Hoşgeldiniz; Bugün 15 Ekim 2018 Pazartesi

FİKİR TANKI

İngiltere ve S. Arabistan Stratejik Ortaklık Kuruyor İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson Şarku’l Avsat’a Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın İngiltere ziyaretine ilişkin açıklamalarda bulundu. Johnson, ziyaret kapsamında iki ülke arasındaki ilişkilerin ‘yeni bir aşamaya’ evrilmesine zemin hazırlamak için ‘Stratejik Ortaklık Konseyi’ kurulacağını belirtti. Suudi Arabistan-İngiltere görüşmelerinde, ikili ilişkilerin güçlendirilmesine ve Ortadoğu’daki bölgesel konulara odaklanacağını belirten Boris Johnson, “Suudi Arabistan’ın güvenliğini savunma hakkına inanıyor ve anlayışla karşılıyoruz” ifadelerini kullandı. “Husi füzeleri kabul edilemez” Husiler tarafından atılan İran füzelerinin Suudi Arabistan’a karşı kullanılmasının kabul edilemez olduğunu ve bunun sona ermesini istediklerini belirten Johnson, “Londra, Riyad’ın İran’ın Ortadoğu’daki rolüyle ilgili endişesi konusunda hemfikirdir” şeklinde konuştu. “Esed rejimi hesap vermeli” Suriye krizi ile ilgili olarak ise Johnson, “Suriye rejiminin klor ve sarin gibi kimyasal silahlarla yaptığı, utanç verici. Tüm bunların hesabı vermeli. Bu hesabını vereceği sebeplerden sadece biri. ABD Başkanı Donald Trump, Şayrat Hava Üssünü vurmaya karar verdiğinde onu eleştirenlerin çoğu, geçtiğimiz yıl Nisan ayında Han Şeyhun’a yapılan kimyasal saldırı sonrası, ona destek verdi” ifadelerini kullandı. Johnson, Başkan Trump’ın yeni gümrük vergileri planını haberleriyle ilgili soruyu, konunun şu anda Washington’da tartışıldığına dair haberlerin olduğu şeklinde yanıtladı. “Ruslar kaybediyor” ABD’nin Deyr-i Zor bölgesi yakınlarında ‘paralı’ Rus askerlere yönelik ABD hava saldırısında 195’inin öldürüldüğüne dikkat çeken İngiliz Bakan, “Bu, hayatımda Amerikalılar tarafından öldürüldüğünü gördüğüm en fazla Rus sayısı. Bu da Rusların kaybediyor olduğu anlamına gelir” şeklinde konuştu. Johnson, Doğu Guta’da yaşananların trajik ve utanç verici olduğunu belirterek, “Ancak kendilerine yardım edemediğimiz ve verdiğimiz sözleri yerine getiremediğimiz acı çeken insanlara hiçbir işaret gönderemiyoruz. Seçeneklerimiz sınırlı” ifadelerini sözlerine ekledi. 2013 yılında ellerine geçen askeri müdahale fırsatını değerlendiremediklerini kaydeden Johnson, şimdi bunun sonuçlarını yaşıyoruz” dedi. Boris Johnson’un İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nda ofisinde dün akşam gerçekleşen röportaj metni: -Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı havaalanında karşılamaya gidecek misiniz? Muhammed bin Selman’ın ilk kez Mısır’ın ardından yabancı bir ülkeyi ziyaret etmesini nasıl buluyorsunuz? Evet. Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ı havaalanında karşılayacağım. İngiliz hükümeti adına ve İngiltere Dışişleri Bakanı olarak bunu yapmaktan büyük bir gurur duyuyorum. Bu karşılama, Başbakan Winston Churchill dönemine kadar uzanan derin tarihi ilişkilere tanıklık ediyor. İngiltere Suudi Arabistan ile derin bir etkileşime girdi. İki ülke arasında derin bir ortaklık var. Yeni bir aşama kaydedilmesine zemin hazırlamanın tam zamanı. ‘Stratejik Ortaklık Konseyi’ -Nedir bu aşama? İlk toplantısı 7 Mart’ta gerçekleştirecek olan bir ‘Stratejik Ortaklık Konseyi’ kuracağız. Veliaht Prens, ülkesini değiştiriyor ve her mecrada konuya ilişkin konuşmalar gerçekleştiriyor. Doğrusu yapılanlar gerçek. Doğru yönde ilerlediğine inandığımız bir reform programı başlattı. Gelişme kaydediliyor ve bazı şeyler artık mümkün hale geliyor. Bunlar İngiltere’ye cesaret veriyor ve Suudi Arabistan ile aramızda büyük bir uyum olduğunu düşünüyoruz. İki ülke arasındaki işbirliğini güçlendirecek ortak alanlarımız var. İki ülke de güçlü ekonomilere sahip. İngiltere’de, çok önemli üniversiteler, güçlü bir eğitim sistemi ve bilgi teknolojisi alanında bir bilim merkezi var. Veliaht Prens Muhammed’in vizyonuyla Suudi Arabistan’ı petrol bağımlılığından uzaklaştırarak, bilgi ekonomisine ve yapay zekaya önem verdiğini, yeni kurulacak NEOM adlı bir teknoloji şehri projesi çalışmaları yaptığını görüyoruz. Bu alan ile kültür, sağlık, ulaşım, teknoloji ve eğitim alanlarının yanı sıra tüm siyasi alanlarda ortaklıklar kurabileceğimize inanıyoruz. Bunları konuşacağız. Hükümetimiz, sadece yakın gelecek için değil, uzun vadede, gelecek nesillere kadar sürecek bir altyapı oluşturabilmek adına kurulacak ortaklıklar için neler yapılabileceğimizi görmek üzere Prens Muhammed ile fikirlerini paylaşacak. -Suudi Arabistan’daki reformları hız ve derinlik açısından nasıl görüyorsunuz? Bence İngiliz halkı, Prens Muhammed’in ne yaptığını bilmeli ve anlamalı. Kadınların araba kullanması harika bir gelişme. Bazıları için küçük bir adım olabilir ancak Suudi Arabistan’da için bu büyük bir adım. Ayrıca Suudi Arabistan’ın kapıları müzik ve sinemaya açık. Buna ve bunun İslam dünyasında büyük ve öncü bir ülkede yaşandığına kuvvetle inanıyoruz. Bu bütün İslam dünyasındaki değişimin başlangıcıdır. Bu yüzden, Prens Muhammed’in yaptıklarına hayranız. Neler olup bittiğini merak ediyoruz. Bunu anlamak ve desteklemek istiyoruz. -Peki ya ticaret? Sana bir hikaye anlatacağım. Birkaç hafta önce Prens Muhammed ile tanışmak üzere Heathrow Havaalanı’ndan ayrıldım. Yanımda uçağa doğru yürüyen genç bir kadın vardı. Bana Suudi Arabistanlı olduğunu ve yirmi yıldır ülkesine gitmediğini söyledi. Ancak şimdi bu uzun yılların ardından Suudi Arabistan’a gidiyordu. Çünkü bir futbol maçına katılabileceği için çok mutluydu. Bu doğru. İşler açıkça değişiyor. Bunun bir parçası olmalı ve bunu teşvik etmeliyiz. -Ticari olarak, İngiltere’deki Suudi yatırımları on yıl içinde 100 milyar dolara çıkarılabilir mi? Öyle umuyoruz. Suudi Arabistan’ın ABD’de 400 milyar dolar değerinde yatırımları var. Biz ABD’den daha iyiyiz ve büyük umutlarımız var. Bu nedenle, Suudi Arabistan’ın İngiltere’de yatırımlar yapmasını umuyoruz. -‘Aramco’ Şirketi Londra Menkul Kıymetler Borsası’na girer mi? Bakalım. Bekleyip göreceğiz. Umarız bunu başarmaya gayret ederiz. Ancak, iş yatırımlarının ayrıntılarına giremem. Bunu Veliaht Prens’e bırakmalıyız. ‘Ilımlı İslam’ vizyonu -Veliaht Prens’in ziyaretinin yoğun bir gündemi var. Kraliçe Elizabeth, Prens Charles, Başbakan Theresa May ve diğer İngiliz yetkililer ve dini liderlerle üst düzey ve olağanüstü toplantılar. Bundan çıkan mesaj nedir? Bunun mesajı çok önemli. Veliaht Prens Muhammed bin Selman, reformcu ve ılımlı bir İslam vizyonuna sahiptir. Bu onun tüm Dinlere kulak vermek isteyen, hoşgörü ve karşılıklı saygının adamı olduğunu gösteriyor. Bu gerçekten muhteşem. -Peki ya dış ilişkiler? Yemen görüşülecek mi? Gündemde neler var? Açıkçası, Suudi Arabistan’ın güvenliğini ve kendisini koruma isteğini savunma hakkına inanıyoruz ve anlıyoruz. Yemen’in meşru Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi’yi ve anayasayı isteyen uluslararası bir kararın olduğunu ve bunu başarmak isteyen bir Arap Koalisyonu olduğunu biliyoruz. Bunu anlıyor ve Yemen’deki çözümün siyasi bir çözüm olduğunu görüyoruz. Siyasi ilerleme olmalı ve Husi füzelerinin sona erdiğini görmeliyiz. Yemen barışı için siyasi yol haritası -Husi füzeleri nasıl durdurulabilir? Bu füzeleri durdurmak için siyasi bir süreç ve eylem izlenmelidir. Taraflar arasında görüşmeler yapılmalı. Umarım, Yemen hükümeti içerisinde Husilerin konumunu da kabul eden ve yoksul Yemen’de bir yatırım programı başlatan siyasi bir anlaşmaya varmak