21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Editörü

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Editörü

Elif Şafak davası ile birlikte tekrar Türkiye’ye hakim olan AB faşizmini ruhumuzun en derin noktalarında bile hissettik. Neydi mesele. Bir hanım Türklerin Ermenilere yönelik soykırım gerçekleştirdiğine dair bir roman yazmış.
PKK tarafından yapılan terör eylemlerinde şehit olan askerlerimizin cenazeleri Çanakkale’de, Mersin’de, Giresun’da Kayseri’de toprağa verilmeye devam ediliyor.
Türkiye çok uzun süre Kürtçe televizyon yayınını tartıştıktan sonra AB Uyum Yasaları çerçevesinde Kürtçe yayınlar başladı.
22 Haziran sabahı radyo ve televizyonlar AB’nin Genişlemeden sorumlu komiserinin Şemdinli davasından çıkan sonuçtan AB’nin memnun olduğunu ancak bunun yetersiz bir sonuç olduğunu düşündükleri haberini veriyordu.
3 Ekim 2005 yeni bir zafer, Avrupa’nın yeniden fethi, yeni bir viraj olarak sunuldu. Türk halkı Avrupa Birliği ile ilişkiler sürecinde kaçıncı zaferi kazandığını dahi unuttu.
3 Ekim’de AB ile Müzakereler başlaycak ilanını yapan ve ucu açık görüşmeleri Ankara’da Kızılay Meydanında Türk milletine düzenlediği festivalle zafer diye satmaya çalışan AKP hükümeti ve basındaki AB lobisi büyük bir panik içinde.
İngiliz parlamenter ve Türkiye-AB parlamentolar arası komisyon eş başkanı, Türkiye’nin AB’ye girmek için Atatürk resimlerini devlet dairelerinden indirmesi gerektiği, federal devlet modelini benimsemesinin gerekli olduğunu ileri sürmüş.
%25’lik AKP iktidarı başı dönmüş bir şekilde iş ve dış politikada Türkiye’nin zararlarını telafi etmekte zorlanacağı adımlar atıyor. İktidara gelmelerinin bedellerinden birisi olan KKTC’yi yok etme süreci hızla işliyor.
Fransa ve Hollanda’da AB Anayasası’na çıkan “hayır” oylarına değişik açılardan bakmak mümkündür.
AB ağır bir krizden geçiyor. 1992’den bu yana devam eden federasyon süreci Fransa ve Hollanda referandumları ile ağır bir sekteye uğradı. AB’nin bir Avrupa Birleşik Devletlerine dönüşmesi eğer referandumların sonuçları kalıcı hale gelir ise mümkün ol

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 20-10-2020

Abraham Anlaşmalarının Orta Doğu’ya Vaadi

Abraham Anlaşmaları (Abraham Accords) başlangıçta İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) tarafından yapılan bir açıklama olarak Ağustos ayında dünya gündemine düştüğünde çok taraflı bir anlaşmanın müjdecisi olmasına pek ihtimal vermek mümkün değildi.