odaklandığının altını çizmekle beraber tatbikat ile ilgili “Bu, bölgesel tehditlerle başa çıkma yeteneğini geliştirmek için ordular arasındaki ilişkide önemli bir kilometre taşıdır” açıklamasında bulunmuştur (Fabian, 2023). 6 Şubat 2023 tarihinde Türkiye’nin Kahramanmaraş şehrinde gerçekleşen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki yıkıcı depremlerin etkisi devam ederken Türkiye sınırında ABD-Yunanistan-İsrail tarafından böyle bir askeri tatbikat gerçekleşmesi Türk kamuoyunda akıllara bazı soruları getirmiştir. Özellikle, Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı asırlardır sürdürdüğü yayılmacı “Megali İdea” kapsamında uyguladığı politikalar unutulmamalıdır.

Şekil 6. “Thracian Cooporation-23” tatbikatından görüntü.

Kaynak: Fabian, 2023

  1. Yeni dünya düzenine doğru değişen dengeler

5 Şubat 2023 tarihinde Avustralya merkezi düşünce kuruluşu Lowy Enstitüsünün yayımladığı “Asya Güç Endeksi 2023” başlıklı rapor bölgenin jeopolitik ve jeoekonomik geleceğini analiz etmek için önemli veriler sunmaktadır. Asya-Pasifik bölgesindeki 26 ülkenin genel gücünü ekonomik yetenek, asker yetenek, dayanıklılık, gelecekteki kaynaklar, ekonomik ilişkiler, savunma ağları, diplomatik etki ve kültürel etki gibi sekiz ölçüte göre değerlendiren raporda  Çin’in genel gücünün hala ABD’nin gerisinde olmasına rağmen aradaki farkın çok da büyük olmadığı, “Asya’daki tartışmasız ABD üstünlüğü çağının sona erdiği” ve ABD’nin belirleyici bir liderliği geri kazanma olasılığının düşük olduğu ifade edildi (Wong, 2023). ABD’nin bölgenin en güçlü ülke olduğu belirtilen raporda ABD’nin ekonomi kapasite açısından lider konumuna yükselmesinin Çin’in sıfır COVİD politikaları sebebiyle dünyadan izole olması sebebiyle küresel bağlantıdaki düşüş olduğu belirtilen raporda ABD savunma ağları, askeri yetenek ve gelecekti kaynaklar dahil olmakla beraber, gelecekteki ekonomik, askeri ve demografik kaynakların öngörülen dağılımı gibi birçok önlemde liderliği sürdürdüğü görünmektedir (Maulia, 2023). 

Şekil 7. Asya Güç Endeksi 2023

Kaynak: Maulia, 2023.

     ABD ve Çin arasında başlıca gerginlik olan Tayvan adası gerilimi devam ederken bu sorunun sıcak çatışmaya dönmesi şimdilik beklenmemektedir. Çin’in zaman zaman Tayvan’a askeri müdahale etme ihtimali gündeme gelse de, Çin bölgedeki güç dengesini tamamen kendi lehine çevirmeden savaş başlatması pek mümkün gözükmemektedir. Ayrıca Vaşington merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) isimli kuruluş Ocak ayında yaptığı bir askeri simülasyonda Çin’in 2026’da Tayvan’a olası bir askeri müdahalesinin başarısız olacağını ve bu savaşın hem Çin’e, hem de ABD ve Japonya ordusuna ağır darbe vuracağını aynı zamanda Tayvan adasının harap olacağı belirtilmektedir (Lendon&Liebermann, 2023). ABD’nin Çin’i tehdit olarak algılaması kendisini NATO Bildirilerinde de göstermektedir. 3-4 Aralık 2019 tarihlerinde Londra’da gerçekleşen NATO Zirvesinde Çin ilk defa “stratejik bir zorluk” olarak belirtilmiş, 28-29 Haziran 2022 tarihlerinde Madrid’de gerçekleşen NATO Zirvesi sonrası yayınlanan bildirgede de Çin “sistemik bir zorluk” olarak ifade edilmiştir (Korkmaz, 2022).

  1. yüzyılda uluslararası sistemin çoğulcu bir yapıya dönüşümü hakkında ABD Ulusal İstihbarat Konseyi’nin “Küresel Eğilimler 2025: Değişen Bir Dünya” isimli raporu önemli bilgiler sunmaktadır. Rapor 2025 yılında uluslararası sistemde güç ekseninin Batı’dan Doğu’ya geçeceğini ve aynı zamanda devlet dışı aktörlerin de uluslararası sistemde büyük nüfuza sahip olacağını, yükselen devletler ile birlikte sistemin çoğulculuğuna katkı sağlayacağını vurgulamakta, dönemi küresel çok kutuplu sistem olarak isimlendirmekte ve Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti ve Hindistan gibi devletlerin Orta Doğu’da daha büyük roller alacağını vurgulamıştır (Kantarcı, 2012: 77). Henry Kissinger da 21. yüzyılda uluslararası sistemin ABD, Avrupa, Çin, Japonya, Rusya ve muhtemelen Hindistan’ın da arasında bulunduğu altı büyük gücün ve bunlara ek olarak orta büyüklükte ve küçük ülkeleri kapsayacağını belirtmiştir (Huntington, 2020: 25). Bundan sonraki süreçte dünya düzenini etkileyecek en kritik mesele Rusya-Ukrayna Savaşının sonucu olacaktır. Savaşın etkileri yalnızca Rusya-ABD ilişkilerini değil bütün dünya dengelerini belirleyecektir. Özellikle Çin ile Rusya arasında günümüzde stratejik işbirliği olsa da, Çin’in her geçen gün küresel jeopolitik mücadelede ağırlığını artırması ve en önemlisi “Bir Kuşak, Bir Yol” projesi çerçevesinde Rusya’nın “arka bahçesi” olarak gördüğü eski Sovyet coğrafyasında gittikçe ilişkilerini artırması, Rusya’nın nüfus olarak gittikçe azalmasına karşı dünyanın en büyük nüfusuna sahip Çin’in Rusya ile sınırında yüz milyonlarca Çinlinin yaşaması, enerji meselelerinde Rusya’nın Çin’e gittikçe bağımlı hale gelmesi gelecekte Rusya’ya karşı Çin’in elini güçlü kılacak faktörler arasında sayılabilir. Ayrıca Rusya-Ukrayna savaşının başlamasıyla AB’nin enerji arayışlarında yeni pazarlara hızla yönelmesi, bu bağlamda Azerbaycan ve Türkistan Türk Cumhuriyetlerinin zengin kaynaklarına yönelmek için bu ülkelerle görüşmelerini hızlandırması dikkat çekici husustur. Aynı zamanda bu kaynakları Türkiye üzerinden Trans Hazar projesi kapsamında Avrupa’ya ulaştırması da sık sık AB-Türkiye ilişkilerinde gündeme gelmektedir. Görünen o ki yeni dünya düzenin kurulması için devam eden güç mücadelesinde Türkiye ve Türk Dünyasının stratejik önemi iyice artacaktır.

Kaynaklar.

Aljazeera (2023, January 13). US ‘fully committed’ to Japan alliance, Biden tells Kishida. https://www.aljazeera.com/news/2023/1/13/biden-hosting-kishida-as-us-japan-bolster-ties-in-face-of-china   

Arslan, E. (2022, Eylül 18). Rusya-Ukrayna Savaşı gölgesinde: Avrupa'nın enerji bağımlılığı. Habertürk, https://www.haberturk.com/rusya-ukrayna-savasi-golgesinde-avrupa-nin-enerji-bagimliligi-3519850

Australian Government Defence (2023, February 27). Pacific exercise builds flexible air power. https://www.defence.gov.au/news-events/news/2023-02-27/pacific-exercise-builds-flexible-air-power

BBC (2023, January 18). Germany says it is no longer reliant on Russian energy. https://www.bbc.com/news/business-64312400
Brunnstrom, D. (2023, February 11). With China looming, U.S. signs assistance deal with Micronesia. REUTERS, https://www.reuters.com/world/asia-pacific/with-china-looming-us-signs-mou-with-another-pacific-island-state-2023-02-10/

DW Rusça (2023, Ocak 3). Германия большие не зависит от энергоносителей из России. https://twitter.com/dw_russian/status/1610311250109517826

Erlanger, S. (2023, February 4). When It Comes to Building Its Own Defense, Europe Has   Blinked. THE NEW YORK TIMES. https://www.nytimes.com/2023/02/04/world/europe/europe-defense-ukraine-war.html

Fabian, E. (2023, February 23). IDF wraps up joint drill in Greece with Greek, US infantry troops. The Times of Israil. https://www.timesofisrael.com/liveblog_entry/idf-wraps-up-joint-drill-in-greece-with-greek-us-infantry-troops/

Frantzman, S.J. (2020, April 4). Coronavirus is empowering dictators and changing the world order. National İnterest. https://nationalinterest.org/feature/coronavirus-empowering-dictators-and-changing-world-order-139127?page=0%2C1

Garomone, J. (2023, March 3). U.S. Sends Ukraine $400 Million in Military Equipment. https://www.defense.gov/News/News-Stories/Article/Article/3318508/us-sends-ukraine-400-million-in-military-equipment/

Ismay, J. (2023, March 5). To Prepare for a Pacific Island Fight, Marines Hide and Attack in California. NEW YORK TIMES. https://www.nytimes.com/2023/03/05/us/marines-china-pacific.html

Kantarcı, Ş. (2012). Soğuk Savaş sonrası uluslararası sistem: Yeni sürecin adı “Koalisyonlar Dönemi mi?. Güvenlik Stratejileri Dergisi, 8(16), 47-84.

