Dünya Gündemine Tırmanan Kriz: Libya ve Doğu Akdeniz

Yazan  20 Haziran 2020

Birçok Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkesinde Arap Baharı devam ederken 2011 yılında Muammer Kaddafi’nin devrilmesiyle birlikte, Libya güçsüzleşmeye başladı.

Kaddafi rejimi, 42 yıllık süren ve 2012 yılına gelindiğinde ilk demokratik seçimlerin yapılmasıyla sonlanan bir rejimdir. Kaddafi rejimi İsyancı milisler tarafından devrildi.İsyancı milislerin Libya’daki varlığı hala sürüyor bunun neden ise bu milisleri NATO’nun desteklemesidir. Libya’da Mahmut Cibril’in yönettiği bir hükümet kuruldu. Trablus’ta kurulan yeni hükümet başarılı olamadı çünkü demokratik kurumları sürüdürebilecek ya da düzeni sağlayabilecek noktaya gelemedi.Milis gruplar ülkenin çeşitli varlık ve yapılarına el koyarken, Trablus’un bunları durduracak güçlü bir ordusu yoktu; milis liderler boşluktan faydalanarak ülkede siyasi güç elde etme yarışına girişti. (Kurtuluş, 2020)

Libya, 2014 seçimlerinden sonra ikiye bölündü. Birisi ülkenin doğusunda, Mısır sınırına yakın Tobruk'ta bulunan Temsilciler Meclisi ve diğeri de Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümetidir. (Bag, 2020) Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin merkezi Trablus, Türkiye başta olmak üzere Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB) ve birçok üye ülke tarafından destekleniyor.Temsilciler Meclisi ise, Libya Ulusal Ordusu ile birlikte, General Hafter’in darbesiyle kuruldu. Arkasında Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Rusya ve Fransa var. (Aydoğmuş, 2019) Tobruk kentinin lideri olan Hafter, başına getirildiği Libya Ulusal Ordusu’nun 2014 yılındaki güç boşluğundan faydalandı. Daha sonra, bazı milis gruplarla ittifak kurarak güçlendirdi. Sırtını Ulusal Ordu’ya dayayan Tobruk’taki Temsilciler Meclisi ve Hafter, başkent Trablus’ta hak iddia etti.Libya’da 2014 yılında Trablus Uluslararası Havalimanında çıkan iç savaş, tüm ülkeye hızla yayıldı.Ülkenin farklı noktalarında farklı hükümetler kuruldu ve bu hükümetleri çeşitli silahlı gruplar desteklemeye başladı.2015 yılına gelindiğinde ise BM, Trablus’ta yeni bir hükümet kurulmasına destek verdi. Fayes Al-Sarraj’ın liderliğini yaptığı ve Batı ülkelerinin birçoğunun desteklediği Ulusal Mutabakat Hükümeti kurulmuş oldu. Bu süreçlerin ardından, senelerce diktatörlük ve çatışmalar yaşamış olan Libya’da birbirine rakip iki hükümet oluştu.

Libya dünyadaki 8. Büyük petrol varlığına sahip olması nedeniyle, büyük öneme sahip bir ülkedir. Türkiye’nin Libya ile gündemde olan ilişkilerinin temelinde 500 yıl öncesine dayanan bir arka plan vardır. Türkiye’nin Libya ile var olan tarihi ve kültürel bağları yanında, coğrafi açıdan komşuluk ilişkileri de kayda değer önemdedir. Türkiye’nin Libya’daki varlığı, BM nezdinde meşruiyeti tanınan Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH) ayakta kalmasını sağlamak ve aynı zamanda Libya halkının emperyal güçlere karşı birlik ve bütünlüğünü korumak, bağımsızlığını ve iç barışını garanti altına almak anlamına gelmektedir. Bilindiği gibi, bir devletin siyasal sınırları yanında jeopolitik ve jeokültürel sınırları da vardır. Bu bağlamda, Akdeniz’deki varlığını ve çıkarlarını koruyabilmesi açısından, Türkiye’nin jeopolitik ve jeostratejik sınırlarının Libya’dan başladığını ifade etmek abartı değildir. (Kızıltoprak, 2020)

