21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü

KONU

Koronavirüs Salgının yaşandığı günümüzdeki bu süreçte toplumsal, küresel ve bölgesel düzeyde, derin siyasi, ekonomik, psikolojik, sosyolojik ve teknolojik değişimler yaşanmaktadır. Bu değişimler dikkate alınarak stratejik düşünme ve karar verme süreci çerçevesinde “KORONAVİRÜS SÜRECİ SONRASINDA GELECEĞİ ANLAMA SENARYOLARI”nın belirlenmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

KONU

Koronavirüs salgının yaşandığı günümüzde, küresel ve bölgesel düzeyde derin siyasi, ekonomik ve teknolojik değişimler yaşanmaktadır. Bu değişimler dikkate alınarak, bu virüsün gençlerimizin hayatına nasıl etki ettiğine dair “Koronavirüs sürecinde mevcut durumun anlaşılmasına” ihtiyaç duyulmaktadır.

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü olarak uluslararası ilişkiler, dış politika, güvenlik, ekonomi vb. alanlarda konunun uzmanları ile görüntülü konferans aracılığıyla gerçekleştirdiğimiz röportaj serimizin ilkinde Prof. Dr. Hüseyin BAĞCI ile covid-19 salgını sonrası küresel düzendeki olası değişim, ABD'nin konumu, Çin'in yükselişi ve AB'nin durumunu konuştuk.

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Cuma Dijital Buluşmaları kapsamında 24 Nisan 2020 programının konuğu Ahat ANDİCAN, Timur Yenilgisinin Osmanlı Devleti'nde Yeniden İnşa Sürecini Nasıl Şekillendirdiğini değerlendirdi.

21. Yüzyıl Dijital Buluşmaları Kapsamında Bu Hafta “KORONA SALGINI VE İKİ KUTUPLU DÜNYA DÜZENİ” Konusunu Konuşacağız

21. YÜZYIL TÜRKİYE ENSTİTÜSÜ

İMPARATORLUKLAR TARİHİ SERTİFİKA PROGRAMI

21. Yüzyıl Dijital Buluşmaları Kapsamında Bu Hafta “KORONA SALGINI VE İKİ KUTUPLU DÜNYA DÜZENİ” Konusunu Konuşacağız

21. YÜZYIL TÜRKİYE ENSTİTÜSÜ

DÜNYANIN KORONAVİRÜS PANDEMİSİ İLE MÜCADELESİ/EĞİTİM PROGRAMI

21. Yüzyıl Dijital Buluşmaları Kapsamında Bu Hafta “Timur Yenilgisi Osmanlı’daki İnşa Sürecini Nasıl Etkiledi” Konusu Konuşacağız

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 15-08-2022

“Eset” den Esat’a Savrulmanın Siyasi ve İktisadi Karşılığı

1998 yılında imzalanan Adana Mutabakatı veya daha iyi bilinen adıyla Seyhan Karakol Anlaşmasına kadar Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkiler başlıca üç nedenle sürekli olarak yüksek gerilim hatları üzerindeydi.