21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Editörü

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Editörü

Bir çok aydın AB tam üyelik sürecinde AB’nin Türkiye’ye yönelik siyasetlerinin ülkemizi etnik merkezli bir federasyona sürüklemek istediğini dile getirdi. Bu politikaların Türkiye’yi bir iç savaşa ve parçalanmaya sürükleyebileceğinin altı çizildi.
Hitler ve onun SS kıtaları Batı tarihi için bir yüz karasıdır. Yaptıklarından dolayı mı? Hayır, bu yaptıklarını Batılı insanlara yaptıkları için.
Fransa’da Avrupa Anayasası tartışmaları bütün hızı ile devam ediyor. Her geçen gün harareti yükselen bir tartışma süreci bu. Eğer Fransa’da halk AB Anayasasına “hayır” derse,
Gazetelerde çıkan bir habere göre Almanya’da Diyanet İşleri Türk İslam Birliğine (DİTİB) bağlı camilerde Almanca hutbe okutulması hazırlıkları son aşamasına varmış.
17 Aralık sonrasında Türkiye-AB ilişkileri yeni bir zemine oturdu. Basında yapılan yanlış bilgilendirmeye rağmen ilişkilerin gerçek yeni zeminini aşağıdaki gibi özetlemek mümkün.
Yunanistan Dış İşleri Bankalığı Müsteşarı İstanbul’da toplanan Rumların düzenlediği bir toplantıda yaptığı konuşmada Türkiye’nin Fener Rum Patrikhanesin’den korkmaması gerektiğini söylemiştir.
Son günlerde gazetelerde İstanbul’dan 1960’lı yıllarda ayrılarak Yunanistan başta olmak üzere dünyanın değişik yerlerine yayılan Rumların İstanbul özlemi ile ilgili yazılar yayınlanmaya başladı.
17 Aralık Brüksel kararları bir algılama yönetimi yapılarak Türkiye zafer olarak sunuldu. Ancak şimdi basının en büyük ortak olduğu psikolojik operasyonun sis bulutları dağılıyor.
AB-Türkiye ilişkileri 17 Aralık’ta bir rahatlama sürecine girmiş gibi gösterilse dahi aslında olan taraflar arasındaki ilişkilerin geleceğe doğru çok ağır yükler altını girdiği görülmektedir.
Resmi kaynaklara ve yaygın basına bakarsak Türk-Yunan ilişkileri “özel” bir dönemden geçiyor. İki ülkenin başbakanları arasında çok iyi bir dostluk mevcut ve bu iyi ilişkiler iki ülkenin ilişkilerinin hızla gelişmesine yardımcı oluyor.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 20-10-2020

Abraham Anlaşmalarının Orta Doğu’ya Vaadi

Abraham Anlaşmaları (Abraham Accords) başlangıçta İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) tarafından yapılan bir açıklama olarak Ağustos ayında dünya gündemine düştüğünde çok taraflı bir anlaşmanın müjdecisi olmasına pek ihtimal vermek mümkün değildi.