BAKIŞ, İncek Tartışmaları ‘Bitmeyen savaşlar nasıl bitirilir-III: Irak’taki savaşı bitirmek ve İran’la başlatmak?’


BAKIŞ, İncek Tartışmaları ‘Bitmeyen savaşlar nasıl bitirilir-III: Irak’taki savaşı bitirmek ve İran’la başlatmak?’

INSIGHT, Incek Debates           

‘How to end endless wars-III: Ending the war in Iraq—and starting one with Iran?’

İncek Tartışmaları, 19 Şubat 2020 günü ‘ABD’nin Irak’ta savaşı bitirirken, İran’la bir savaş mı başlattığı’ konusunu ele aldı. Konuşmacılar: Em. Büyükelçi Dr. Onur Öymen, Engin Öktem ve Em. Alb. Cahit Armağan Dilek. Oturum Dr. Haldun Solmaztürk tarafından yönetildi. Türk ve yabancı uzmanlar, katılımcılar da tartışmaya katkıda bulundular. Aşağıdaki ‘Raportör Özeti’ herhangi bir konuşmacı veya katılımcının birebir görüşlerini veya tüm katılımcıların ortak görüşlerini yansıtıyor şeklinde algılanmamalıdır. Tartışma kaynak göstererek yazılmamak (off-the-record) kaydıyla icra edilmiştir.

BU METİN KAPSAMLI BİR ÇALIŞMA VEYA TOPLANTI TUTANAĞI OLMAYIP, SADECE TOPLANTIDAKİ TARTIŞMALARIN—07 MAYIS 2020 İTİBARİYLE GÜNCELLENMİŞ—RAPORTÖR ÖZETİDİR.

TÜRKÇE METİN, İNGİLİZCE ASLININ TERCÜMESİDİR.

 

Incek Debates, on 19 February 2020, discussed ‘If the U.S. was ending the war in Iraq and starting a war with Iran’. Speakers were Dr Ambassador Onur Öymen, Mr Engin Öktem and Captain (N) Cahit Armağan Dilek (Ret’d). The session was chaired by Dr Haldun Solmaztürk and participated by a group of experts and professionals as well as members of the diplomatic corps resident in Ankara. This Rapporteur’s Summary does not necessarily reflect particular viewpoints expressed by any one panelist, nor those of any one or of all the participants in consensus. The debate was off-the-record.

THIS IS NOT A COMPREHENSIVE PAPER ON THE SUBJECT, NOR MINUTES OF THE DEBATE, BUT ONLY RAPPORTEUR’S SUMMARY OF THE PROCEEDINGS-UPDATED AS OF 07 MAY 2020

 

Arka plan

Başkan Trump 2019'daki ‘State of the Union’ (Birliğin Durumu) konuşmasında “Büyük ulusların savaşları sonsuza kadar sürdürmeyeceklerini” ilan etti ve “Orta Doğu'daki—ve Afganistan'daki—Amerikan birliklerinin yakında vatana döneceklerini” vaat etti. Fakat Ortadoğu'daki Amerikan askeri varlığını artırdı, Irak'tan çekilme yok, İran'la tırmanma var.

Yaptırımlar tekrar devreye girer, Suriye, Lübnan, Yemen ve Irak'ta İran'ı durdurmak için İran-karşıtı bir koalisyon kurma çabaları devam ederken, ABD ve İran arasındaki gerginlikler arttı.

Irak'taki hükümet karşıtı gösterilerde Ekim 2019'dan bu yana yüzlerce kişi öldü, binlerce kişi yaralandı. Başbakan Adil Abdülmehdi el-Müntefiki Kasım’da istifa etti, ancak yerine gelecek kişi onaylanana kadar görevde kaldı. Muhammed Tevfik Allavi 1 Şubat'ta aday gösterildi.

Siyasi krizin tam ortasında, 27 Aralık'ta bir Amerikan üssüne yapılan roket saldırısında bir sivil çalışan öldü ve bir kısasa-kısas süreci başladı. 29 Aralık'ta ABD'nin İranlı milislere (Katib Hizbullah) saldırısında yirmi beş kişi öldü. Irak Dışişleri Bakanlığı bu saldırıyı kınadı ve Irak'ın “Komşu ülkeleri hedef almak için kullanılmasına” izin vermeyeceklerini söyledi.

Bu gelişmeler ve ardından Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yerleşkesine yönelik saldırgan protestolar durumu kötüleştirdi ve Kasım Süleymani'nin öldürülmesiyle sonuçlandı.

Süleymani'nin öldürülmesi Irak'taki Şiiler arasında Irak siyasi liderliğini de kapsayan bir öfke dalgasına neden oldu ve ABD'nin Irak'tan çekilmesini isteyen toplumsal gösterilere yol açtı. Irak parlamentosu buna yönelik bir karar alıp—kurulacak olan—hükümete Amerikan kuvvetlerinin Irak’tan çıkartılmasını tavsiye ettiğinden ABD-Irak işbirliği tehlikededir.

ABD Irak’tan çekilmeyi reddetti ve hatta yaptırımlarla tehdit etti. Irak hükümeti sessizce Amerikan varlığıyla arasına mesafe koydu ve askeri iş birliğini azalttı.

İran 8 Ocak'ta, ilk kez ABD’yi doğrudan hedef alarak, 17 balistik roketle misilleme yaptı.

Başkan Trump 28 Ocak'ta, uzun zamandır beklenen Ortadoğu Barış Planını—Yüzyılın Anlaşması—açıkladı. Uzun süredir geçerli olan Amerikan politikasını kökten değiştirerek, Ürdün Vadisi, birleşik (!) Kudüs ve Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimleri üzerindeki İsrail egemenliğini—İsrail'den hemen hiçbir taviz olmaksızın—tanımaya söz verdi.

Senato 13 Şubat'ta “Kongre savaş ilan etmediği veya kuvvet kullanma yetkisi vermediği veya yakın bir silahlı saldırı tehdidi olmadığı sürece” Başkan Trump'ın ABD ordusunun İran'a karşı kullanımını sona erdirmesini isteyen bir ‘ortak karar’ (S. J. Res. 68-116. Kongre) aldı.

ABD'nin Ortadoğu’daki askeri varlığının geleceği ve ABD’nin küresel politikasına ilişkin Amerikan görüşleri farklıdır.

Geçtiğimiz günlerde, Stephen Wertheim (Foreign Affairs, Cilt 99, No. 2) “Başarısız Soğuk Savaş sonrası stratejisi” dediği, Washington'un Afganistan, Irak ve Libya'da silahlı hakimiyet arayışını işaret ederek, ABD’nin 'bitmeyen savaşları' sona erdirmek için, dış politikasını militarizmden arındırması, hava ve kara kuvvetlerini Irak'tan—ve Suriye’den—çekmesi, İran'la hınç maçına son vermesi ve Nükleer Anlaşmaya (JCPOA) geri dönmesi gerektiğini iddia etti. “ABD'nin hiçbir çıkarı” İran'la savaşı haklı gösteremezdi.

Thomas Wright gibi diğerleri ise küresel bir çekilmenin “ağır hata olacağını” savunuyorlar.

Süleymani'nin öldürülmesine ilişkin olumsuz algılar—ve Amerikan-karşıtı duyguların artması—İran ve Iraklı Şii çevrelerle sınırlı değil, bütün Ortadoğu'ya yayılmış durumda.

Bu arada Kürtler ve Sünni grupların çoğu bir Amerikan çekilmesine karşı çıkıyorlar.

Şiddet Ortadoğu'ya yayılırken, Trump yönetiminin inşa etmeye çalıştığı İran-karşıtı bir ittifakın elle tutulur işaretleri yok. Aksine, bölge ülkeleri arasında Araplar-arası bir uzlaşma süreci başlamış görünmektedir.

İncek Tartışmaları, bu dizinin üçüncü oturumunda, Irak ve İran'daki durumu tartıştı ve üç temel soruya cevap aradı:

- Mevcut krizin Ortadoğu'daki Amerikan/Batı politikası üzerinde nasıl bir etkisi olacak?

- Irak ve İran'ın iç ve bölgesel politikalarının hangi yönde gelişmeleri muhtemeldir?

- Diğer aktörlerin, özellikle de Türkiye, Rusya, İngiltere, AB’nin politikaları, ABD/(İsrail ?)-Irak- İran üçgenindeki mevcut gelişmelerden nasıl etkilenecekler?

Yönetici Özeti

Demokrasi Ortadoğu'da tutunamamış ve dış müdahaleler genellikle demokrasi hareketlerinin baskılanması biçimini almıştır. Irak bugün bir başarısız-devlet olmanın sınırındadır.

Amerika’nın öncelikleri İsrail’in, petrol ve doğal gaz arzının güvenliği, ‘Terörle Savaş’ ve ‘Kürtlerdir. Irak, 1979 İran Devrimi'nden bu yana İran-ABD rekabetinin merkezinde olmuştur.

Süleymani saldırısının İran’ın yeni askeri müdahalelerini caydırıp caydıramayacağını, onları sınırlandırıp sınırlandıramayacağını göreceğiz. Asıl etkisi ABD-Irak ilişkileri üzerindedir. Irak parlamentosu ABD kuvvetlerini sınır dışı etme kararı almıştır.

Irak'ta kabile kimliği mezhep kimliğinin üzerindedir. Hükümetler refah ve güvenlik ‘sağlamada’, etkin şekilde yönetmede başarısız olmuşlardır. ‘Halk Seferberlik Kuvvetleri’ sorunun bir parçasıdır. Halk arasında genel bir hayal kırıklığı vardır. İnsanlar hayatta kalmak için kabilelerine yönelmektedirler.

İran da uzun zamandır endemik yolsuzluk ve ‘devletin’ kötü yönetiminden zarar görmektedir. Gösteriler bir meşruiyet krizi getirmiştir. Ancak, içeride hızlı, yakın bir değişim olası değildir.

'Süleymani saldırısı' İran'ın bölge planlarını olumsuz etkilemiştir, ama siyasi tutumu değişmeyecektir.

ABD/İsrail'in çıkarları Türkiye’nin—Rusya, İran’ın—çıkarlarıyla çatışıyor. Ne İran ne de Türkiye bölünmüş komşular—ve sınırlarının hemen dibinde hasmane muhataplar—istemezler.

Bölgede yeni bir ‘rol’ benimseyen Türkiye, birçok çatışmaya siyasi ve askeri olarak müdahil olmuş, hemen hemen herkesle çatışmaya girmiştir.

Irak'taki Türk askeri varlığı, Irak'ta bir Kürt varlığının temellerinin atıldığı 1990'ların başına uzanır. Türkiye, PKK ile savaşırken, Kürt bölgesel yönetimleriyle—ve Irak'taki azınlık Sünni siyasi gruplarla—genel olarak ‘iyi’ ilişkiler sürdürmüştür.

PKK'nın—ve PYD/YPG'nin—yenilmesi ve ‘ortadan kaldırılması’ Türkiye için bir zorunluluktur. Türkiye'nin ABD ile ilişkileri, Irak’taki Kürtlerin özerkliği ve PKK'ya yönelik askeri operasyonlar nedeniyle gerginleşmiştir.

Türkiye, Irak’taki siyasi gelişmeler üzerinde etkili olacak kapasite ve araçlara sahip değildir; ne de böyle bir önceliği vardır. Tamamen Suriye ve Libya'daki gelişmelerle meşgul olduğundan, Türkiye'nin Irak'a yönelik politikası arka planda kalmış görünüyor.

IŞİD’in uyuyan hücreleri Irak'ta yerel destek gördükleri bazı bölgelerde aktif hale geliyorlar.

ABD'nin Irak'tan çekilmesi İran'a fayda sağlayacak ve ABD için bir yenilgi olacaktır. Ancak, yeni bir Irak hükümetinin ABD'nin derhal çekilmesi için ısrar etmesi pek olası değildir.

Amerikan’ın ‘JCPOA +’ için bastırması halinde, İran yeniden müzakere etmeye daha istekli olsa bile, başarılı olup olmayacağı belirsizdir. Bir sonraki yönetimin Ocak 2021'de Beyaz Saray'a gelmesinden sonra Amerikan siyasi tutumu ve askeri davranışı değişebilir.

Oval Ofis’e kim gelirse gelsin, ‘çekilmek’ ve ‘müdahil olmak’, yani bitmeyen savaşları bitirmek veya bitirmemek arasında seçim yapma şeklindeki kilit tercih masada olacaktır.

Sözün özü                                                          

Irak'taki saldırgan ve aralıksız protestoların birçok nedeni vardır: Amerikan-karşıtı ve İran-karşıtı duygular, kurumsallaşmış yolsuzluk, işsizlik, yetersiz kamu hizmetleri.

Çifte bir ikilem devrededir: Irak halkı kozmetik değişikliklerin ötesinde önlemler talep ederken, şahsi çıkarlarını öne alan siyasi seçkinler kayıtsız tutumlarını sürdürüyorlar.

Mevcut kriz, etkin bir şekilde yönetilmezse, daha fazla kaosa, devlet aygıtının tamamen çöküntüye uğramasına ve nihayetinde bölünmüş bir Irak'a yol açabilir.

ABD ana aktördür ve bölgedeki gelişmeler büyük ölçüde Amerikan siyasi tutumuna ve askeri davranışına bağlıdır.

İran caydırılıp caydırılamayacağı ya da Irak, Suriye, Yemen, Lübnan, Gazze'deki varlığını güçlendirmek için Süleymani'nin çok önemli kaybını telafi edip edemeyeceğini göreceğiz.

Irak'ta yeni bir hükümet iç sorunları başarıyla ele alsa bile, Irak'ın sorunlarının çoğu Ortadoğu'daki genel durumdan bağımsız olarak çözülemez.

Kürt sorunu, Filistin sorunu, İran-Suudi Arabistan/ABD/İsrail mücadelesi, demokrasi açığı, İslamcılık, mezhepçilik, kötü yönetim, başarısız devletler, küresel rekabet, İsrail istisnacılığı, Türkiye'nin dış politika ajandasının Irak üzerinde doğrudan veya dolaylı etkileri vardır.

Addendum (07 Mayıs 2020)

19 Şubat'ta yapılan bu tartışmadan beri önemli gelişmeler oldu: Rusya ve Suudi Arabistan arasındaki petrol fiyatı 'savaşı', Covid-19 salgınının yayılması, bölgedeki ABD güçlerinin azaltılması, Irak'taki—ve İsrail’deki—hükümet krizinin çözülmesi.

Petrol fiyatları ekonomileri felakete sürüklerken, virüs sorunları daha da kötüleştiriyor. Irak’ın gelirinin %90'ı petrol satışlarına dayanıyor. İran petrol gelirine bağımlılığını %9'a düşürdü, ama yine de önemli bir döviz kaynağı olmaya devam ediyor. Suudi Arabistan ve Rusya petrol fiyatı savaşını Nisan’da isteksizce de olsa sonlandırdılar. Ancak bunun pek faydası olmadı.

Süleymani ve Mühendis’in öldürülmesi, İran-karşıtlığının artması, Irak'taki Şii milislerin yanı sıra İran için de sorun olmaya devam etti. ABD, Irak hükümetini İran'la arasına mesafe koymaya zorluyor. Başkan Trump bu amaçla ekonomiyi silah olarak kullanmaya karar verdi.

9 Nisan'da Mustafa el-Hadimi başbakan adaylığını kabul etti ve Parlamento tarafından onaylandı. 7 Mayıs'ta görevi devraldı. Ancak, Corona krizinin ardından karşı karşıya kalacağı ekonomik ve siyasi zorluklar çok büyük ve geniş kapsamlı olacaktır. Her şeyden önce Irak, bir ulus haline gelme—kabile toplumundan ve başarısız bir devletten, bir ‘ulusa’ ve sorumlu ve iş gören bir hükümete dönüşme—temel sorunuyla baş etmek zorunda kalacaktır.

Son gelişmeler İran'ın stratejik hedeflerine ulaşma çabalarına sekte vurdu. İran’ın koşullara adapte olmak ve iç problemlerine öncelik vermek için bir ‘molaya’ ihtiyacı vardır. Ancak İran ne Irak'ı kaybetmeyi ne de Suriye'deki rolünü riske atmayı göze alamaz. İran ve ABD arasındaki laf savaşı devam ediyor. Bununla birlikte virüs nedeniyle gerginlik azalmıştır.

