Lübnan Krizi Derinleşiyor

Yazan  03 Kasım 2021

Suudi Arabistan, Bahreyn, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) ardından Yemen de Lübnan Büyükelçisini çektiğini duyurdu.

Yemen resmi haber ajansı SABA'nın haberine göre, Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Lübnan Enformasyon Bakanı George Kardahi'nin Yemen'le ilgili açıklamalarının ardından Yemen'in Beyrut Büyükelçisi Abdullah ed-Dais'in istişare için ülkeye çağrıldığı belirtildi.

Yemen Büyükelçisi Dais'in, Lübnan Dışişleri'ne, Kardahi'nin "kınanması gereken" açıklamalarıyla ilgili olarak bir mektup ilettiği ifade edilen açıklamada, "Yemen hükümeti ve halkının, İran projesi ve onun milisleriyle mücadelesini sürdüreceği ve bunun hem Arap Yarımadası hem de bölge için emniyet sübabı olacağı" kaydedildi.

Lübnan Enformasyon Bakanı Kardahi'nin Yemen'le ilgili olarak Riyad yönetimini eleştiren açıklamaları üzerine önce Suudi Arabistan, ardından Bahreyn, Kuveyt ve BAE, Lübnan'daki Büyükelçisi'ni geri çağırmıştı. BAE ayrıca vatandaşlarına Lübnan'a seyahat yasağı getirmişti.

Enformasyon Bakanı Kardahi’nin bakan olmadan önce yaptığı açıklama Körfez ülkeleri tarafından tepki ile karşılanmış ve başını Suudi Arabistan’ın çektiği ülkeler tarafından Lübnan yalnızlaştırılmak istenmektedir. Lübnan Başbakanı Necib Mikati ve Cumhurbaşkanı Mişel Avn krizin patlak verdiği gün yaptığı açıklamalar ile ortamı yumuşatmaya çalışmış ve Kardahi’nin sözlerinin Lübnan politikalarını ve görüşünü yansıtmadığı ifade etmişti. Başbakan Mikati, Kardahi’yi istifa etmeye ya da özür dilemeye davet etmiş fakat bu talepler Kardahi tarafından reddedilmiştir. Körfez ülkeleri İran ile Yemen, Suriye, Lübnan ve Irak üzerinden güç mücadelesi ve vekalet savaşı veriyor. Yemen de İran destekli Husilerin saldırıları Suudi Arabistan’ın ulusal güvenliğini tehdit etmekte ve Suudi Arabistan için ciddi manada sorun oluşturmakta.

Suudi Arabistan’ın Lübnan’da İran tarafından desteklediği Hizbullah ve Yemen’de yine İran tarafından desteklenen Husilerin kıskacında kalması ciddi bir tehdit ve güvenlik riski oluşturmaktadır, bu durum Suudi Arabistan’ı bölgesel politikalar konusunda agresif davranmaya itmektedir. Hizbullah’ın Lübnan siyasetindeki varlığı ve ağırlığı BAE ve Suudi Arabistan’ı İran karşıtı politikalar izlemeye ve bölgedeki diğer müttefik ülkeleri de bu yönde politikalar geliştirmeye mecbur kılmaktadır.

Hizbullah’ın desteklediği 8 Mart Bloku Lübnan’da iktidarda ve 24 Bakan içinden 22 sinin Hizbullah tarafından desteklenen isimlerden oluşmaktadır. Lübnan iç siyasetinde oldukça güçlü olan Hizbullah, Enformasyon Bakanı Kardahi’nin istifasına karşı çıktı ve Kardahi’nin arkasında olduğunu açıkladı. Hizbullah’ın iç siyasette etkin ve güçlü oluşu uzun yıllar siyasi ve ekonomik krizler yaşayan Lübnan’ın dış politika anlamında elini kolunu bağlamaktadır.

Körfez ülkelerinin Lübnan’da ekonomik ve finansal yatırımları bulunmaktadır. Yaşanan krizin ekonomik anlamda Lübnan’ı zorda bırakması muhtemel görünmektedir. Bunun yanında Körfez ülkelerinin Katar’a yönelik gerçekleştirdiği ambargonun hafifletilmiş bir versiyonunun Lübnan’a uygulanabileceği yönünde kuvvetli işaretler gelmektedir.

 

KAYNAK:

https://turkish.aawsat.com

Barış Yüksel

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Uzman

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 24-01-2022

Biden’ın Doğu Akdeniz Mesajı Bir Fırsat mı?

İsrail’in Tamar ve Leviathan, Mısır’ın Zohr, Güney Kıbrıs’ın Glaukus kuyularından çıkan doğal gazı, Akdeniz tabanına döşenecek uzun bir boru hattı ile Girit üzerinden Avrupa’ya 2025 yılına kadar aktarma projesi, 2016 dan itibaren önem kazanmış ve Avrupa’nın enerji güvenliği olarak Trump yönetimi tar...