< < Suriye ile İlişkilerin Normalleşmesi Mümkün mü?


Suriye ile İlişkilerin Normalleşmesi Mümkün mü?

Yazan  31 Mayıs 2021

Son gerçekleştirilen Suriye cumhurbaşkanlığı seçimleri tartışmalı olsa da sonucun değişmeyeceği ve Beşar Esad’ın 7 yıl daha iktidarda kalacağı kesinleşmiş durumda iken; hem Ortadoğu ülkelerinin hem de Türkiye’nin Suriye ilişkilerinde değişimler meydana gelip gelmeyeceği ise merak konusu.

Suriye’de 26 Mayıs’ta yapılan seçimler sonrasında Beşar Esad’ın dördüncü kez 7 yıllık süre için iktidarda olacağı kesinleşti. Bununla birlikte Suriye ile uzun süredir diplomatik ilişkileri kesilmiş olan ülkelerin bu durumu devam ettirip ettirmeyeceği konusu gündeme geldi.

Birleşik Arap Emirlikleri ve Sudan ile İlişkiler Zaten Düzelmişti

Bilindiği üzere, 2018 yılında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Suriye'nin başkenti Şam'daki büyükelçiliğini yeniden açarak diplomatik ilişkileri yeniden kurmaya başlamıştı. Elçilik 2011 yılında kapatılmıştı. BAE Dışişleri Bakanlığı, bu adımla iki ülke ilişkilerinin normalleşme sürecine gireceğini ve Arap dünyası-Suriye arasında bölgesel risklerin azalacağını duyurmuştu. Aynı yılın sonunda Sudan Cumhurbaşkanı da Suriye ile temasa geçmiş ve ülkede sivil savaşın başlamasından bu yana Suriye'yi ziyaret eden ilk Arap lider olmuştu.

Suudi Arabistan ile 10 Yıl Sonra İlk Temas

Suudi Arabistan pek çok Arap ülkesi gibi 2011 yılında Suriye’deki elçiliğini kaldırarak Suriye ile diplomatik ilişkisini kesmişti. Fakat geçtiğimiz hafta yapılan Suriye cumhurbaşkanlığı seçimlerinin olduğu gün Suriye Turizm Bakanı Muhammed Rami Rıdvan Martini, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün (UNWTO) toplantısına katılmak üzere Suudi Arabistan'a gitti. Böylece 10 yıl sonra ilk kez bir Suriyeli bakanın bu ülkeye gittiği duyuruldu. Böylece Mart 2011'de başlayan savaş sürecinde, Suriye'den ilk kez bir bakanın resmi sıfatla Suudi Arabistan'a gittiği açıklandı. Bu durum diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edileceği anlamına gelmese de ılımlı bir adım olarak değerlendiriliyor. Suudi Arabistan ile Suriye arasındaki bu ılımlı havanın devam edeceği düşünülüyor. Bu konuda Suudi Arabistan'ın Lübnan'da istikrarı sağlamak için Şam'ın yardımına ihtiyacı olduğu konusunda görüşler mevcut.

Katar Suriye ile İlişkileri Normalleştirmeyecek

Öte yandan Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdulrahman Al-Thani, İngiltere merkezli El Araby televizyonuna verdiği demeçte, "Şu ana kadar ufukta Suriye halkı için kabul edilebilir bir siyasi çözüm işareti görmüyoruz, rejimin yaklaşımı ve davranışı değişmedi" dedi. Şeyh Muhammed, "Şu anda Suriye rejimiyle yeniden bağ kurmamız için hiçbir sebep yok" diyerek, Esad yönetimine karşı mevcut tutumun devam edeceği mesajını verdi.

Bu Politikalar Türkiye’nin Suriye Politikasını Etkiler mi?

Suriye meselesinde ABD ve destekçilerinin temel hedefi başından bu yana Beşar Esad’ın iktidardan indirilmesiydi. Fakat 10 yıl geçmiş olmasına karşın Esad hala Suriye iktidarını elinde tutuyor. Esad’ın bu süre zarfında Rusya ve İran’dan aldığı destek, onun iktidarını korumasında en temel aktör. Türkiye ise, başından beri Esad karşıtı bir politika sergileyen ülkeler arasında yer almaktaydı.

