Prof. Dr. Nusret Çam

Nizip, Gaziantep’te doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamlayarak 1969 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne girdi. 1973 yılında mezun olmasının ardından Kilis’e öğretmen olarak atandı. Bu arada aynı fakültede Türk ve İslam Sanatları Tarihi dalında doktora yaptı ve 1980 yılında Erzurum İlahiyat Fakültesi’nde araştırma görevlisi oldu. İngiltere’de araştırmalarda bulundu. Doçentliğini aldıktan sonra Ankara İlahiyat Fakültesi’ne döndü. 1990 yılında Aga Han Vakfı burslusu olarak Harvard ve MIT’de misafir profesör olarak görev yaptı. 1994’de profesörlüğe yükseldi. Malatya Fırat ve Kazakistan Hoca Ahmet Yesevi üniversitelerinde dekanlık görevlerinde bulundu. Türk Tarih Kurumu’na ve TÜBİTAK’a projeler yaptı, Bir dönem Kolombiya’da ders verdi. 2017 yılında Gaziantep’e Hizmet Edenler ödülünü aldı. Aynı yıl emekli oldu. Çevrecilik faaliyetleri ile de tanınan Çam, memleketinde boş bir alanı ormanlaştırmaktadır.

Nusret Çam, büyük bir kısmı kendi imkânlarıyla başta Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tunus, Fas, Mısır, Yemen, İran, Fransa, Almanya, İspanya, Rusya, İtalya olmak üzer otuzdan fazla ülkeyi gezdi, ulusal ve uluslararası kongrelere, konferanslara, sempozyumlara bildiriler sundu.  Radyo ve televizyon programları yanında belgesellerde danışmanlık yaptı; yüze yakın makale yayınladı, Aynı zamanda şiir de yazan Nusret Çam “Osmanlı Güneş Saatleri”,“Erzurum Tabyaları”,“İslamda Sanat Sanatta İslâm”, “Şiir Diliyle Kur'anıkerim Meali”, “Gaziantep Türk Kültür Varlıkları Envanteri”,“Adana Türk Kültür Varlıkları Envanteri”, “Aşk Dini”, “Cennetin Konukları” adlı kitaplardan başka daha birçok esere imza attı.

İngilizce ve Kazakça bilen Nusret Çam evli ve iki çocuk, iki torun sahibidir.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 20-10-2020

Abraham Anlaşmalarının Orta Doğu’ya Vaadi

Abraham Anlaşmaları (Abraham Accords) başlangıçta İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) tarafından yapılan bir açıklama olarak Ağustos ayında dünya gündemine düştüğünde çok taraflı bir anlaşmanın müjdecisi olmasına pek ihtimal vermek mümkün değildi.