Ermeni Uzmanın Gözünden Türkiye'nin Karabağ Çatışmasındaki Rolü

Yazan  29 Eylül 2020

Uzmanlar, Karabağ bölgesinin Türkiye'nin Azerbaycan'a açık desteğini duyurmasından ve Rusya'nın Ermenistan'ın desteklemesinden sonra, Suriye ve Libya'da olduğu gibi Ankara ve Moskova arasında yeni bir çatışma noktasına evrilmesi hususunda uyarıda bulunuyorlar.

Analistlerden bazıları Türk tutumunu Türkiye ve Ermenistan arasındaki tarihsel anlaşmazlığa bağlıyor. Ancak Ermeni yazar Nani Suhakyan "alhurra" sitesine, Azerbaycan'ın Sovyetler birliğinin bir parçası olduğu zaman ikiili ilişkilerinin güçlü olmadığını, ancak şimdi daha çok bağlantılı olmalarına rağmen iki devlet bir millet olduklarını belirtmeyi sevdiklerini açıkladı. Suhakyan, iki farklı devlet olmalarına rağmen, Azerbaycan'daki elitlerin Türkçeden daha çok Rusça dilini konuştuklarını bu arada halkın genelinin Türkçe konuştuğunu ileri sürdü.  Suhakyan, Bakü'nün herhangi bir demokratik seçim yapmadığını ancak Türkiye'nin bir ölçüde yeni seçim geleneklerine sahip bir devlet olduğunu, Türkiye'nin Azerbaycan'ı iç sorunlar ve kötü ekonomiden sıkıntı çeken "küçük kardeş" olarak nitelendirdiğini belirtti.

Suhakyan, 90'lı yıllarda Ermenistan'ın Azerbaycan ile savaş durumunda olduğu zaman Türkiye'nin 1993 yılında Ermenistan ile kara ve hava sınırını tek taraflı olarak kapattığını ve uluslararası toplumun baskısıyla 1995 yılında hava sahasını açtığını; ancak kara sınırını asla açmadığını ve ekonomik durumun kötüleştiğini sözlerine ekledi.

Erivan'da bölgesel araştırmalar merkezi başkanı Richard Giragosyan "alhurra" sitesine, son çatışmaların yinelenmesinin tehlikeli bir dönüşüm noktası olduğunu belirterek Türkiye, Rusya ve hatta İran'ı kapsayan komşu ülkelerin güçlü müdahalesi gölgesinde gerginliğin kolayca azaltılmasını uzak bir ihtimal olarak gördü. Bu güçlerin müdahalesinin bölgede gerginliğin azaltılması için uluslararası diplomatik çabaların önünde en büyük engel olduğunu vurguladı.

Suhakyan, Ermenistan'da insanların Türkiye'nin yeni Osmanlı rüyaları olduğunu ve Ermenistan'ı haritadan silmeyi istediğini sandıklarını, bu nedenle Türkiye'nin Azerbaycan'ı desteklenmesinin kendileri için en tehlikeli tehdit olduğunu belirtti. Giragosyan, Karabağ çekişmesinin Moskova'nın Ermenistan ve Azerbaycan'ın her biri üzerindeki nüfuzunu (etkisini) güçlendireceğini belirtti. Rusya'nın son yıllarda Azerbaycan'ın başlıca silah tedarikçisi olan Türkiye'nin yerini aldığını, aynı zamanda Moskova'nın, Ermenistan ile güvenlik ortaklığını ustaca koruduğunu açıkladı. Ermenistan'ın Rusya'ya benzersiz bir konum sunduğunu, Rus üssünü konuk ettiğini, Rusya'nın iki projesine (Asya Avrupa ekonomik birliği ve kolektif güvenlik antlaşması örgütü) katılan bölgedeki yegane devlet olduğunu, ancak Ermenistan'ın Rusya'nın özel çıkarlarını hangi bedelle takip edeceğini, bu arada Rusya'ya Ermenistan'ın güvenilir bir garantörü olarak artık bakılmadığını sözlerine ekledi. Giragosyan Türkiye'nin tutumunu daha tehlikeli ve saldırgan olarak görüyor. Giragosyan, çıkarların çatışmasına ve Türkiye'nin vekiller yoluyla daha büyük bir şekilde savaşa odaklanmasıyla birlikte aralarında doğrudan herhangi bir çatışmadan kaçınmak için krizde temkinli olma düzeyini koruyacaklarını belirtti.

 

Kaynak: alhurra.com

Turgut Adsız

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 20-10-2020

Abraham Anlaşmalarının Orta Doğu’ya Vaadi

Abraham Anlaşmaları (Abraham Accords) başlangıçta İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) tarafından yapılan bir açıklama olarak Ağustos ayında dünya gündemine düştüğünde çok taraflı bir anlaşmanın müjdecisi olmasına pek ihtimal vermek mümkün değildi.