Hoşgeldiniz; Bugün 20 Kasım 2017 Pazartesi

FİKİR TANKI

Suriye'de ABD-Rusya anlaşması; Esad, Ürdün, Cenevre var, Türkiye'ye yer yok Vietnam’daki APEC zirvesinde ABD ve Rusya liderleri, IŞİD'e karşı ortak mücadele ile Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü esas alan bir ortak metne imza attı. İki liderin mutabakatıyla açıklanan ortak metinde Suriye’de IŞİD'i yenme konusunda kararlılıklarını teyit ettikleri vurgulandı. İki liderin, Suriye kriziyle ilgili Cenevre görüşmelerine Suriyeli "tüm tarafların" aktif katılması için çağrıda bulunduklarına işaret edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “İmzalanan ortak metinle, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı doğrultusunda, Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne bağlılık teyit edildi. İki lider, Suriye krizi için askeri bir çözümün mümkün olmadığı konusunda hemfikirken IŞİD'le mücadelede tehlikeli olayların engellenmesi için ortak iletişim kanalları kurulması için de anlaşmaya vardı.” Taraflar, BM üyesi ülkelere çağrıda bulunarak gelecek dönemde Suriye’ye yönelik insani yardımların artırılmasını da istedi. Ortak bildiride Esad ve Suriye'deki seçimler konusunda şu ifadeler yer aldı. “Liderler ayrıca Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Cenevre süreci, anayasa reformu ve yeni seçimlerin yapılması kararına bağlılığıyla ilgili son açıklamasını not etti.... Bu adımların, anayasa reformu ve en yüksek uluslararası standartlara uyulması, şeffaflık, hesap verebilirlik ve diasporadakiler dahil tüm Suriyelilere oylamaya katılma hakkının verilmesi şartıyla BM denetiminde özgür ve adil seçimlerin yapılması dahil kararın tam uygulanmasını öngördüğü teyit edildi.” ......................DEĞERLENDİRME...................... Rusya ile ABD'nin Suriye konusunda bir anlaşmaya yakın olduğu önceki gün haberlere yansımıştı. Karşılıklı imzalanan bir anlaşma olmasa da ABD ve Rusya devlet başkanlarının ortak açıklaması olması da aynı etkiyi gösterecektir. Putin ve Trump, APEC zirvesindeki toplantı esnasında ayak üstü görüşmede bu metinde mutabık kalmışlardır. Ancak öncesinde hem bir süredir sıkça görüşen askeri yetkililer hem de son olarak iki ülkenin Dışişleri Bakanları (Tillerson ve Lavrov) metne son halini vermişlerdir. Ortak açıklama metnine bakıldığında ABD ile Rusya'nın en üst düzlemde Suriye'nin geleceği konusunda mutabakatlarının olduğu anlaşılmaktadır. Türk kamuoyuna yansıtılanın aksine, en krizli dönemlerinde bile Suriye'de ABD ve Rusya'nın askeri güçleri arasında çatışma yaşanmaması için her iki tarafın askeri makamları arasında askeri irtibatın hep var olduğu hatta çok sıkı olduğu, bunun yanında Dışişleri Bakanlarının da çok sık görüştüğü anlaşılmaktadır. Ortak metinde Suriye'nin güneyindeki çatışmasızlık bölgesine özel atıf yaparak bu bölgede ABD-Rusya-Ürdün arasındaki mutabakatın ve uygulamanın bir anlaşmayla sağlamlaştırılmasına da özel önem verildiği görülüyor. Böylece büyük ihtimalle İsrail'e de senin güvenliğini dikkate alıyoruz mesajı verildiğini söyleyebiliriz. Ortak açıklamada diğer dikkat çekici husus ise Esad'ın açıklamasına referans verilip muhatap alındığının ve bundan sonraki süreçte de muhatap alınacağı yani Esad'ın iktidarda kalmasının önünün açık olduğu mesajının verilmesidir. Açıklama metninde Suriye'deki barış sürecinin Cenevre süreciyle sağlanabileceği belirtilirken Astana sürecine, Türkiye'ye ve şuanda Suriye'de en kritik bölge olan İdlib'teki sürece atıf yapılmaması ise dikkat çekicidir. Bu kapsamda yine Cenevre sürecine Suriyeli tüm tarafların katılmasının önemine vurgu yapılması PYD'nin de bu sürece katılmasının desteklendiğini bir kez daha göstermektedir. Hem ABD hem Rusya daha önceki tek taraflı açıklamalarında PYD'nin hem Astana hem de Cenevre sürecine katılmasını istediklerini zaten açıklamışlardı. Gelinen noktada Trump-Putin onaylı açıklanan ortak metin; Suriye'de söz sahibi olan ana aktörlerin ABD ile Rusya olduğunu, Ürdün'ün de iki ülke arasında kolaylaştırıcı, arabulucu rolü olduğunu göstermekte, Esad'ın Suriye devlet başkanı olduğunun ve göreve devam etmesinin kabullenildiğini ortaya koymakta, PYD gibi terör örgütlerinin de tüm Suriye'deki barış süreci ve diplomatik görüşmelere katılması için tüm tarafların desteğini aldığını bir kez daha göstermektedir. Türk hükümeti Türkiye'yi Suriye'de yok sayan bu ABD-Rusya mutabakatı üzerinde ciddi şekilde düşünmeli, söz konusu ülkelerin Türkiye'nin tehdit algılamalarını ve Suriye'deki katkılarını istismar edip etmediklerini iyi analiz etmelidir. Çünkü Suriye'de IŞİD'le mücadelenin sona ermekte olduğu bir dönemde yapılan bu Rus-Amerikan anlaşması Suriye'nin adeta paylaşıldığını, Türkiye'nin oyun dışı bırakıldığı izlenimi vermektedir.
Cahit Armağan Dilek tarafından 12 Kasım 2017 Pazar 12:41'te yazıldı. 687 defa okundu

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı