Yunanistan’ın Suriye Planlarının Arkasında Ne Var?

Yazan  14 Mayıs 2020

Suriyeli sığınmacı krizinin merkezindeki ülkelerden biri olan Yunanistan Suriye rejimi ile ilişkilerini normalleştirme konusunda, özellikle sığınmacı konusu ve Doğu Akdeniz’deki çıkarlarının tehlikeye girmesi üzerine, çeşitli adımlar atıyor.

Yunanistan'ın Türkiye ile Doğu Akdeniz ve Ege’deki anlaşmazlıkları, Atina’nın Libya’daki savaşa da daha fazla ilgi duymasına neden oldu ve LUO’yu destekledi. Yunanistan'ın Türkiye'ye karşı Haftar'i desteklemesinin ardında da elbette, Akdeniz'deki ekonomik çıkarlarını tehdit altında olması yatıyor.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Salı günü yaptığı açıklamada, Beşar Esad'ın Şam rejimiyle ilişkilerini tamamen normalleştirme yolunda önemli bir adım olarak görülen Suriye için Özel bir Elçi atadığını açıklamıştı. Yunanistan’ın Şam'a özel bir elçi ataması, Yunanistan'ın çatışmanın sona ermesinde yeni bir diplomatik rol oynamak istediğini gösteriyor. Yunanistan’a göre barış, Esad iktidarda kalırsa kabul edilebilir.

Konuyla ilgili bir uzman olan Ruslan Trad, "Yunanistan, Doğu Akdeniz bölgesindeki Türk hırslarına karşı çıkmak istiyor, bu yüzden noktaları birleştirmek için Suriye ve Libya'ya bakmamız gerekiyor." dedi.

Öte yandan bu gelişmeler hem Yunanistan hem Suriye’ye fayda sağlayacak bazı ticari ilişkileri yeniden kurmak için iyi bir fırsat ortaya çıkarmış oluyor.Suriye muhalefeti ise Atina'nın Şam ile resmi bağlarını yenileme kararının rejimin diğer Avrupa ülkeleriyle köprüler kurmasına yardımcı olabileceğinden düşünüyor.

Yunanistan Suriye'de "yeniden yapılanma" için çalışacağını açıklarken, AB'nin yardımı olmadan bunu yapabilmesi pek olası görünmüyor. Şu anda AB ülkeleri arasında Suriye’de Esad rejiminin sürdürülmemesi konusunda genel bir fikir birliği var.

Öte yandan Victor Orban yönetimindeki Macaristan'ın sağcı hükümeti geçtiğimiz Eylül ayında tam diplomatik normalleşmeye doğru bir adım olan Şam'a yetkililer atamayı planladığını açıkladı.

Ocak 2019'da İtalya Dışişleri Bakanlığı, Suriye ile ilişkilerini tam olarak geri kazanan ilk Avrupa ülkesi olmayı düşüneceğini açıkladı. O sırada sorumlu olan aşırı sağ hükümet planları gerçekleşmeden düştü.

Esad rejimi ile ilişkilerin normalleştirilmesi için çabalayan az sayıdaki Avrupa ülkeleri, AB'nin baskın politikaları nedeniyle bu konuda ilerleme kaydedemiyor. AB, defalarca taahhütlerini sürdürdüğünü ve Esad rejimi muhalefete önemli siyasi reformlar ve tavizler vermedikçe Şam ile diplomatik ilişkilerin yeniden başlamasıyla devam etmeyeceğini belirtti.

De Re Militari'nin kurucu ortağı Ruslan Trad, Yeni Arap'a verdiği demeçte, "Yunanistan, Doğu Akdeniz'de hem Lübnan hem de Suriye için önemli bir ticaret merkezidir, Kıbrıs (GKRY) da yakındır ve lojistik merkezi olarak kullanılmaktadır. Savaş sırasında bu değişmedi, aksine Suriye rejimi Kıbrıs ve Yunanistan'ı Avrupa'da tünel olarak kullandı. Yunanistan'daki Suriyeli işadamlarının faaliyetleri savaş sırasında durmadı" dedi. 

 

 

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Aziz Ergen   - 11-07-2020

Avrupa Birliği Ortaklık mı, Tehdit mi ?

Mustafa Kemal Atatürk, özdeğerlerden ödün vermeden kalkınıp güçlenmek ve ileri bir uygarlık düzeyine ulaşmak ile “ Avrupa’yı taklit etmek “ , “Avrupalılaşmak “ ya da “ Avrupalı olmak “ gibi teslimiyetçi davranışlar arasına, net ve ayırıcı bir çizgi çizmiştir. ...