Doğu Akdeniz krizi, 2019’un baharında Türk dış politikasının ana gündem maddelerinden biri haline geldi. 2000’lerin başında Doğu Akdeniz’de zengin doğal gaz ve petrol yataklarının bulunduğunu gösteren araştırmaların ardından bölgeye kıyısı olan ülkeler ve Kıbrıs Rum Yönetimi Münhasır Bölge Anlaşmaları yapmaya başladı. Türkiye’nin hukuksuz olarak nitelediği bu anlaşmaların ilki Rum tarafı ve Mısır arasında 2003 yılında imzalandı. Türkiye bu anlaşmaları Birleşmiş Milletler’e taşıdı.Kıbrıs Rum yönetiminin petrol arama hamlesine karşılık olarak Türkiye’de KKTC’den aldığı ruhsatla Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO)  eliyle araştırma ve sondaj çalışmalarına başladı.Rum yönetiminin arama faaliyetleri için izin verdiği şirketlerden biri olan ABD’li enerji devi Exxon Mobil’in 2018 yılının sonunda Kıbrıs açıklarında dünyada son iki yılda bulunan en büyük üçüncü doğal gaz kaynağını ortaya çıkardıklarını duyurmasının ardından kriz tüm dünyaya yayılmaya başladı. (Arslan, 2019)

Türkiye ile GKRY arasındaki bu çatışmada kendi üyesi olması nedeniyle Avrupa Birliği, üyesi Güney Kıbrıs’ın yanında yer aldı; Türkiye kıta sahanlığı tartışmalarında kendisine müttefik bulmakta zorlandı. Türkiye’nin bölgede sürdürdüğü sondaj çalışmalarına dair çok sayıda ülke, sayısı giderek artan şekilde kınama yayınlarken; AB’de yaptırım dâhil olmak üzere birçok caydırıcı hamle girişiminde bulundu.Bu arada 1 Ekim 2019 yılında Yünanistan Girit Adası’nı baz alarak 39 bin kilometrelik bir alanı Munhasır Ekonomik bölge ilan etti.Bu planın Türkiye’nin ve Libya’nın haklarını ve kazanımlarını gasp etmeyi amaçladığı apaçık ortadadır. (Devecioğlu, 2019)

Ankara, Doğu Akdeniz’de aradığı müttefiki sonunda Trablus’ta buldu. 27 Kasım 2019’da Türkiye ile Libya arasında Deniz Hukukuna ilişkin BM sözleşmlerine dayanarak Akdeniz’de Deniz Yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin Mutabakat Muhtırası İstanbul’da imzalandı. Türkiye’nin Libya ile yaptığı kıyıdaşlık anlaşmasının iki temel sonucu vardır: Birincisi, Doğu Akdeniz’de oluşan Türkiye karşıtı ittifaka karşı Libya ile birlikte hareket edilerek daha güçlü bir hareket alanının oluşması temin edilecektir. İkincisi ise Yunanistan’ın Girit adasını kullanarak tek taraflı olarak ilan ettiği 39 bin kilometrelik karasuları üzerinden Doğu Akdeniz’den çıkarılan doğalgazın Avrupa pazarına taşınması planına engel olacaktır.

 

Yazan: İlayda DEMİRTAŞ

 

 

REFERANS

https://t24.com.tr/haber/10-soruda-libya-hakkinda-her-sey-bugune-nasil-gelindi-dunya-neden-ilgili-turkiye-nin-plani-ne,854962

https://tr.euronews.com/2020/06/10/libya-da-neler-oluyor-kim-kiminle-neden-savasiyor

https://www.trthaber.com/haber/dunya/libyada-neler-oluyor-411387.html

https://www.aa.com.tr/tr/analiz/libya-nin-jeo-stratejik-onemi-ve-turkiye-libya-iliskilerinin-arka-plani/1703301

https://tr.euronews.com/2019/07/19/dogu-akdeniz-sondaj-faaliyetleri-bilmeniz-gereken-her-sey-dogal-krizi-turkiye-kibris-ab

https://www.aa.com.tr/tr/analiz/dogu-akdeniz-baglaminda-libya-krizi/1539229

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 20-10-2020

Abraham Anlaşmalarının Orta Doğu’ya Vaadi

Abraham Anlaşmaları (Abraham Accords) başlangıçta İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) tarafından yapılan bir açıklama olarak Ağustos ayında dünya gündemine düştüğünde çok taraflı bir anlaşmanın müjdecisi olmasına pek ihtimal vermek mümkün değildi.