Kim, H.J. (2023, March 4). South Korea, US Announce Largest Military Exercises in 5 Years. THE Diplomat, https://thediplomat.com/2023/03/south-korea-us-announce-largest-military-exercises-in-5-years/

Kocaman, S. Ü. (2020). Donald Trump Döneminde Avrupa Birliği-ABD İlişkileri: Liberal Dünya Düzeni, Krizler ve Ayrışan Politikalar. Marmara Üniversitesi Avrupa Topluluğu Enstitüsü Avrupa Araştırmaları Dergisi, 28, 221-253.

Korkmaz, H. (2022, Haziran 30). NATO’nun stratejik yolu ve Çin. https://www.hussoloji.com/2022/06/natonun-stratejik-yolu-ve-cin.html

Hanssler, J.&Forest, J. (2022, December 28). Biden administration approves $180 million arms sale to Taiwan. https://edition.cnn.com/2022/12/28/politics/biden-arms-sale-taiwan/index.html

Huntington, S. (2020). Medeniyetler çatışması ve dünya düzeninin yeniden kurulması (Çev. Turhan M. & Soydemir, Y.Z.C.). Okuyan Us Yayınları.

Liptak, K. (2023, February 20). Biden makes surprise visit to Ukraine for first time since full-scale war began. https://edition.cnn.com/2023/02/20/politics/biden-ukraine-zelensky-visit-one-year-war-anniversary-intl-hnk/index.html

Lendon, B. (2023a, February 1).US and India to boost defense and technology cooperation as China threat grows. https://edition.cnn.com/2023/02/01/asia/us-india-defense-technology-cooperation-intl-hnk/index.html

Lendon, B. (2023b, January 27). US Marines officially opens first new base in 70 years on island of Guam. https://edition.cnn.com/2023/01/27/asia/new-us-marine-corps-base-guam-intl-hnk-ml/index.html

Lendon, B.&Hansler, J. (2023, February 2). US military to gain expanded access to Philippines bases in efforts to counter China. https://edition.cnn.com/2023/02/01/asia/us-philippines-base-access-agreement-intl-hnk-ml/index.html

Lendon, B.&Liebermann, O. (2023, January 9). War game suggests Chinese invasion of Taiwan would fail at a huge cost to US, Chinese and Taiwanese militaries. https://edition.cnn.com/2023/01/09/politics/taiwan-invasion-war-game-intl-hnk-ml/index.html

Maulia, E. (2023, February 5). ASEAN grows dynamic while China, Japan wane: Asia Power Index. Nikkei Asia, https://asia.nikkei.com/Politics/International-relations/Indo-Pacific/ASEAN-grows-dynamic-while-China-Japan-wane-Asia-Power-Index

O’Brien, P. (2022, February 8). The US Is Squandering Its COFA Advantage in the Pacific.  THE Diplomat, https://thediplomat.com/2022/02/the-us-is-squandering-its-cofa-advantage-in-the-pacific/

Ochmanek, D.A.&Colby, E.A. (2019, October 30). How the United States Could Lose a Great-Power War. RAND Corporation https://www.rand.org/blog/2019/10/how-the-united-states-could-lose-a-great-power-war.html

Özdağ, Ü. (2020). Korona salgını ve iki kutuplu dünya kaosu. 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü. Özel Rapor.

Peck, G. (2023, February 28). Pacific Military Exercises Resume at Pre-Pandemic Size. https://www.military.com/daily-news/2023/02/28/pacific-military-exercises-resumes-pre-pandemic-size.html

Solís, M. (2023, January, 20). As Kishida meets Biden, what is the state of the US-Japan alliance?. https://www.brookings.edu/blog/order-from-chaos/2023/01/20/as-kishida-meets-biden-what-is-the-state-of-the-us-japan-alliance/

U.S. DEPARTMENT of STATES (2023, March 3). Joint Statement of the Quad Ministerial Meeting in New Delhi. https://www.state.gov/joint-statement-of-the-quad-ministerial-meeting-in-new-delhi/

Wong, K. (2023, February 5). US remains top power in Asia-Pacific, but China ‘not far behind’ as it flexes military, diplomatic muscles: study. South China Morning Post. https://www.scmp.com/news/china/diplomacy/article/3209158/us-remains-top-power-asia-pacific-china-not-far-behind-it-flexes-military-diplomatic-muscles-study

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof.Dr. Alaeddin Yalçınkaya   - 01-06-2023

Çin’in Tang Hanedanlığı Merkezinden Türkistan’a Mesaj

Türk cumhuriyetleri devlet başkanları 9 Mayıs’ta Rusya’da II.Dünya Savaşı zaferinin sene-i devriyesi törenlerine katılarak Putin’e bir anlamda destek mesajı verdiler.