İran’la Suudi Arabistan İşbirliği Bölgeyi Değiştirir!

Yazan  13 Ocak 2021

Kuveyt’te yayımlanan El-Kabes gazetesine konuşan İran Eski Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinijad, İran ve Suudi Arabistan’ın uluslararası dengeleri ve bölgeyi etkileyen iki önemli büyük ülke olduğuna dikkat çekti ve iki ülkenin işbirliğinin tüm bölgeyi değiştireceğini söyledi.

Ahmedinijad tarihsel olarak İran ile Arabistan arasında önemli ihtilafların olmadığını vurgulayarak şöyle konuştu: “Dostluk, işbirliği, uyum içinde yoldaşlık; her iki ülkenin ve halklarının istediği şeydir. Bu bölgeyi değiştirir, milletler arasındaki vahdet ve kardeşlik duygularını geliştirir, bölge ülkelerinde barış ve kalkınma için altın bir fırsat meydana getirir.”

Ahmedinijad İran’ın bölgedeki Arap ülkeleriyle arasındaki ihtilafları giderme konusunda Kuveyt’ten beklentilerinin neler olduğu yönündeki soruyu şu şekilde yanıtladı: “Tüm milletler arasında vahdet ve kardeşliği tesis etmek için yapılan çalışmalar son derece kıymetlidir ve bu konuda tüm ülke yöneticilerinin özellikle de komşularıyla iyi ilişkileri bulunan Kuveyt’in metanetli emirinden beklentimiz daha fazladır.”

Öte yandan geçen günlerde Ahmedinijad Telegram ağındaki resmi hesabından yaptığı açıklamada bölgede ve Basra Körfezi’nde “patlamaya yakın yıkıcı bir savaşa” karşı uyarıda bulundu.
Ahmedinijad İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’ye seslenerek “Bir savaş çıkmasını önlemek için gerekli ve önemli tedbirleri almak tüm yetkililerin görevi” dedi ve ayrıntı vermeden “her türlü savaşın bölgedeki halklara ve ülkelere zarar vereceğinin” altını çizdi.

Ahmedinijad’ın bu mesajı, İran’ın 2013’teki nükleer müzakerelere döndükten sonra ilk kez Fordo yeraltı tesisinde yüzde 20 oranında uranyum zenginleştirmeye başladığını duyurmasının ardından geldi.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Twitter hesabından cumartesi günü yaptığı açıklamada “Irak’tan gelen yeni istihbarat bilgileri İsrailli ajan-provokatörlerin, dönemi sona eren Trump’ı sahte bir savaş nedeniyle karşı karşıya bırakmak için ABD’lilere saldırılar planladıklarını gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Zarif , “Ey Donald Trump tuzağa dikkat et. Herhangi bir şekilde ateşle oynanması özellikle yakın dostlarınız için ciddi, aksi sonuçları beraberinde getirecek” ifadelerini kullanarak İsrail’e karşı üstü kapalı bir şekilde tehditte bulundu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu liderlerinin geçtiğimiz hafta gösterdiği katı tavırlar, İran’da ABD ile bir çatışma yaşanma olasılığına ilişkin endişeleri artırdı.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından pazar günü yapılan açıklamada USS Nimitz uçak gemisinin İran’dan gelen “son tehditler” ışığında Körfez’de kalacağı bildirildi. Pentagon’un bu açıklaması USS Nimitz uçak gemisinin ABD’deki üssüne geri döneceğine ilişkin haberlerin çıkmasının ve bazılarının bunu tansiyonu düşürme hamlesi olarak değerlendirmesinin ardından geldi.

İranlı yetkilinin açıklamaları, İran’ın bu hafta uranyum zenginleştirme oranını yüzde 20’ye yükseltmeye yönelik çalışmalara yeniden başlamasının ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, İran’da nükleer silahların geliştirilmesini engellemek için uyarıda bulunmasına karşılık geldi.

Yetkili “İsrail, liderlerinin sorumlu olduğu olayların sonuçlarını beklemeli. Netanyahu’nun son tavırları geçtiğimiz aylarda İran’da yapılan kötü niyetli faaliyetlerde İsrail’in parmağının olduğunun bir itirafı niteliğinde” ifadelerini kullanarak Savunma Bakan Yardımcısı Muhsin Fahrizade’nin ölümünden ve Natanz uranyum zenginleştirme tesisinin geçtiğimiz temmuz ayında bombalanmasından İsrail’in sorumlu olduğuna işaret etti.

Sonuçta,Ahmedinijad, İran'ın Suudi Arabistan'la dostluğunun güçlenmesini bölgesel gelişmelere karşı bir savunma olarak görmektedir.Diğer bir deyişle Ortadoğu'daki ilişkilerin normalleşmesinin ardından İran'ın bu ittifakın taraflarından en az biriyle sınırlı da olsa ilişki kurmaktan başka seçeneği yok.

Ancak İran İslam Cumhuriyeti'nin, Ali Ekber Haşimi Rafsancani'nin cumhurbaşkanlığı döneminde olduğu gibi Suudi Arabistan ile iyi ilişkilere sahip olması pek olası değil.Çünkü Ruhani'nin(Rafsancani'nin halefi)  başkanlığı sırasında bölgesel koşullar ve iç sabotaj nedeniyle gerçekleşmedi.Diğer bir deyişle, İran lideri Hamaney ve çevresindeki muhafazakarlar, bölge ülkeleri ve Batı ile kalıcı ilişki kurma konusunda isteksizler. Ayrıca 1979’da“ne Batı, ne de Doğu” sloganları atan İran İslam Cumhuriyeti, artık Doğu ile ilişkileri bir iktidar aracı olarak görmektedir.

 

 

Kaynak:  Şafakna, Şarkul Avsat

Köksal Taşkent

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
İran Araştırmaları Uzmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR