21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Editörü

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Editörü

Türk-Amerikan ilişkileri tarihinin en yoğun kriz sürecinden geçmektedir. Kriz Süleymaniye’de 11 Türk subayının kaçırılması ile değil, 1 Mart’ta TBMM’nin ikinci tezkereyi kabul etmemesi ile başlamıştır ve derinleşerek devam etmektedir.
Millet inşası ne demektir? Bu kavram daha çok sosyal bilimlerde 1950’lerde yoğun kullanım bulmaya başlamıştır ve bir topluluğun millete dönüştürülmesi sürecini ifade eder.
Türk-Amerikan ilişkilerinin gerilimli bir dönemden geçtiği ve önümüzdeki dönemde de gerilimin hemen ortadan kalkmayacağı anlaşılıyor.
11 Eylül saldırılarından sonra ABD ile AB arasında çok kısa bir süre devam eden teröre karşı dayanışma süreci ABD’nin Irak politikasının belirginleşmesinden sonra büyük bir çatışma süreci içine girmiştir.
ABD Savunma Bakan yardımcısı Paul Wolfowitz Türkiye’nin hata yaptığını itiraf etmesini, ABD’den özür dileyerek, bundan sonra ki süreçte ABD’ye yardımcı olmasını talep etmiştir.
Türkiye-ABD ilişkilerinin olumsuz bir döneme girdiği bir süreçten geçmektedir. ABD’nin Türkiye’ye karşı alacağı tutumun Türkiye’deki birçok çevreyi olağanüstü bir paniğe sürüklediği görülmüştür.
Rusya’nın desteğini çekmesi, ABD’nin bölgeye yerleşmesi ve Saakaşvili kabinesine büyük destek vermesi neticesinde Acaristan’da Abaşitze yönetiminin tasfiye edilmesi ile Gürcistan’ın gündemi yeniden şekillenecektir.
Acaristan’ın Gürcistan’ın kontrolü altına girmesi, Türkiye-Azerbaycan gerilimi, Çeçenistan’da patlayan bombalar Büyük Orta Doğu’nun bir parçası olan Kafkasya’da da yeniden yapılanma çalışmalarının başladığını gösteriyor.
Azerbaycan’da Kasım 2005’de yapılacak olan seçimler yaklaşırken gerilim yükseliyor. Gerilimin ardındaki nedenlerden birisi de Bush’un Tebriz’de 10 Mayıs’da yaptığı konuşmada yaptığı çağrı.
Kardeş Azerbaycan’da seçimler yaklaşıyor. Ancak hala Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in hayatta olup olmadığını dahi bilmiyoruz.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 20-10-2020

Abraham Anlaşmalarının Orta Doğu’ya Vaadi

Abraham Anlaşmaları (Abraham Accords) başlangıçta İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) tarafından yapılan bir açıklama olarak Ağustos ayında dünya gündemine düştüğünde çok taraflı bir anlaşmanın müjdecisi olmasına pek ihtimal vermek mümkün değildi.