ARAŞTIRMA GRUPLARI
Milli Güvenlik Stratejileri Araştırmaları
Rusya Araştırmaları
Amerika Araştırmaları
Avrupa Birliği Araştırmaları
Avrasya - Türk Dünyası Araştırmaları
Ortadoğu Araştırmaları
Balkanlar - Kıbrıs Araştırmaları
Çin - Uzak Doğu Araştırmaları
Anayasal Düzen, Hukuk ve Adalet Araştırmaları
Bio ve Gen Teknolojileri Araştırmaları
Teostrateji Araştırmaları
Enerji ve Enerji Güvenliği Araştırmaları
Düşük Yoğunluklu Çatışma Araştırmaları
Enformasyon ve İnternet Teknolojileri Araştırmaları
Ekonomi ve Küreselleşme Araştırmaları
ÖNGÖRÜ / TAHLİL
Dilimizdeki Yabancı Sözcükler
06 Temmuz 2007 - [Arşivi]
[10] [12] [14] [16]
55914 kez okundu
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Günümüzde kullandığımız Türkçe; Arapça, Farsça ve Asya Türkçe’si ile harmanlanmış bir dildir. Cumhuriyetin ilk yıllarından sonra dilimize; kompozisyon, politika gibi Latince kökenli sözcükler de girmiştir.

Bir dilin güzel kullanılabilmesinin temel koşulu, o dildeki sözcüklerin etimolojisini ve anlamını/anlamlarını doğru bilmektir. İlk, orta ve yüksek öğrenim gören öğrencilerimiz bu konularda zayıf yetiştikleri için dilimizi de son derece yanlış ve bozuk kullanmaktadırlar. Yalnızca öğrencilerimiz değil, hemen hemen bütün televizyon ve radyo sunucuları dilimizi bilmeden baltalamaktalar. Bu yazımda kimi sözcüklerin yanlış kullanımı üzerinde duracağım.
 
Veled sözcüğü Arapça’dır ve çocuk anlamına gelmektedir. Veled sözcüğünün çoğulu da Evlad sözcüğüdür. Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Gençliğe Hitabe’sinde: Ey Türk İstikbalinin Evladı! diye haykırırken, bütün Türk gençliğine seslenmekteydi. Yani Atatürk, sözcüğü çoğul olarak ve yerinde kullanmıştır. Oysa: Evladım bir bardak su getirsene! diye seslenen baba aslında tek çocuğuna seslenmekte ancak sözcüğü çoğul kullanmaktadır.
 
Bir başka örnek daha vereyim. Demeç anlamına gelen ve Arapça olan Beyan sözcüğü tekildir. Beyanat sözcüğü ise beyan sözcüğünün çoğuldur. Bir sunucu: “Başbakan verdiği bir beyanatta…” diye başladığı konuşmasında devirdiği çamın ayrımında bile değil. Dedik ya beyantekildir ve çoğulu da beyanat olur diye. Bir beyanat nasıl oluyor, bilen biri anlatsın bana!
 
Öğrencilerimizin çoğu ithalatve ihracat sözcüklerini karıştırırlar. İthalat, ithal  sözcüğünün; ihracat da ihrac sözcüğünün çoğuludur.İthalat sözcüğü eskiden idhalat biçiminde kullanılırdı. Doğrusu da budur. Çünkü Arapça’dan dilimize giren çoğu sözcükte d-tdeğişimi olmuştur. Şimdi İdhalat sözcüğünün sesiz harflerine dikkatinizi çekerim. D, h ve l harfleri dahil sözcüğünü çağrıştırıyor mu? Ya İhracat sözcüğündeki h, r ve c harfleri? Onlar da hariç sözcüğünü çağrıştırmaktalar. O zaman ithalat, dışarıdan ülkeye dahil edilen anlamına geliyor. Tıpkı ihracatın da ülkeden harice gönderilen anlamına geldiği gibi.
 
Sevgili okurlarım. Yukarıda anlattığım bir sözcüğün kökünü bulma oyununu günlük yaşamınızda kendi kendinize oynayınız. Anlamını bilmediğiniz çoğu Arapça sözcüğü hemen tanıyacağınızı göreceksiniz. Haydi bu oyunu ilk önce birlikte oynayalım.
 
Örneğimiz Tahayyül etmek terimi olsun. Tahayyül sözcüğünün sessiz harfleri t, h, y ve l harfleridir. Baştaki t harfini dikkate almazsanız geriye hayal sözcüğünü meydana getiren harfler kalıyor. Terimin hayal etmek anlamını taşıdığını hemen görebiliyorsunuz değil mi? Bu oyunu koltuğunuzda, yolda, parkta her yerde kendi kendinize oynayabilir ve kendi kendinize sözcük bilginizi arttırabilirsiniz. Keyifli oyunlar.
 
Düşüncelerinizi her zaman doğru olarak anlatabilmeniz dileğiyle!

geri
Arama
Etkinlikler
Kırgızistan Eski Meclis Başkanı ve Atameken Partisi Başkanı Ömürbek Tekebayev ve beraberindeki heyet 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsünü ziyaret etti.
Etkinlikler  
 
Şu an sitemizde gezinen 100 kişiden birisiniz. | 07.06.2007 tarihinden itibaren toplam 1970239 kişi ziyaret etti.
© 2006 - 2010 Telif hakları saklıdır. powered by Fatih ÖZDEMİR