İsrail'de Benny Gantz ve Benjamin Netanyahu, bir ulusal birlik hükümeti kurmada anlaştılar ve Netanyahu 7 Mayıs'ta Knesset'in desteğini aldı. Şimdi yeni bir Başkan Beyaz Saray'a taşınmadan önce Batı Şeria'nın bazı bölgelerini ilhak etmeye meyilli olabilir. Böyle bir hareket Arap dünyasıyla olan bağları koparabilir. İsrail, İran'ı ve İran'ın Suriye'deki varlığını zayıflatma, Irak'taki ve Suriye'deki Kürtleri destekleme politikasını sürdürerek aktif bir oyuncu olmaya devam ediyor. Şimdi muhtemelen İran'ın Irak'taki varlığının da aynı 'stratejik tehdidin' bir parçası olduğu düşünülecektir.

Kitlesel protestolar devam ederken IŞİD tekrar ortaya çıktı. Salgın durumu daha da kötüleştirdi. IŞİD bu ‘fırsatı’ saldırıları artırmak için kullanıyor ve yeniden dirilebilir.

Irak gibi Türkiye de sayısız sorunla meşguldür. Salgın zarar veriyor. Halen kırılgan ekonomisi (ve maliyesi) büyük bir çöküşün sınırında iken, iç siyaseti kaynayan bir kazana dönüştü. Ekonomik ve askeri kapasitesi—zaten aşırı zorlanır durumda—ciddi şekilde kösteklenmişken Türkiye'nin kısa-orta vadede Irak'ta önemli bir rol oynama olasılığı düşüktür.

Son söz

Virüs, Amerikan siyasi ve askeri gücünün daralan sınırlarını gösterdi. ABD Irak'ta ‘savaşı’ bitirirken yine de zayıf bir varlık sürdürecek, ancak İran'la doğrudan çatışmadan kaçınacaktır.

Uluslararası toplum için temel güçlük, zihin yapısını ‘terörle mücadele’ denilen şeyden ‘istikrara’ ve sıfır-toplamdan ‘kazan-kazan’ yaklaşımına değiştirmek olacaktır. Irak, muhtemelen, böyle yeni bir yaklaşımı test etmek için Ortadoğu'daki en umut verici ülkedir.

 

Background

President Trump in his State of the Union address in 2019 announced that “Great nations do not fight endless wars” and promised that “(American) troops in the Middle East—and Afghanistan—would be returning home soon”. But he increased American military presence in the Middle East, withdrawal from Iraq is not in sight and there is an escalation with Iran.

As sanctions reinstated and attempts for building an anti-Iran coalition to counter Iran in Syria, Lebanon, Yemen and Iraq continued, tensions between the U.S. and Iran escalated.

In anti-government demonstrations in Iraq, since October 2019, hundreds were killed and thousands injured. PM Adil Abd Al-Mahdi al-Muntafiki resigned in November, but continued to lead until a replacement is approved. Mohammed Tawfiq Allawi was nominated on 1 Feb.

In the middle of the political crisis, rocket attacks on an American base on 27 Dec killed one contractor and started a tit-for-tat. The U.S. attack on the Iranian militia (Kataib Hezbollah) on 29 Dec killed twenty-five. Iraq’s Ministry of Foreign Affairs condemned this attack and said that they would not allow Iraq “to be used to target neighbouring countries”.

These developments, followed by violent protests directed at the US Embassy compound in Baghdad, worsened the situation, culminating in killing of Qassem Suleimani of the IRGC.

The killing of Suleimani fueled a wave of outrage among the Shiites in Iraq to include Iraqi political leadership and led to anti-American public demonstrations demanding the U.S. withdraw from Iraq. As the Iraqi parliament passed a resolution to that end, recommending the government—yet to be formed—to expel American forces, the partnership is in peril.  

The U.S. refused to withdraw and even threatened sanctions. The Iraqi government quietly distanced themselves from the American presence and scaled back the military cooperation.

Iran on 8 Jan, in a direct confrontation with U.S., retaliated by launching 17 ballistic missiles.

On 28 January, President Trump unveiled his long-awaited Middle East Peace Plan—“Deal of the Century”. In a radical shift in the long-established American policy, he promised to recognize Israeli sovereignty over the Jordan Valley, united (!) Jerusalem and all of the Israeli settlements in the West Bank—with virtually no real concessions from Israel.

The US Senate, on 13 February, passed a joint resolution (S. J. Res. 68 – 116th Congress) directing President Trump to terminate the use of U.S. Armed Forces against Iran “unless Congress has declared war or authorized such use or there is an imminent armed attack”.

