Kafkasya
İsrail’in Yükselen Yıldızı: Azerbaycan
İsrail Ulusal Altyapı Bakanı Uzi Landau’nun 11 Kasım 2011’deAzerbaycan’a gerçekleştirdiği ziyaret, uzun süredir tartışılan, Azerbaycan-İsrail işbirliğini yeniden gündeme getirdi.
Uzi Landau, resmi temasların sonunda APA’ya verdiği röportajda temel izlenimlerini; “Azerbaycan-İsrail ilişkilerinin hiçbir zaman olmadığı kadar sağlam ve güvenli olduğu” [1] sözleriyle ifade etmiştir.
Mavi Marmara baskını sonrasında Türkiye ile ilişkileri gerilen İsrail’in, askeri ve ekonomik işbirliği gibi alanlarda Azerbaycan’la yakınlaşması dikkat çekmiş, “Türkiye’nin Azerbaycan Büyükelçisi Hulusi Kılıç’ın açıkça Azerbaycan resmi yetkililerine mesaj vermesi ve bir yerel televizyonda “Azerbaycan, İsrail ile ilişkilerini yeniden değerlendirmelidir” demesi, Azerbaycan kamuoyunu ciddi boyutta etkilemişti.”[2] Ankara’nın Bakü’ye verdiği mesajın ardında kuşkusuz ki kısa bir süre sonra MOSSAD’a yakınlığıyla bilinen Debka’nın internet sayfasında gündeme getirilen Azerbaycan-İsrail askeri ortaklığı konusu olacaktı.
Debka’nın internet sayfasında yayınlanan makaleye göre, İran’ın nükleer faaliyetlerini izlemek için Karabağ’da keşif yapan insansız uçağın, Rusya tarafından vurulduğu iddia edilmişti. Makaleye göre Azerbaycan, İsrail’den aldığı insansız hava uçaklarıyla sürekli silahlanmakta olduğu ve askeri kaynaklara göre yaklaşık iki ay içerisinde 60 kadar insansız hava uçağının Azerbaycan tarafından temin edileceği iddia edilmişti. [3]
Fakat bu durum askeri ortaklığın yalnızca başlangıcı olarak yorumlanmaktadır. Batılı kaynaklara göre iki ülke arasındaki insansız hava uçağı alış verişi Erivan ve Tahran’da da büyük rahatsızlık yaratmaktadır. [4] Azerbaycan ve İsrail arasındaki bu ortaklığın temelinde Tel-Aviv’in Karabağ konusunda Bakü’nün yanında yer almasının önemli bir faktör olduğu ileri sürülmektedir. İsrailli Bakan Uzi Landau’nun da APA’ya verdiği röportajda da İsrail’in Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü desteklediğine dair verdiği mesaj[5] bu durumun kanıtı olarak değerlendirilmektedir. Karabağ sorununda İran’ın Azerbaycan’dan ziyade Ermenistan’a yakın bir konumda bulunması, Azerbaycan-İsrail ortaklığının gelişiminde en doğal itici güç olmuştur. Fakat gelişen Azerbaycan-İsrail ortaklığının tek nedeni Karabağ konusundaki uzlaşı değildir. Her iki ülke ile de bölgesel rekabet içerisinde olan İran’ın İsrail’le olan çatışmacı tavrı bilinmekle beraber özellikle son dönemde İsrail’le askeri ilişkileri gelişen Azerbaycan’a karşı da tazyikleri artmaktadır.