Suriye ile tamamen kopan diplomatik ilişkilerin Türkiye açısından pek çok alanda olumsuz etkileri bulunmakta. Ayrıca adeta kördüğüme dönmüş bölgede Türkiye’nin konumuna baktığımızda avantajlardan çok dezavantajlar sahibi olduğunu belirtmek gerek. Türkiye’nin Suriye’de kontrol ettiği bölgeler enerji bakımından ülkenin en verimsiz alanı. Buna karşın, ABD’nin kontrol altında tuttuğu bölgelere bakıldığında Suriye’deki fosil enerji kaynaklarının çoğunun bu bölgede olduğunu görüyoruz.

Rusya ise zaten halihazırda Esad’a desteğinin karşılığını alır pozisyonda. Fakat Türkiye, Suriye iç savaşında batağa saplanmış gibi görünüyor. Sınırları içinde ve Suriye’nin kuzeyinde kontrol ettiği bölgelerde 10 milyon civarındaki Suriyelinin yükü bir yana, terör koridorunun kapatılması adına verilen çabalar  karşısında edinilen kazanımların akıbeti düşünüldüğünde Suriye ile diplomatik ilişkilerin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

Türk hükümetinin diplomatik ilişkileri yeniden tesis etmeme konusundaki inatçı tutumuna karşın, Suriye BAAS Partisi Milletvekili ve Arap Öğrenci Birliği Başkanı Nidal Ammar,  Ammar, "Suriye halkı seçimlerle birlikte Batı’ya net bir mesaj gönderdi. Halkın iradesinin tüm baskılardan, tüm ambargolardan daha büyük olduğunu gösterdi" ifadeleriyle Yeni dönemde Suriye’nin inşasına odaklanacaklarını belirtti ve ülke dışındaki tüm Suriyelileri evlerine dönmeye davet etti. Ammar, Türkiye’ye de bir mesaj göndererek "IŞİD, El Nusra ve PKK gibi Amerikan taşeronlarını temizleyeceğiz. Bu savaşta, Amerikan emperyalizmine ve İsrail siyonizmine karşı savaşan tüm kuvvetler bizim doğal müttefikimizdir. Bu mücadelede bölge ülkeleriyle ittifaka hazırız. Tek koşulumuz ortak hareket etmektir” ifadelerini kullanırken, "Türk halkından şunu istiyoruz: Türk halkı, hükümetinin yaptığı yanlışlardan geri dönmesi için siyasilere baskı yapmalıdır. Biz, eskisi gibi kardeşçe ilişkiler kurmak istiyoruz ve bu zamanla olacaktır. Türkiye, maalesef Suriye’deki harekat alanlarında işgal ettiği topraklarmış gibi davranıyor. Bu kabul edilebilir bir davranış değildir" dedi.

Sonuç olarak şunu belirtmek gerekir ki, Suriye ve Türkiye, 911 km’lik kara sınırı bulunan iki komşu ülkedir. Üstelik şu anda 10 milyon civarındaki Suriyelinin bakımı Türkiye’nin omuzlarındadır.  Bu yük her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır. İki ülke arasındaki ilişkilerin iyileşmesinin gündeme getirilmesi gerekmektedir. Gerek Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gerekse Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad meseleyi kişiselleştirmeden devlet düzeyinde ele almalıdır.

 

Kaynak: Euronews, BBC, Cumhuriyet

 

Kübra Ünlü

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü 
Suriye ve Göç Araştırmaları Uzmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 15-08-2022

“Eset” den Esat’a Savrulmanın Siyasi ve İktisadi Karşılığı

1998 yılında imzalanan Adana Mutabakatı veya daha iyi bilinen adıyla Seyhan Karakol Anlaşmasına kadar Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkiler başlıca üç nedenle sürekli olarak yüksek gerilim hatları üzerindeydi.