American views on the future of U.S. military presence in ME and U.S. global policy vary.

Recently, Stephen Wertheim (Foreign Affairs, Vol. 99, No. 2) pointing to Washington’s quest for armed domination in Afghanistan, Iraq and Libya, what he called “Failed post-Cold War strategy”, argued that the U.S., in order to end ‘endless wars’, had to demilitarize its foreign policy, remove its air and ground forces from Iraq—and Syria, end its grudge match with Iran and come back into compliance with JCPOA. “No US interest” would warrant war with Iran.

Others like Thomas Wright argue that global retrenchment “would be a grave mistake”.

Negative perceptions of the killing of Suleimani—and increase in anti-American sentiments—are not limited to Iran and Iraqi Shiite circles but are much spread throughout the Middle East.

Meanwhile, Kurds and the majority of Sunni groups oppose an American withdrawal.

While the violence spills over across the Middle East, there is no real sign of an anti-Iran alliance Trump administration has been trying to build. To the contrary, an intra-Arab reconciliation process seems to have started among nations of the region.

Incek Debates, in the third session of this series, discussed the situation in Iraq—and Iran—and sought answers to three basic questions:

- What effect will the current crisis have on American/Western policy in the Middle East?

- In what direction the domestic and regional policies of Iraq and Iran are likely to develop?

- Policies of other actors, particularly of Turkey, Russia, UK, EU, how will they be influenced by the current developments in the U.S./(Israel?)-Iraq-Iran triangle?

 

Executive Summary

Democracy has failed to take hold in the Middle East and foreign interventions have generally taken the form of supression of democracy movements. Iraq today borders on a failed-state.

American priorities are Israel’s security, that of oil and gas supply, ‘War on Terror’ and ‘Kurds’. Iraq has been at the center of Iran-US rivalry since the 1979 Revolution in Iran.

If Suleimani attack will deter new Iranian military interventions and scale them back is to be seen. The real impact is on US-Iraqi relations. Iraqi parliament decided to expel US forces.

In Iraq, tribal identities overwhelm sectarian identities. Governments have failed to ‘deliver’ and rule effectively. Popular Mobilization Forces is part of the problem. There is a general disillusionment among population. People turn to their tribes for survival.

Iran also has long suffered from endemic corruption and mismanagement of the ‘state’. Demonstrations has resulted in a crisis of legitimacy. Yet, rapid domestic change is unlikely.

‘Suleimani attack’ has adversely affected Iran’s regional plans, but Iranian political attitude will not change.

US/Israeli interests clash with those of Turkey—and of Russia and Iran. Neither Iran nor Turkey would want divided neighbours—and hostile partners across their national borders.

Turkey, adopting a novel ‘role’ in the region, has politically and militarily intervened in many conflicts and brought itself in conflict with virtually everybody else.

Turkish military presence in Iraq goes back to the early 1990s when the foundations for a Kurdish entity in Iraq were laid. While fighting PKK, Turkey has generally maintained ‘good’ relations with Kurdish regional governments—and minority Sunni political groups in Iraq.

‘Defeat and elimination’ of PKK—and PYD/YPG—remains imperative for Turkey. Turkey’s relations with U.S. have become strained over Kurdish autonomy and Turkish military operations against PKK in Iraq.

Turkey does not have the capacity and tools, nor give priority to having an influence on Iraqi politics. Preoccupied with the developments in Syria and Libya primarily, Turkish policy towards Iraq looks like to be on the back burner.   

ISIL sleeper cells are getting active in certain areas in Iraq where they enjoy local support.

A U.S. withdrawal from Iraq would benefit Iran and would be a defeat for U.S.. However, a new Iraqi government is unlikely to press for an immediate American withdrawal.

If American push for a ‘JCPOA+’, even if Iran turns more willing to renegotiate, will be successful is uncertain. American political attitude and military behavior may change after the next administration comes to the White House in January 2021.

No matter who comes to the Office, the key choice of selecting between ‘retrenchment’ and ‘intervention’—ending or not ending endless wars—will be on the table.

Bottom line

Violent and incessant protests in Iraq have multiplicity of reasons: anti-American and anti-Iranian sentiments, institutionalized corruption, unemployment, poor public services.

There is a double dilemma in play: while the people of Iraq demands measures beyond cosmetic changes, self-serving political elite adopts an attitude of indifference.  

The current crisis, if not effectively managed, may lead to further chaos, complete breakdown of the state apparatus and eventually to a divided Iraq.

The U.S. is the main actor and the developments in the region are very much conditioned upon American political attitude and military behavior.  

If Iran will be deterred or be able to make up the critical loss of ‘Suleimani’ to reinforce its presence in Iraq, Syria, Yemen, Lebanon, Gaza is to be seen.

Even if a new government in Iraq succeeds in addressing internal challenges, most of Iraq’s problems cannot be resolved in isolation from the general situation in the Middle East.

Kurdish question, Palestinian question, Iran-Saudi/USA/Israel contestation, Islamism, sectarianism, democracy deficit, poor governance, failed states, global rivalry, Israeli exceptionalism, foreign policy agenda of Turkey have direct or indirect effects on Iraq.  

Addendum (7 May 2020)

Major developments took place since this debate was held on 19 February: oil price ‘war’ between Russia and Saudi Arabia, spread of Covid-19 pandemic, drawdown of US forces in the region, settlement of the government crisis in Iraq—and in Israel.

While oil prices are pushing economies toward catastrophe, the virus is making challenges even worse. Iraq relies on oil sales for 90% of its revenue. Iran has reduced its dependence on oil income to 9%yet, it remains an important source of foreign exchange for Iran. Saudi Arabia and Russia, reluctantly ended the oil price war in April. But this did not help much.

The killing of Suleimani and Muhandis and growing anti-Iran dissent in the Street continued to challenge Iran as well as Shiite militia in Iraq. The U.S. is pressing the Iraqi government to distance itself from Iran. President Trump decided to use ‘economy’ as a weapon to that end.

On 9 April, Mustafa al-Kadhimi accepted nomination for PM, and approved by the Parliament he took over the Office on 7 May. However, in the wake of the Corona crisis, economic and political challenges it will face will be enormous and extensive. Above all, Iraq will have to cope with the fundamental challenge of becoming a nation—transformation from a tribal society and a failed state to a ‘nation’ with a responsible and delivering government.

Recent developments have undermined Iran’s momentum to pursue its strategic aims. Iran needs a break to adapt itself to new circumstances and address internal challenges as a matter of priority. However, Iran cannot efford to lose Iraq or risk its role in Syria either. The war of words between Iran and the U.S. continues. However, tensions have eased due to the virus.

In Israel, Benny Gantz and Benjamin Netanyahu agreed to form a unity government and on 7 May Netanyahu won the support of Knesset. Now he may be inclined to annex parts of the West Bank before a new President moves into the White House. Such a move would threaten ties with the Arab world. Israel continues to be an active player by pursuing a policy of weakening Iran—and Iranian presence in Syria, and supporting Kurds in Iraq and in Syria. Now Iranian presence in Iraq is likely to be considered as part of the same ‘strategic threat’.

ISIS showed up again as mass protests continued. Epidemic made the situation even worse. ISIS is using this ‘opportunity’ to step up attacks and is likely to resurrect.

Turkey, like Iraq, is preoccupied with a multiplicity of problems. While the epidemic is taking its toll and its already fragile economy—and finance—is on the edge of a major collapse, domestic politics has turned into a boiling pot. Its economic and military capacity—already overstretched—severely hampered, Turkey is unlikely to play a major role in Iraq in the short-to-mid term.

All in all: The virus exposed the shrinking limits of American political and military power. The U.S., ending ‘the war’ in Iraq will nevertheless maintain a precarious presence, but avoid a direct conflict with Iran.

The main challenge for the wider international society will be to change the mind set from the so-called ‘combating terrorism’ to ‘stability’ and from zero-sum to win-win approach. Iraq is probably relatively the most promising country in the Middle East to test such a novel approach.

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 30-10-2020

Savaşın Mağlubu, Barışın Galibi Olmak

Libya’da ilan edilen çok taraflı ve kapsamlı ateşkes önemli. Sonunda kalıcı bir uzlaşmaya ulaşıldıysa, bu dış aktörlerin bastırması kadar, Tobruk yönetiminin daha fazla toprak kazanmak yerine ateşkesin ve nihai barışın Libya için yararlı olacağına ikna olmasının sonucu. Bu nedenle yazının başlığı be...