Bu bağlamda Azerbaycan’ın ABD ve İsrail ile askeri ve güvenlik alanlarında; AB ile de enerji ortaklığı alanlarındaki işbirliği Tahran’ı rahatsız etmektedir. Tahran’da Bakü aleyhinde gerçekleştirilen konferanslar, Hizbullah Ensari grubunun lideri Hüccetülislam Behcani’nin Tebriz konsolosluğunun faaliyetlerini durduracağı tehdidinde bulunması, geçtiğimiz Ekim ayında İranlı bir askerin sınır ihlali neticesinde Azerbaycan askeri tarafından öldürülmesi sonucu İranlı Ruhani liderlerin Azerbaycan aleyhinde verdikleri beyanatlar bu rahatsızlığın açık göstergesi olarak ileri sürülmektedir. [6]
Son dönemlerde Azerbaycan iktidarı, Türkiye’nin “İsrail’le ilişkilerine çeki düzen vermesi” konusundaki mesajlarına karşılık Bakü, İsrail’le ekonomik ve askeri ortaklık fikrinde değişiklik göstermemektedir. Azerbaycan iktidarının, Güney Kafkasya’da izlemekte olduğu Türkiye’siz dış politika anlayışı WikiLeaks belgelerinde de yerini almıştır. Belgelerdeki ifadelere göre, “Bakü’nün İran’la ilişkileri oldukça gergindir ve Türkiye ile ilişkilerinde de yeteri kadar sorun bulunmaktadır. Azerbaycan’daki yönetici elitlerin, AKP iktidarı ile bütün parametreleri farklıdır ve karşılıklı olarak birbirlerini sevmedikleri anlaşılmaktadır”.[7]
Bu duruma paralel olarak gelişen bir başka durum Azerbaycan-Fransa ilişkilerinde de görülmektedir. Fransız Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin Ekim ayı içerisinde Bakü’ye gerçekleştirdiği ziyarette Türkiye aleyhinde sarf ettiği sözlere düşük tonda yanıt verilmesi Azerbaycan medyasında da “Türkiye ayrı, biz ayrı mı ?”[8]tartışmalarının yaşanmasına sebep olmuştu. Azerbaycan-İsrail ilişkileri, bu gelişmeler bağlamında değerlendiren bazı çevreler İsrail’in bölgedeki yeni stratejik ortağının Azerbaycan mı olacağı sorusunu ortaya atmaktadırlar. Ancak, İsrail-Azerbaycan ilişkilerinin Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin yerini alması, Ankara-Bakü eksenine alternatif olması da mümkün değildir. Çünkü, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri sadece hükümetten hükümete ilişkiler olmanın ötesinde son 20 yılda üzerine oturduğu tarihsel derinliğine çok boyutlu stratejik derinlik kazandırmış halklar arasında milli nitelikli bir ilişkidir. Türk ve Azerbaycan hükümetler ilişkilerde hatalarda yapsalar son kertede kamuoylarının baskısı, uzun vadeli stratejik menfaatlerin ortaklığı iki başkenti sorunları aşmaya zorlamaktadır.
[4]İSRAİLİN AZƏRBAYCANLA SENSASİON HƏRBİ TƏRƏFDAŞLIĞI, Yeni Müsavat, 27.10.2011
[5]İsrail Ulusal Altyapı Bakanı: Azerbaycan’la ilişkiler bizim için Önemli, The First News, 11.11.2011
bekleyiniz...
21.11.2011 10:46:53
Aliyev iktidarı, Türkiyesiz bir dış politika anlayışıyla; Erdoğan iktidarıda Azerbaycansız bir dış politika anlaşıyışla Güney Kafkasyada ve Avrupada hiçbir politik kazanım elde edemez
|
|
16.11.2011 17:17:14
Bu yazıdan benim çıkarttığım; "Türkiye Arap Cumhuriyeti". Tayip Erdoğan ve efradına hayırlı olsun.
|
|
16.11.2011 15:14:05
Türkiye Azerbaycan ilişkilerinin hangi boyutta olduğunu gösteren kısa ve güzel bir çalışma olmuş.Görüşmelerinde tam İranlı milletvekili Zohreh Elahian'ın Mossad sınır komşularımıza yerleşmeye çalışıyor açıklamasından sonra olması düşündürücü...
|
Yorum yazabilmeniz için Üye Girişi yapmanız gerekmektedir.
|
|