Sığınmacı çarpıklığı ve gaflet politikası..

Mehmet FARAÇ - Yeniçağ

Suriye ile çok yakından ilgilenen Rusya ve Danimarka hattında önceki gün yaşanan iki gelişme, bir yandan sığınmacı meselesindeki ikiyüzlülüğü ortaya koydu, diğer yandan da, Türkiye'nin bu konuda nasıl bir gaflet politikası yürüttüğünü gözler önüne serdi...
Yanına İran'ı da alarak, hem Suriye'de egemenlik kavgasına girişen, hem kendine bir ileri karakol yaratmaya çalışan ve hem de Suriye'deki petrolü Amerika ile birlikte denetim altına alan Rusya, ülkesindeki bir milyon göçmeni sınır dışı etmeye hazırlanıyor!..
Rusya İçişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gorovoy, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinden Rusya'ya gelen 1 milyondan fazla "yasa dışı" göçmenin 15 Haziran'a kadar ülkeyi terk etmelerini istedi...
Göçmenler Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan, Ermenistan, Moldova, Ukrayna, Azerbaycan ve Kazakistan'dan gelenlerden oluşuyor...
Bu ülkelerden gelen (çoğu kaçak) en az 500 bin kişi ise Türkiye topraklarında rahatlıkla dolaşabiliyor...
Velhasıl; Suriye'nin rantını yemeye çalışan Rusya, Suriyeli sığınmacılarla ilgilenmezken, bir zamanlar kendi egemenliği altında olan ülkelerin insanlarına bile tahammül edemiyor...

Danimarka'nın iki yüzü...

Çok az sayıda Suriyeliye ev sahipliği yapan ve bir çoğunu da yapılan anlaşmalarla Türkiye'ye gönderen Avrupa ülkeleri de Suriyeli mültecilerin evlerine dönmesi için kampanyalar yürütüyor...
Suriye'deki iç savaşın en az etkilediği ülkelerden biri olan Danimarka'nın sığınmacılar üzerinden yürüttüğü politika da, ikiyüzlü diplomasinin çarpıcı bir örneği olarak dikkat çekiyor...
Geçen hafta bu köşede vurgulandığı gibi, sığınmacılar Türkiye'de kalsın diye Güneydoğu'dan Akdeniz illerine kadar Suriyelilerin yönettiği ancak Avrupalıların kurduğu yüzlerce dernekten birkaçını Danimarka yönlendiriyor... Sığınmacıların Avrupa'ya göçünün önlenmesi ve Türkiye'de yerleşik düzene geçmesi için ekonomik gücünü kullanan Danimarka, kendi ülkesindeki 20 bin kadar Suriyeli sığınmacıya karşı da çifte standart uyguluyor...
İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi İlay Aksoy, Danimarka'da her yere asılan ve Suriyelilere evlerine dönmeleri çağrısı yapılan afişleri sosyal medya hesabından deşifre etti...
Kopenhag şehrinde göçmen karşıtları tarafından sokaklara asılan pankartlarda, "Çok iyi haber, artık güneşli Suriye'ye geri dönebilirsiniz, ülkenizin size ihtiyacı var" yazdığı görüldü...

Çalıştayda ilginç saptamalar...

Yukarıdaki çarpıklıklar giderek büyürken, İstanbul'da geçen hafta Suriye meselesi ile ilgili yapılan bir çalıştayda ise sığınmacı meselesinin Türkiye'yi nasıl sarstığına dikkat çekildi...
Türkiye-Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı'ndan Faruk Şen ile  21.Yüzyıl Türkiye Entitüsü'nden Ümit Özdağ tarafından düzenlenen çalıştayda, sığınmacı kuşatması üzerinden ulusal bilince saldırı, terör tehdidinin artması, göçmen rantı ekonomisi ve sığınmacı suçları ile Türkiye'nin ekonomisini bozan yatırım ve yardımlar da konuşuldu...
Çalıştayda vurguladık ki; sığınmacı meselesi ayrılıkçı terörün yanısıra, IŞİD ve El Kaide gibi dinci terörün Türkiye'ye sızmasında da kamufle görevi görüyor...
Çünkü Türkiye'de dinci örgütler adına faaliyet gösteren yüzlerce Suriyeli cezaevinde bulunuyor...
Bu arada uzmanlara göre, Suriyelilerin karıştığı suç oranında büyük patlama yaşanıyor, ancak çoğunun kimliklerinde sorun olduğu için yargılanmalarında sıkıntı çekiliyor, yasal yaptırım da uygulanamıyor.
Av. Uğur Tarhan bu konuda ilginç bilgiler verdi...

Suriyeliler dönmek istemiyor...

İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ'ın "Vatandaşlık verilenlerin sayısı 220 bin mi, yoksa sayı 2.5 milyonu geçti mi" sorusunu da yönelttiği çalıştayda; Av.Tuğba Akyıldız, Suriyelilerin yargılanması konusunda Yargıtay'da keşmekeş yaşandığını ve davaların içinden çıkılamadığına dikkat çekerken, "çoğu hayali suçlu" dedi...
Sosyolog Sibel Doğan ise Suriyelilerin geri dönme eğilimleri ve dinamiklerini anlatırken, "Büyük çoğunluğu dönmeme eğiliminde... Bir bölümü kalmak, bir bölümü buradan başka ülkelere dönme düşüncesinde... Çocuk sayısı arttıkça dönmek isteyenler azalıyor" diye konuştu...
Türkmen kökenli olan ve Türk vatandaşlığına geçen Suriyeli bir sosyoloğun saptamaları da çalıştaya damgasını vurdu...
Devlete sığınmacı meselesinde danışmanlık da yapmış olan sosyoloğa göre, Suriyelilerin en az yüzde 30'u Türklerle aynı camilerde namaz kılmak istemiyor!..
Aynı sosyolog, Suriyeliler'in Çukurova'da büyük araziler aldığına, Türkiye'nin sınır ötesindeki sığınmacı kamplarına doğal gaz hattı çekmeye başladığına işaret etti...
Evet; Türkiye yurt içi ve sınır ötesindeki 10 milyon Suriyeliyi beslerken, bir yandan Rusya'nın, diğer yandan Danimarka gibi Avrupa ülkelerinin iki yüzlü politikaları göçmen-sığınmacı meselesindeki derin çarpıklığı bir kez daha gözler önüne serdi... Türkiye ise kendi yurttaşları ekonomik kıskaçta boğulurken, (tahminen 100 milyar dolar) gibi devasa kaynaklarını Suriye çıkmazında kullanmaya devam ediyor...

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Bekir Kavruk   - 20-10-2021

21.Yüzyıl Teknolojileri ve Ülkelerin Geleceği

1960'lı yıllarda başlayıp, 2000’li yıllarda hız kazanan ve 4. boyutu ifade eden dijital teknolojiler özellikle iletişim alanında tüm dünyada mesafe ve zaman sorununu yok ederek 21. yüzyılın şekillenmesinde inanılmaz roller oynamaktadır.