üzere ilerleme kaydedilir. Burada ihtiyaç duyulan diğer şey, askeri aktörleri durdurmaktır. Yemen’de yeni bir anayasa yapılması gerekiyor. Bu fikir biraz ilgi gördü. -İran’ın Husileri desteklemedeki rolü hakkında ne düşünüyorsunuz? İran füzelerinin Suudi Arabistan’a karşı kullanılmasına kabul edilemez. Bu füzelerin sona erdiğini görmek istiyoruz. -İran’ın bölgesel rolünden endişe duyan Arap ülkelerine katılıyor musunuz? Buna katılıyoruz. İran’ın Yemen’de doğru bir rol üstlendiğini görmek istiyoruz. Bunu yapmanın bir yolu var; Siyasi bir çözümün desteklenmesi. -Peki Suriye? Riyad’la Suriye konusunda bir görüş birliği var mı? Suriye, büyük bir trajedi. Cenevre’de barış görüşmeleri ve siyasi bir süreç başlatma konusundaki güçlü isteğinde Suudi Arabistanlı dostlarımızla hemfikiriz. Doğu Guta’da yaşananlar utanç verici. Umarım Ruslar ve Esed savaşı bu şekilde kazanamayacaklarına ikna olurlar. Kuşaklar boyu devam edecek nesillerin nefretini kazanıyorlar. Bu tam bir trajedi. Tüm bunların ardından Suriye halkının onları kabul etmesi imkânsız. Bu İngiltere’nin görüşü. Suriye rejiminin klor ve sarin gibi kimyasal silahlarla yaptıklarının iğrenç olduğunu düşünüyorum. Tüm bunların hesabını vermeli. Bu hesabını vereceği sebeplerden sadece biri. ABD Başkanı Donald Trump, Şayrat Hava Üssünü vurmaya karar verdiğinde onu eleştirenlerin çoğu, geçtiğimiz yıl Nisan ayında İdlib’teki Han Şeyhun’da yapılan kimyasal saldırı sonrası, ona destek verdi. -Trump’ın şuan yeni gümrük vergileri planını tartıştığına dair haberler var mı? Evet var. -İngiltere’nin bu konudaki tutumu nedir? Henüz belirlenmiş bir öneri yok. Bu durum şuan varsayımsal bir şey. Ancak Trump’ın geçtiğimiz yıl nisan ayında aldığı Şayrat Hava Üssünü vurma kararı iyi bir karardı. -ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın Ruslarla yakın ilişkiler içerisinde olduğunu düşünüyor musunuz? Suriye’den çıkmak isteyen Ruslarla ilgilenmelisiniz. Suriye’nin yeniden inşasını finanse etmek istiyorlarsa, siyasi sürece dahil olmalılar. -Peki bu yakın ilişkileri doğru buluyor musunuz? Bu bir sonuç verecek mi? Bence denemeliyiz. Ruslar uzun süredir Suriye’de. Birkaç hafta önce Deyr-i Zor yakınlarında öldürülen 195 Rus askerini büyük çoğunluğunun paralı asker şirketleri ile çalıştığını gördük. Bu, hayatımda gördüğüm Amerikalılar tarafından öldürülen en fazla Rus sayısı. Ayrıca, Ruslar kaybediyor. Suriye’nin onlara bir maliyeti var. Rusya’nın şuan ki tutumuna bir çözüm bulunmuyor. Esed Suriye topraklarının yarısını ve halkın yüzde 75’ini kontrol ediyor. Ancak bu Suriyelilerin kalplerini ve zihinlerini rahatlatmıyor. Birçok Suriyeli direnişe devam edecektir. Ruslar bunu anlıyor ve siyasi bir çözüm bulmaları gerekiyor. -Doğu Guta hakkında ne söylemek istersiniz? Doğu Guta’nın temenni edilerek kurtulabileceğini düşünüyor musunuz? Tabii ki hayır. Ancak kendilerine yardım edemediğimiz ve verdiğimiz sözleri yerine getiremediğimiz acı çeken insanlara hiçbir işaret gönderemiyoruz. Bunu daha önce denedik. Seçeneklerimiz sınırlı. Batıdaki insanlar, olan bitenler karşısında dehşete düşüyorlar. Doğu Guta’daki insanların acısını ve trajedisini paylaşıyorlar.2013 yılında elimize geçen askeri müdahale fırsatını değerlendiremedik. Şimdi bunun sonuçlarını yaşıyoruz. İnsanlara yardım etmek için Şayrat Hava Üssünde olduğu gibi hava saldırıları düzenleyebiliriz. Acı çeken insanlara askeri bir çözüm sunabileceğimizi söylemek bu trajedi için daha kötü olacak. Esasen bunun mümkün olabileceğini de düşünmüyorum.
Turgut Adsız tarafından 07 Mart 2018 Çarşamba 19:36'te yazıldı. 582 defa okundu
Turgut Adsız tarafından 07 Mart 2018 Çarşamba 19:37'te yazıldı.

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı